
Esra Hanım tamamı ders niteliğindeki konuşmasının doruk noktasına çarpıcı bir örnek oturtmuştu. “Sanatın ve felsefenin dönüştürücü gücüne yaslanarak iki bildiğimiz hikâyenin kahramanına daha yakından bakalım” dedi ve devam etti Sn. Albayrak: “Endülüslü İbn Tufeyl’in Hay bin Yakzan’ı ve Avrupalı Daniel Defoe’nun Robinson Crusoe’su. Her iki hikâyede de ada, hayat tasavvurunun şekillendiği ana mekândır. Ama bu iki ada, iki farklı dünyanın kapısını aralar.
İbn Tufeyl’in hikâyesinde Hay, ıssız adaya düştüğünde bebektir. Hay’ın, tefekkür ve gözlemle başlayan anlam arayışını takip ederiz. Adada hiçbir şeyle sahiplik ilişkisi kurmaz; zira edindiği bilgi üstünlük kurmayı değil, birlikte var olma idrâkini kazandırmıştır ona.
Daniel Defoe’nun hikâyesinde ise, ıssız adaya düşen ana karakter, köle ticareti için Afrika’ya giden Crusoe’dur. İlk işi adayı bölmek olur: Çitler çeker, ‘benim kalem’, ‘benim tarlam’ der. Yerli bir adamı kurtarır, ona ismini sorma ihtiyacı duymadan karşılaştıkları günün adını verir isim olarak: Cuma. Crusoe, Cuma’ya kendi dilini, dinini ve kendisine ‘efendi’ demeyi öğretir. Sömürgeciliğin tüm grameri bu üç hamlede toplanmıştır: İsmini silmek, dilini ve anlam dünyasını değiştirmek ve kendini ‘efendi’leştirmek.
İşte bu iki karakter, dünya karşısında alınan iki farklı tavrın prototipidir. Hay için dünya, hakikate açılan bir vesiledir; Robinson için ise yönetilecek, sahiplenilecek bir alan.”
MİT Başkanı’nın konuşması ne yazık ki kayda alınmadı… Ancak onun duygu ve düşüncelerini sazında ve sözünde bulmak hiç de zor değil…
Bali dedi ki: “Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstleninceye kadar günlük hayatımın büyük kısmı rakamlar, bilançolar, risk, kriz yönetimi, hiçbiri zekâ gerektirmeyen problem çözme mekanizmaları ile geçti.
Hep söylediğim bir şey var; insana dokunmayan rakamlara dokunamaz. Çünkü sayılar dünyayı, dünyadaki birçok şeyi ölçebilir ama anlam üretemezler. Anlam ancak insanla, insanın duygularına, düşüncelerine, yüreğine hitap etmekle mümkün olur.
Bugün bilgi teknolojileri çağında yaşıyoruz. İnternet ve cep telefonu sayesinde bütün bilgilere anlık olarak ulaşıyoruz. Bilgi artıyor, bilgelik artıyor mu emin değilim. Eğer bilgi artarken bilgeliğin de artmasını arzu ediyorsak okuyacağız. Başka bir yolunun olduğunu düşünmüyorum.
‘Okumayan insan bayatlar’ demiştim. Gıdalar gibi bayatlar. Çünkü yeniden beslenmemektedir. O yüzden çok okumalıyız, çoklu okumalıyız ve çok daha önemlisi doğrulanmak için değil, yanlışlanmak için okumalıyız. O çok beğendiğimiz, zaten bizim olan fikirlerimizi tekrar tekrar teyit etmek için okumamalıyız. Onları sarsmak için…
Zihninizin yarattığı surlarda mancınıklar, delikler açsın, konforunuz bozulsun.”
Hakiki ve kalıcı fikirleriyle bizi aydınlatan Sayın Albayrak, Sayın Kalın ve Sayın Bali... İyi ki varsınız…
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.