
28 Şubat Cuntası"nın sivil kuvvetlerinin en önemli ayağı apoletli medya, aldığı talimatlar çerçevesinde; anayasa"ya ve kanunlara uygun olarak millet iradesinin tecelli etmesi sonucu seçimle iş başına gelen REFAH-YOL iktidarını antidemokratik bir şekilde iktidardan uzaklaştırmak için psikolojik harp metodlarının acımasızca uygulandığı bir süreçte kullanılmışlardı.
Medyanın büyük bir bölümü bu dönemde psikolojik harekat uygulayan bir merkez haline getirilmiş, cuntaya ram olmayan kişi ve kurumları yıpratmak, itibarsızlaştırmak, kamuoyu önünde küçük düşürmek amacıyla kara ve gri propaganda yöntemleri ile ülkede irticai tehdidin var olduğu algısı yaratacak, kurmaca olaylar ve belgeler ile toplum manipüle edilmeye çalışılmıştı.
Cunta bir taraftan kontrolündeki Medya Harekat Merkezi vasıtasıyla, hedef alınan kişi ve kurumlar ile ilgili masa başında üretilmiş "''psikolojik harekat"'' unsuru haberlerin manşete taşınmasını sağlamış, diğer taraftan bu gazeteleri ve manşet haberleri suç delili olarak çeşitli platformlarda kullanmak suretiyle darbe karşıtları sindirilmeye çalışılmıştı.
22-31 Ağustos 1997 tarihleri arasında Hürriyet gazetesinde, yazar Sedat Ergin"in dönemin darbeci generallerinden Güven Erkaya ile yaptığı iddia edilen "''90 Günün Hikayesi Fırtına Dosyası"'' başlıklı yazı dizisi yayımlanmıştı.
Bu yazı dizisinde, MGK"da yapılan görüşmelerin muhtevası, açıklanması anayasal bir suç olmasına rağmen, 28 Şubat Darbesi"ne kamuoyu desteği sağlamak maksadıyla belirtilen tarihlerde Hürriyet gazetesinde sür manşet olarak yer almıştı.
Yazı dizisinin 22 Ağustos 1997 tarihli ilk manşeti "''Masada unutulan casusluk raporu"'' idi. Manşetin altında, "''Türkiye"yi karıştıran köstebek olayı, eski İçişleri Bakanı Akşener"in MGK toplantısından çıkarken masada unuttuğu casusluk raporu ile patladı"'' iddiasıydı.
"''Masanın üzerinde garip belge: Cumhuriyet tarihinin en ilginç köstebek olayını ortaya çıkaran gelişme işte o an başladı. MGK"da görevliler masanın üstünde kalan bloknot ve kalemleri toplarken, ilk bakışta anlam veremedikleri tuhaf bir belge buldular. Bakanların oturduğu bölümde, kağıtların arasından çıkan bu belge 1 sayfaydı. Üzerinde kime ait olduğunu gösteren her hangi bir not, ya da antet yoktu imzasızdı. Belgenin kime ait olduğunu kestirmek güç olmadı. Çünkü kağıtın bulunduğu bölümde kısa bir süre öncesine kadar Meral Akşener oturmuştu.
"Akşener"in masada unuttuğu not, yaklaşık iki hafta sonra Dz. KK"da ortaya çıkarılan köstebek skandalına giden sürecin ilk adımıydı. Şimdi belgenin içeriğine geçelim. "''Bu belge bir Bülent Orakoğlu yapımıydı. "Genelkurmay"ı ziyaret edenlerin listesi, MİT Karargahı da takibe alınmıştı."''
İddialara göre Sedat Ergin tarafından yayımlanan rapor, 26 Nisan 1997 MGK toplantısı sonrasında bulunmuştu. Dz.KK Askeri Savcılığı ise 5 Ağustos1997 tarihinde Sarmusak olayı ile ilgili iddianameyi askeri mahkemeye vermişti.
Askeri savcının hazırlık soruşturması sürecinde iddianameden 4 ay önce bu rapor elde olduğuna göre, iddianamede bu raporun yer almaması, suç duyurusunda bulunulmaması, psikolojik bir harekatla karşı karşıya kaldığımızın bir göstergesi olarak gözüküyordu.
Sedat Ergin"in "''masada unutulan casusluk raporu"'' yazı dizisinin sonunda yaptığı değerlendirme üretilmiş bu raporun amacını da ortaya koyacak nitelikte görünüyor.
Raporda "''Akşener"in bu bilgileri hangi üst makama ilettiğini tahmin etmek hiç de güç değildi"'' şeklindeki tespitleri ile askeri savcıya ifade verirken savcının tarafıma, TSK"nın darbe yapma olasılığına karşı gizli bir ekip kurarak çalışma başlatma emrini kimden aldığım sorusuna "''PVSK Ek 7 maddesinde belirtilen görev tanımı içinde inisiyatif kullanarak görev yaptığımı, bunun için üstlerimden emir almama gerek olmadığı" cevabım, düzmece bir raporla Akşener ve Çiller"i tutuklama senaryosunu engellemiş görünüyordu.
Sedat Ergin bu yazı dizisi nedeniyle TGC ve ÇGD tarafından araştırma ve inceleme haber dalında yılın gazetecisi ödüllerine layık görüldü!
MGK toplantısı sonrasında Meral Akşener tarafından masada unutulduğu iddia edilen isimsiz rapor ile ilgili olarak, Bülent Orakoğlu imalatı ve casus nitelemesiyle iftira ve hakaret içeren kesin suçlamalar yapıldığına göre, herhalde çifte ödüllü yazarımız yazdıklarının doğruluğunu ispat edecek belgelere sahiptir.
Aksi halde 28 Şubat Süreci Genelkurmay Genel Sekreteri Tümgeneral Erol Özkasnak"ın "''sivil kuvvetler, mavilisi mi, morlusu mu?"'' tartışmalarında; "''askere yaranmak için bilgi kırıntılarını masa başında manşet yapan, karargah bir şey söylemeden haber kaynaklarını ihbar eden kalemlerden"'' birisi olarak itham ettiği Sedat Ergin"in işi çok zor.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.