Kadınların enerjisi Türkiye’nin geleceği

04:008/03/2018, Perşembe
G: 8/03/2018, Perşembe
Erdal Tanas Karagöl

İngiltere’de Doktora’ya başladığımda enerji konusu, çalışılabilecek alternatif konular arasında önümde duruyordu. O günkü şartlarda enerji konusu, genellikle mühendislerin çalışma alanı olduğu için bu konuda birlikte çalışabileceğim hoca bulmakta zorlanmıştım. Bu yüzden enerji konusundan vazgeçerek, başka bir alanda çalışmak zorunda kaldım.Ama enerji konusunda çalışmalar yapmak hep aklımdaydı. Türkiye’ye doktora sonrası döndüğümde, doktora döneminde çalışamadığım enerji konusunu çalışmaya başladım.

İngiltere’de Doktora’ya başladığımda enerji konusu, çalışılabilecek alternatif konular arasında önümde duruyordu. O günkü şartlarda enerji konusu, genellikle mühendislerin çalışma alanı olduğu için bu konuda birlikte çalışabileceğim hoca bulmakta zorlanmıştım. Bu yüzden enerji konusundan vazgeçerek, başka bir alanda çalışmak zorunda kaldım.



Ama enerji konusunda çalışmalar yapmak hep aklımdaydı. Türkiye’ye doktora sonrası döndüğümde, doktora döneminde çalışamadığım enerji konusunu çalışmaya başladım. Açıkça söylemek gerekirse, enerji ekonomisinde sınırlı sayıda akademik çalışmanın olması ve bu alanın boş olması, enerji konusunda birçok çalışma yapmama vesile oldu.

Daha sonra, SETA vakfında yaptığımız çalışmalarla, Türkiye’nin son yıllarda enerji merkezi olma konusunda attığı adımlar, Türkiye’de gerçekleşen büyük doğal gaz projeleri ve enerji sektörünün sürekli gündemde olması yaptığımız enerji çalışmalarıyla örtüştü.

Son yıllarda Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’nın ülke kaynaklarının ortaya çıkarılması, enerjide dışarıya bağımlılığın azaltılması, doğal gaz projeleri, nükleer santral projeleri, yenilenebilir enerji ve fosil kaynakların keşfi gibi alanlarda öne çıkması bakanlığın önemini günden güne daha da arttırdı.

Her yıl ortalama 54 milyar dolar enerji faturası ödeyen Türkiye’nin, büyümesi ve kişi başı gelirini orta gelir ülkeler grubundan, yüksek gelirli ülkeler seviyesine yükseltmesi için daha çok enerjiye ihtiyaç duyması, enerji alanına daha çok odaklanmayı gerektiriyor.

Açıkçası Türkiye, dünyanın en hızlı büyüyen ve gelişen enerji piyasaları arasında yer alıyor. Dolayısıyla enerjinin bu kadar merkezde olması ve farklı kesimlerin bu alanda yer alması birçok açıdan çok anlamlı.

TÜRKİYE’YE ENERJİ VEREN KADINLAR

Emine Erdoğan hanımefendi ve Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın katılımıyla gerçekleştirilen “Türkiye’ye Enerji Veren Kadınlar” programı, Türkiye’de pek çok açıdan ilklere vesile oldu.

İlk defa enerji ve madencilik alanında faaliyet gösteren ve katkı sağlayan kadınlar ödüllendirildi. Bu tören, erkeklerin yoğun olarak faaliyet gösterdiği bir sektöre, kadınların da ilgi duymaya başlaması açısından oldukça değerli. Kadınların tamamen dışlandığı ve olmadıkları bir sektörde “Akademi, Profesyonel, İş Dünyası ve Girişimci” ödüllerinin verilmesi, kadınların enerji sektörüne ilgi göstermesi, kendine bu sektörde yer bulması ve yeni bir kariyer ve ekonomide bir başarı hikâyesi yazması için önemli bir ilham kaynağı olacaktır. Özellikle de yenilenebilir enerji alanında gelişmelerin hızlandığı bu dönemde, Türkiye’nin de bu değişimi yakalamasında kadınların rolü göz ardı edilmemeli.

Bu ve benzeri ödüllendirmeler, kadınların işgücüne katılımını da olumlu yönde etkileyecektir. Ödül programının jüri üyesi, Güler Sabancı’nın ifade ettiği, enerji sektöründe kadın çalışan sayısının sadece yüzde 19 olması, üzerinde düşünülmesi gereken bir istatistik.

Bunun altındaki en önemli nedenlerden birisi, enerji sektöründe öne çıkan kadın rol modellerin olmamasıdır. Dolayısıyla bu tür ödül programları, kadınların enerji sektöründe yer almasını teşvik edici bir unsur olacaktır.

Diğer yandan, ekonominin en temel bileşenlerinden birisi olan kadın emek gücünün, ekonominin dışında bırakılarak değerlendirilememesinin, ekonomik kalkınmanın önünde bir engel teşkil edeceği açıktır.

Enerji sektöründe karşılaşılan, çevresel ve ekonomik değerlerin çatıştığı anlar da görüyoruz ki erkekler çözüm üretmekte zorlanırken, kadınlar toparlayıcı ve yenilikçi bakış açısı ve taşıdıkları çevresel hassasiyet ile alternatif çözümler bulabiliyor. Bu hem ülkemiz hem de enerji sektörü açısından büyük bir fırsat.

Bu nedenle, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın başlattığı ve bundan sonra da geleneksel bir şekilde devam edecek olan ödül programı, birçok kadın için ilham kaynağı ve kadın gücünün ve enerjisinin ekonomiye yansıyacağı bir kapı açacaktır.

Bu vesileyle tüm kadınların, Dünya Kadınlar Günü’nü kutlarım.

#Türkiye
#Kadın
#Ekonomi
#Enerji