Türkiye’nin temel ekonomik meselelerinin başında “işsizlik” gelmektedir.İşsizliğin azaltılması ve işsizlikle mücadele konusunda son dönemlerde başlatılan istihdam seferberliği ile istihdamda önemli bir artış gerçekleşti.TÜİK tarafından açıklanan Eylül dönemi istihdam verilerine göre istihdamda yaşanan artış,hem gerçekleşen yüksek orandaki büyümenin tabana yayıldığını, yani kapsayıcı büyümenin gerçekleştiğini, hem de uygulamaya konulan teşviklerin olumlu sonuçlar doğurduğunu gösteriyor.PEKİ, İSTİHDAMDASON
Türkiye’nin temel ekonomik meselelerinin başında “işsizlik” gelmektedir.
İşsizliğin azaltılması ve işsizlikle mücadele konusunda son dönemlerde başlatılan istihdam seferberliği ile istihdamda önemli bir artış gerçekleşti
.
TÜİK tarafından açıklanan Eylül dönemi istihdam verilerine göre istihdamda yaşanan artış,
hem gerçekleşen yüksek orandaki büyümenin tabana yayıldığını, yani kapsayıcı büyümenin gerçekleştiğini, hem de uygulamaya konulan teşviklerin olumlu sonuçlar doğurduğunu gösteriyor.
SON BİR YILDA NELER OLDU?
TÜİK tarafından açıklanan Eylül dönemi verilerinde de görüldüğü üzere istihdamın artırılması için
verilen teşvikler, üçüncü çeyrekte gerçekleşen yüzde 11.1 oranındaki rekor büyüme, ekonomide sağlanan istikrar ve kapsayıcı büyüme politikaları işsizlik oranlarının düşmesine ve işgücüne katılımın yükselmesine yardımcı olmuş.
2017 yılı Eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre
işgücüne katılım oranı 0.8 puan artmış.
Cinsiyet bazında bakıldığında ise kadınların erkeklere oranla daha fazla işgücüne katılım sağladıkları görülmüştür.
Buna göre işgücüne katılımda kadınlarda 1 puanlık artış yaşanırken bu oran erkeklerde 0,6 olarak gerçekleşmiştir
.
Bu sonuçlar önümüzdeki dönemlerde kadın istihdamın ekonomiye yeni bir ivme katması açısından çok önemli.
İstihdam oranında gerçekleşen 1.1 puanlık artış, ilave 1 milyon 223 bin kişinin iş bulmasını sağlamış. Bu sayede
istihdam oranı ise yüzde 47.9’a yükselmiş.
Ekonomik büyümede gerçekleşen yüzde 11.1 oranındaki artış, istihdamın temel itici gücünü oluşturmuş. Bu doğrultuda işsizlik oranı geçen yılın aynı dönemine göre 0.7 puanlık azalış ile yüzde 10.6 seviyesine düştü.
Dolayısıyla işsizliğin tek haneli rakamlara düşürülmesi açısından ekonomik büyümenin sürdürülebilirliği de oldukça önemlidir.
İşsizliğin azaltılması için
makroekonomik istikrar ve ekonomik büyüme
ne kadar önemliyse hazırlanan
strateji belgeleri ile oluşturulan eylemler, alınacak mikro tedbirler ve uygulamaya konulacak teşvikler
de o kadar önemli.
Son dönemlerde oluşturulan strateji belgeleri arasında başta Ulusal İstihdam Stratejisi gelmektedir.
Özel politika gerektiren grupları da içeriğinde barındıran bu temel belge; kadınlar, gençler ve engelliler için oluşturulan istihdam stratejileri kapsamında atılacak adımlar işsizliğin azaltılmasına katkı yapacak.
Bu belgelerde
kadın istihdamının artırılması için,
kadınların iş piyasalarına uyumu, çocuk bakımı hizmetlerinin yaygınlaştırılması, kadın girişimciliğinin desteklenmesi, kayıt dışılığın azaltılması, ayrımcılıkla mücadele ve uzun süreli işsizlerin iş piyasalarına geri dönüşün sağlanması gibi önemli adımlar yer almaktadır.
İşsizlik oranının yüzde 20 olduğu gençler için ise
eğitim-istihdam ilişkisinin sağlanması kapsamında; işbaşı eğitimi, girişimcilik destekleri ve yeni teşvikler ekonominin itici gücü olan gençlerin niteliğini artırmasının ve genç işsizliği azaltmasının yanı sıra ekonomiye yeni bir ivme kazandıracaktır.
Ayrıca,
engellilerin işgücüne katılımının ve istihdamının artırılması için
başta mesleki eğitim, mesleki rehabilitasyon olmak üzere engellilerin kendi işini kurmaları amacıyla sunulan hibe destekleri ve iş ve meslek danışmanlığı hizmetleri engelli bireylerin sosyalleşmesi için hayati derecede önemli.
15-16 Aralık’ta İstihdam Şurası kapsamında, İŞKUR tarafından düzenlenen Uluslararası İstihdam ve Kariyer Kongresi’nde
de bu konular detaylı bir şekilde konuşuldu ve tartışıldı. Bu kongrede şunu gördüm ki aslında bakanlık, ilgili taraflar ve akademisyenler istihdamın artırılması ya da işsizliğin düşürülmesi için nelerin yapılması gerektiği konusunda hemfikir.
Dolayısıyla, uygulamaya konulacak programların, eylemlerin ve teşviklerin takibi ve izlenilmesi işsizliği azaltacak programlar kadar önemli.
Programlar için gerçekleştirilecek etki analizleri,
uygulanan programların ne kadar verimli olduğuna, programların devamlılığına karar verilmesine ya da sorun varsa nasıl düzeltilmesi gerektiği noktasında elde edilecek geri dönüşümler yoluyla daha iyi sonuçların elde edilmesine katkı yapacaktır.
En önemlisi de karar vericiler açısından önemli bir yol haritası olacaktır.