2019 yılı son çeyreğinden beri etkisini devam ettiren salgın ve bu nedenleküresel ekonomideyaşanançok sayıda soruna rağmen, 2021 yılında ekonomikbüyüme konusunda beklentilerin yukarı doğru revize edildiği bir dönemdeyiz.PEKİ, KÜRESEL EKONOMİK BÜYÜME BEKLENTİLERİ NASIL?Küresel ekonomikbüyüme ile ilgiliuluslararası kurum ve kuruluşların farklı beklentileri mevcut. Bu kurumlar içerisinde yer alanIMFküresel ekonominin yüzde 6oranında büyüyeceğiniöngörmekte.Diğer yandan,Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma
2019 yılı son çeyreğinden beri etkisini devam ettiren salgın ve bu nedenle
yaşanan
çok sayıda soruna rağmen, 2021 yılında ekonomik
büyüme konusunda beklentilerin yukarı doğru revize edildiği bir dönemdeyiz.
PEKİ, KÜRESEL EKONOMİK BÜYÜME BEKLENTİLERİ NASIL?
Küresel ekonomik
uluslararası kurum ve kuruluşların farklı beklentileri mevcut. Bu kurumlar içerisinde yer alan
küresel ekonominin yüzde 6
öngörmekte.
Diğer yandan,
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD)
en son açıklanan büyüme beklentilerine göre
küresel ekonominin yüzde 5,8 oranında büyüyeceği öngörülmektedir.
Bu toparlanmanın arkasındaki temel faktörlerin ise aşılar ve ilave mali destekler olduğunu söylemek gerekir.
IMF tarafından açıklanan küresel ekonomik büyüme beklentilerine ülke bazında bakıldığında ise farklı ülke gruplarında farklı ekonomik büyüme beklentileri olduğunu görüyoruz.
GELİŞMİŞ ÜLKELERDE EKONOMİK BÜYÜME BEKLENTİSİ
bakıldığında,
yüzde
5,6 oranında büyüyeceğini tahmin ediyor.
Gelişmiş ülkeler içerisinde yer alan
ABD’de ekonomik büyüme beklentisinin yüzde 7, Euro Bölgesi'nde ekonomik büyüme beklentisinin ise yüzde 4,6 olduğu görülmekte.
Gelişmiş ekonomilerde gerçekleşen hızlı toparlanmanın ve yüksek ekonomik büyümenin arkasında hiç şüphesiz aşıya erişimin kolay olması ve bu sayede
nüfusun büyük kısmının aşılanması
ve koronavirüs döneminde verilen desteklerin ekonomideki kırılganlıkları azaltması yer alıyor. Ayrıca, 2020 yılında yaşanan ekonomik daralma dolayısıyla ortaya çıkan
ni de unutmamak lazım.
GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERDE EKONOMİK BÜYÜME BEKLENTİSİ
Diğer yandan, IMF’ye göre gelişmekte olan ülkelerdeki ekonomik büyüme beklentileri daha yüksek oranlarda. 2021 yılında gelişmekte olan ülkelerin yüzde 6,3 oranında büyümesi beklenmekte.
Ancak gelişmekte olan ekonomilerin yapılarının birbirinden farklı olması ve salgın döneminde uygulanan salgın destekleri arasındaki tutar farklılıkları gelişmekte olan ülke grubunda yer alan ülkelerdeki ekonomik büyüme beklentilerini de birbirinden ayrıştırıyor.
Gelişmekte olan ülke grubu içerisinde yer alan Çin’in yüzde 8 oranında büyüyeceği öngörülmekte.
IMF’ye göre gelişmekte olan ülkeler içerisinde yer alan Türkiye’nin ise
yüzde 6 büyüyeceği
Yeni açıklanan OVP’de yer alan ekonomik
büyüme tahmini ise yüzde 9.
KÜRESEL EKONOMİK BÜYÜME VE TİCARET
Salgının başladığı 2019 yılının sonundan itibaren artan kısıtlamalar ve kapanmaların tüm dünyayı etkilediğini gördük. Bu ortamda
küresel ticaretin de düşmesi nedeniyle ekonomilerin daraldığına şahit olduk.
Ticaretin artan önemi ve ekonomik büyümeye katkısının tüm dünyada arttığı bu küreselleşme koşullarında
ticaret ve ekonomik büyüme arasında güçlü bir bağ olduğu açıktır.
Bu bağlamda
ekonomik
büyümenin en önemli itici gücü şüphesiz küresel ticaretteki toparlanmadır. Aşıya erişimin daha kolay olduğu ve aşı uygulamalarının etkin olduğu gelişmiş ülkelerde ticaretin tekrar artıyor olması ekonomik aktiviteyi arttırıyor ve ekonomik büyüme
için de
haline geliyor.
Bu koşullarda
ticaret hacmindeki büyümenin
yüzde 9,7 olacağı öngörülürken
, küresel ticaretteki artışın gelişmiş ülkelerde yüzde 8,9, gelişmekte olan ülkelerde ise yüzde 11,1 olacağı öngörülmekte.
Şüphesiz ki, küresel ticaretin
özellikle düşük gelirli birçok ülkenin aşılara daha hızlı
erişmesine ve bu aşıların söz konusu ülkelerde daha hızlı uygulanmasına bağlıdır.