
Gaffar Okkan, Necip Hablemitoğlu ve Muhsin Yazıcıoğlu 2001, 2002, 2009 tarihlerinde çeşitli suikast yöntemleriyle şehit edildiler. Karanlık suikastlarda en önemli ortak nokta FETÖ elebaşı Gülen’in her biri için ölüm emri verdiğine yönelik güçlü iddialardı. Necip Hablemitoğlu ve Muhsin Yazıcıoğlu suikastlarını bizzat FETÖ’cü terör örgütü militanlarının gerçekleştirdiği, Gaffar Okkan suikastında ise HİZBUL KONTRA, JİTEM ve FETÖ işbirliği yapıldığı iddiaları söz konusuydu. Bu suikastlarda ikinci ortak nokta yargı süreçlerinin çıkmaza girmesi nedeniyle, Eşref Bitlis, Hablemitoğlu, Yazıcıoğlu ile ilgili yargılama dosyalarının kamuoyunu asla tatmin etmediği hususuydu. Diyarbakır’da 6 yıl önce, 21 Ocak 2001’de 5 korumasıyla birlikte şehit edilen Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan suikastına katıldıkları gerekçesiyle yargılanan 5 Hizbullah terör örgütü mensubu sanıkla ilgili gerekçeli karar tamamlanmıştı. Mahkeme kararında, sanıkların Okkan suikastından sorumlu tutulmalarına rağmen deliller ve ekspertiz raporlarına göre olay yerinden alınan kan, tükürük ve parmak izi örnekleriyle ilgili yapılan araştırmada sanıklara ait herhangi bir bulguya rastlanmadığı belirtilerek ‘bu cinayeti bunlar (Hizbullah) işlemiş olamaz’ tespiti yapılmıştı. Kararın gerekçesi ise şöyle açıklanmıştı; “Bu suikast incelendiğinde Hizbullah’ın daha önce bu şekilde herhangi bir eylem yapmadığı, suikastın son derece profesyonelce planlandığı, istihbarat sonucu emniyet müdürünün geçeceği yolun ve saatin tespit edildiği, o saatte o bölgedeki elektriklerin kesildiği ve daha sonra 10 koruma polisiyle makam aracıyla giderken eylemin gerçekleştirildiği görülmektedir.” 6 yıl sonra gelinen nokta bu! Diyarbakır Emniyet Müdürü’ne suikast düzenleyenler Hizbullah terör örgütü değilse hangi terör örgütü veya derin yapı bu eylemi gerçekleştirdi? Bu şu demek ki, Gaffar Okkan’ı profesyonelce bir tertiple öldüren ve öldürtenler hala dışarıda. Fırsatını buldukları takdirde yeni suikastlarla Türkiye’de kaos yaratabilecek konumdalar. O halde hep beraber Okkan Suikast’ın detaylarına inelim. Kim bilir bir iz yakalarız belki!
Türkiye’nin en iyi korunan Emniyet Müdürü’ne yapılan suikast sıfır hata ile yapılmış eylemi gerçekleştiren hainler Okkan ve 5 polisi şehit ederek olay yerinden yakalanmadan kaçmayı başarmışlardı. Sayıları 15-20 civarında olan tetikçiler eylemi çok profesyonel bir şekilde gerçekleştirmişlerdi. Gaffar Okkan’ın resmi aracı önde ve arkada eskort ve koruma araçları ile konvoy halinde ilerlerken şehitlik mevkiinde ilk saldırıya uğradı. Burada koruma ekibinin tamamı şehit edildi. Okkan’ın aracı ve eskort ilk saldırıdan sonra hızlandıysa da 100 metre ilerideki bombalı ve silahlı ikinci saldırıdan kurtulamadılar. Tetikçiler her sokağın başlarında vardılar. Olay yerinde 460 boş kovan bulundu. Okkan’ın vücudundan 20 mermi çekirdeği çıkarıldı. Olay sonrası uzmanlara göre “Ortada bir silahlı çatışma yok. Şoke edici bir saldırı var. Silahlar olağanüstü iyi kullanılmış. Kentin en kalabalık caddelerinden birinde, ‘nokta vuruşu’ yapılmış. Yoldan geçerken yaralanan hiç kimsenin olmayışı da bunu gösteriyor. Saldırının, Hizbul-Kontra’yı çok aşan, profesyonelliği öne çıkaran, özel savaş eğitimi almış soğukkanlı ve eylem konusunda uzman kişiler tarafından yapılabilecek tarzda bir eylem görüntüsü vermesi saldırganların kimliklerinin deşifresi açısından önemli görünüyor.”
Okkan Suikast’ında iki senaryo öne çıkmış görünüyor.
İlk senaryo “Göreve başladıktan kısa sürede Gaffar Okkan, Diyarbakır’ın sevgisi ve saygısını kazanmıştı. Halkın sevgisini kazanmasına karşın bu bölgede devletin demir yumruğunun bölge halkına uygulanmasını isteyen, Batı ve kontrollerindeki Kontrgerilla-JİTEM- Hizbul/Kontra’nın bir numaralı hedefi haline gelmişti. Okkan döneminde FETÖ’cüler İstihbarat birimlerinden uzaklaştırılmış FETÖ’nün gücü kırılmıştı. Bu süreçte Gaffar Okkan’a yönelik yapılan suikast öncesi Hizbul-Kontra örgütü Gaffar Okkan’ın geçeceği güzergah üzerinde keşif ve çalışma yapmıştı. Diyarbakır ve Batman’da istihbarata sızmış FETÖ’cü polisler bu faaliyetten haberdar olmuş bu istihbaratı sıralı amirlerle Emniyet Müdürlüğü’ne iletmeleri gerekirken imamlar üzerinden Pensilvanya’ya kurulan paralel istihbarat hattı ile FETÖ elebaşı Gülen’e iletmişlerdi. Gülen’in verdiği talimatla Gaffar Okkan uyarılmamış Hizbul Kontra, JİTEM ve FETÖ tarafından müştereken gerçekleştirilen suikastla Gaffar Okkan ve 5 polis memuru şehit edilmişti. Suikastın ardından, Okkan’ın yakın korumasının müthiş bir itirafta bulunarak, saldırının ardından durdurulan üç araçta JİTEM kimlikli şahısların olduğunu söylemesi, olayın akabinde bazı sivil şahısların olay yerinden kaçarken girmek zorunda kaldıkları umuma açık yerlerde kendilerini polis olarak tanıtmaları suikastın arka perdesine mi işaret ediyordu?"
İkinci senaryoya göre Hizbullah adı ile anılan bu cinayet neticesinde hem Gaffar Okkan gibi başarılı bir polis amiri öldürülmüş, hem de abartılmış bir “Hizbullah tehlikesi” imajı daha da şişirilerek PKK’nın bölgedeki yapılanmasına hizmet edilmişti. Aradan geçen zamanın ardından Okkan’ı tam olarak kimlerin öldürdüğü ve cinayetin planlayıcıları ortaya çıkmadı. Bu süreçte davanın seyriyle ilgili önemli bir gelişme yaşandı. PKK üyeliğinden yakalanan ve itirafçı olarak konuşturulan Yıldırım Begler ve Abdülkadir Aygan, Okkan suikastının Diyarbakır 8. Ana Jet Üs ve 2. Taktik Hava Komutanlığı’nda görevli bazı subaylarca gerçekleştirildiğini itiraf etti. Bu Jet Üssü’nün 15 Temmuz darbe girişiminde TBMM’yi bombalayan uçaklara ev sahipliği yapması ve FETÖ’cü subayların Üs’deki varlığı cinayetin arkasındaki FETÖ yapılanmasına işaret ettiği iddia edilmişti.
Peki bu iddialar araştırıldı mı? Zira Diyarbakır ve Batman istihbaratına sızan ve Gaffar Okkan tarafından istihbarattan uzaklaştırılan FETÖCÜLER belli “JİTEM KİMLİKLİ” şahıslar kim? Gaffar Okkan ve 5 polisin şehit edildiği tarihte polis imamının bu olaydan haberi var mı?
Lütfen araştıralım, bir suikastın çözümü domino etkisi yaparak FETÖ’nün (Gladyo B’nin )organize cinayet şebekesini tam deşifre edebilir.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.