Balyoz davasıyla askeri vesayet hemen bitmez!

00:0023/09/2012, Pazar
G: 6/09/2019, Cuma
Cem Küçük

Balyoz Davası"nda kararlar açıklandı, hüküm verildi. Bazı generallere 20 yıl, bazılarına 18 yıl ve 214 kişiye de 16 yıl hapis cezası verildi.Mahkemenin bu kararının geçerli olması için top artık Yargıtay"da. Yargıtay ya onaylayacak ya da mahkemeye geri gönderecek.Bu kararlar birlikte hemen bazı itirazlar da yükseldi. Cezaların yüksek olduğu, yargılamanın adil yapılmadığı ve bazı delillerin görmezden gelindiği gibi argümanlar ileri sürüldü. Eğer bu iddialar doğruysa iş zaten yüksek yargıdan dönecektir.Amma

Balyoz Davası"nda kararlar açıklandı, hüküm verildi. Bazı generallere 20 yıl, bazılarına 18 yıl ve 214 kişiye de 16 yıl hapis cezası verildi.

Mahkemenin bu kararının geçerli olması için top artık Yargıtay"da. Yargıtay ya onaylayacak ya da mahkemeye geri gönderecek.

Bu kararlar birlikte hemen bazı itirazlar da yükseldi. Cezaların yüksek olduğu, yargılamanın adil yapılmadığı ve bazı delillerin görmezden gelindiği gibi argümanlar ileri sürüldü. Eğer bu iddialar doğruysa iş zaten yüksek yargıdan dönecektir.

Amma velakin bu durum Balyoz Davası"nda yargılanan general ve subayların darbeci kafa yapılarını değiştirmiyor. Özellikle de Çetin Doğan"ın... 2004 yılında Birinci Ordu Komutanlığı görevinden emekliye ayrılan Çetin Doğan darbe hevesinden hiç vazgeçmedi.

Aklında fikrinde sürekli olarak darbe yapma vardı. 5 ila 7 Mart 2003 tarihleri arasında 1. Ordu"da Plan Semineri altında aslında darbe tatbikatı yapıldı. Bunun haberini alan dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, Doğan"ı uyardı. Tabii Doğan böyle bir şeyin olmadığını kabul etti.

Aynı Çetin Doğan 2004 yılında emekliye ayrılırken de AK Parti hükümetine demediğini bırakmamıştı. 28 Şubat sürecinde Batı Çalışma Grubu"nda yürüttüğü faaliyetleri bilmeyen yok. Böyledir bizim generaller. Siyasetle uğraşmaktan askerlik yapmaya vakit bulamıyorlar.

Özden Örnek meşhur günlüklerinde aynen şöyle diyordu: ''Bu sene de bahriye işlerinden ziyade siyaset işlerine ağırlık vereceğiz.'' Bizim asker siyaset sevdasına ket vuramıyor. İçinden koparıp atamıyor. Varsa yoksa siyasetin meşru alanlarına girmek istiyor.

Balyoz davasının açıklanan sonuçlarıyla askeri vesayet bir miktar geriletildi gibi görünüyor. Halen yürümekte olan Ergenekon, 28 Şubat ve 12 Eylül davalarının sonuçları da Türkiye"nin siyasi yapısını iyice değiştirecek görünüyor.

Belki asker iyice kışlasına çekilecektir ama bu topraklarda İttihatçı zihin çok kuvvetlidir. Öyle hemen pes etmez. Köşesine çekilecektir ama faşist damar birden bire kaybolmaz.

Düşünün 1960 darbesi olmuş ve bu darbeden 2 yıl sonra 22 Şubat 1962"de Albay Talat Aydemir ve arkadaşları –bunların içinde en önemlisi Binbaşı Fethi Gürcan"dır –darbe yapmaya teşebbüs ettiler. Halbuki daha iki yıl önce darbe yapılmış ama ordu içindeki bazı askerler kendi heveslerini yerine getirmek için cunta faaliyetlerine girişiyorlar.

Bizde pek konuşulmaz. 12 Eylül darbesinden üç yıl önce 1977"de Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Namık Kemal Ersun darbe girişiminde bulunmuştu. Özel Harpçi olan Ersun ve arkadaşları 3 Haziran 1977"de darbe yapmayı planlamışlardı ama Demirel bu olayı haber almıştı. Ersun ve arkadaşları tutuklanmıştı.

Meşhur 28 Şubat herkesin malumu. Bin yıl sürecek dendi ama 5 yıl sürmedi. AK Parti 2002"de iktidara geldi. Ordu içindeki darbe heveslileri hemen harekete geçtiler. Bugünlerde karara bağlanan ve yargılaması süren Balyoz, Ergenekon"un tohumları 2003"de atılmaya başlandı.

Konjonktür değişiyor, çağlar geçiyor ama bizim ordunun hevesi hiç geçmiyor. Olayların sosyal tarafını harika analiz eden Fatma Barbarosoğlu geçenlerde yaptığımız bir sohbette günümüzü tarif ederken, ''Fragmanlar çağındayız. Kimse muhtevaya pek bakmıyor'' tespitinde bulunmuştu.

Herhalde bu tespit en iyi bizim askerlere uyuyor. Darbe yapmayı düşünüyorlar ama buna izin verenin ABD-İngiltere-NATO hattı olduğundan haberleri yok. 28 Şubat"ın ABD"den gelen emirlerle uygulandığını bilmiyorlar bile. Bir tarafını Rusya"ya, diğer tarafını Çin"e dayarsan NATO gelir noktayı koyar.

Fragmanlarla, beyliksel sözlerle, klişelerle kitleleri etkileyebilirsiniz ama nüfuz edemezsiniz. Yaptığınız işin içini doldurmalısınız. Belki Balyoz davasıyla darbecilerin önü kesilmiş oldu. Ama bu topraklarda darbe hevesi öyle kolay kolay bitmez.

Şartlar çok çabuk değişir. İktidarlar değiştiğinde, bölge dengeleri başka yöne kaydığında ordu içindeki darbe heveslileri hemen harekete geçecektir. Malum vücutta hastalıklı bir gen varsa, o gen kendini er ya da geç açığa çıkartır.

Darbelik, cuntacılık bizde hastalıklı gendir. Yüzünü her daim başka şekillerle de olsa gösterir.