Yazarlar Doğunun dünyaya açılan kapısı Atatürk Üniversitesi

Doğunun dünyaya açılan kapısı: Atatürk Üniversitesi

Erdal Tanas Karagöl
Erdal Tanas Karagöl Gazete Yazarı

Hafta sonu Atatürk Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen  “Yeni Nesil”  arama konferansı kapsamında   üniversitenin tasarım ve dönüşümünü konuşmak için  Erzurum’daydım.

Arama konferansları genelde yeni kurulan ve kurulacak olan üniversiteler için yapılır ama 1957 yılında kurulan Atatürk Üniversitesi kendini yeniden tasarlamak ve yeni nesil üniversite olmak için bir çok alanda değişimde öncü konumuyla kendinden söz ettiriyor.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Erdal Tanas Karagöl : Doğunun dünyaya açılan kapısı: Atatürk Üniversitesi
Haber Merkezi 29 Ocak 2018, Pazartesi Yeni Şafak
Doğunun dünyaya açılan kapısı: Atatürk Üniversitesi yazısının sesli anlatımı ve tüm Erdal Tanas Karagöl yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


 Aslında üniversite çok da doğru  ve cesurca bir iş yapıyor.

Çünkü, dünyadaki ekonomik ve siyasi  güç dengesinin değiştiği ve  bu değişimin batıdan doğuya  yöneldiği bu dönemde,  tüm kurum ve kuruluşlar nasıl bu değişime  ayak uydurmaya çalışıyorsa üniversitelerin de kendilerini bu değişime hazırlaması gerek.

Özellikle de gelişmekte yani bizim gibi yükselen ekonomiler için bu değişim olmazsa olmaz şartlardan.

İşte Atatürk Üniversitesi de  bu değişime hazırlanmak,   kurulduğu 1957 yılından beri bir çok alanda  öncü olan konumunu sürdürmek, yükselen ekonomilere uygun yükselen  bir üniversite  olmak için yoğun bir çalışma,  arama ve tarama yapıyor.

Atatürk Üniversitesi Türkiye’nin ilk land grant üniversitesi yani  eğitim- öğretim, araştırma ve topluma katkı yapmak amacıyla  devlet tarafından  arazi tahsisi yapılan, 80.000 öğrencisi, kurumsal yapısı, araştırma imkanları  ve  bir çok üniversitenin kurulumunda  görev almasıyla öncü bir üniversite.  Aslında hem şehir hem de bölge üniversitesi.

Şimdiki hedefi ise bölge veya Türkiye’nin de ötesinde artık  doğunun yani  yükselen Asya’nın bir çok ülkesine hitap eden bir üniversite olmak istiyor.

Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı da bu değişimin farkında.  Çomaklı, rektör olarak göreve geldiği 2016 yılından beri  üniversitenin  bu değişimine öncülük etmesi için ciddi bir hazırlık içerisinde.

Bu amaçla düzenlenen arama konferansında, Türkiye’nin bir çok üniversitesinden gelen akademisyenler, STK temsilcileri ve işadamlarından oluşan yaklaşık 60 kişilik bir ekip 3 gün boyunca üniversitenin geleceğini yeniden tasarlamak için beyin jimnastiği yaptı.

ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ’NİN POTANSİYELİ YÜKSEK

Atatürk Üniversitesini (AÜ) gerçekten birçok alanda güçlü yönleri ve potansiyeli olan bir üniversite.

Şöyle ki;

Türkiye nasıl doğu ile batı arasında  köprü ve  stratejik bir ülkeyse, Atatürk Üniversitesi de Erzurum’da  bulunduğu coğrafi konumu sayesinde  doğu batı arasında  hem köprü hem de  bir kapı  görevi  üstleniyor.

Üniversite Çin’den başlayıp  Londra’ya ulaşan  ve dünya ticaretini simgeleyen İpek Yolu üzerinde olan ve bu potansiyeli kullanabilecek bir üniversite.

Çevresinde birçok ülke var ve bu ülkeler çok farklı zenginlikleri bir arada barındırıyor. Dolayısıyla komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesi Atatürk Üniversitesi’nin doğunun önde gelen üniversitelerinden biri olmasına muhakkak katkı sağlayacaktır.

Üniversitenin bulunduğu bölgenin kalkınmasına nasıl hizmet ettiği özellikle bölgenin  üstünlük alanları olan tarım, sağlık ve kış sporlarındaki performansından açık bir şekilde görülebilir.

Ayrıca bölgenin konumu itibariyle ticaret, enerji alanında strateji geliştirme ve  düşünce kuruluşu gibi çalışma konusunda güçlü potansiyeli olduğunu da eklemek lazım.

Dolayısıyla Atatürk Üniversitesi yeni yapısıyla Türkiye’nin doğuda yükselen gücü olacaktır.

ÜNİVERSİTELER ÇIKIŞ ARIYOR

Türkiye  2019 yılında hayata geçirilecek yeni  hükümet sistemi ile   başta kurumsal yapıda  bir değişikliğe ihtiyaç duyduğu kadar,  eğitim, araştırma ve toplumsal katkının beklendiği üniversitelerde de  bir değişime  ihtiyaç duymaktadır.  Hem de  çok acil.

Üniversitelerin  artık kendi içine kapalı yapıları ile  yürümeyeceği açık.   Ülke ekonomilerine verdikleri destek kadar bulundukları şehri cazibe merkezi haline getirme noktasında verecekleri katkılar da bir o kadar önem arz ediyor.

Ekonomide yeni bir başarı hikayesi yazılmasında hatta bu hikayenin en önemli aktörlerinin de şehirler olmasında üniversitelerin ne derece önemli olduğu sizce de gayet açık değil mi?

Erzurum bu anlamda Atatürk Üniversitesi ile bu hikayenin bir parçası olmaya oldukça hazır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.