“En büyük tehlike Fethullah Gülen” diyen türkücü..

00:007/01/2008, Pazartesi
G: 29/08/2019, Perşembe
Fikri Akyüz

“Seherde uğradım ben bir güzele.. Dedim sarhoş musun söyledi yoh yoh.. Ağ elleri boğum boğum kınalı.. Dedim bayram mıdır söyledi yoh yoh..” İşte bu sözlerin yer aldığı “Yoh yoh” isimli türküyü 70''lerde söyleyen Esin Afşar Akşam gazetesinden Süleyman Arıoğlu''ya konuşmuş.. Afşar''ın söylediklerini okuyunca arkadaşıma dedim: “Bu kişi kimdir; Helin Afşar''ın ablası mıdır? “Arkadaşım dedi ki: “Yoh yoh; Helin Afşar Hülya Avşar''ın kardeşidir..” Dedim: “O halde bu kimdir?” Dedi ki: “Prof. Oktay Sinanoğlu''nun

“Seherde uğradım ben bir güzele.. Dedim sarhoş musun söyledi yoh yoh.. Ağ elleri boğum boğum kınalı.. Dedim bayram mıdır söyledi yoh yoh..” İşte bu sözlerin yer aldığı “Yoh yoh” isimli türküyü 70''lerde söyleyen Esin Afşar Akşam gazetesinden Süleyman Arıoğlu''ya konuşmuş.. Afşar''ın söylediklerini okuyunca arkadaşıma dedim: “Bu kişi kimdir; Helin Afşar''ın ablası mıdır? “Arkadaşım dedi ki: “Yoh yoh; Helin Afşar Hülya Avşar''ın kardeşidir..” Dedim: “O halde bu kimdir?” Dedi ki: “Prof. Oktay Sinanoğlu''nun kardeşidir..” Hayır şaka yapıyorum, elbette kendisini ve ailesini biliyorum.. Tıpkı Vural Savaş gibi Oktay Sinanoğlu''nun da Doğu Perinçek''in Aydınlık dergisinde yazdığını da biliyorum.

Evet Esin Afşar bakın özetle ne demiş:

“..Tiyatroya gidiyorum, oradalar. Bir de onlar ''biz buradayız'' demek için anlasa da anlamasa da her yere geliyorlar. Denize bir giriyorlar, astronot gibi. Umacılar gibi... Devletin zirvesindeki isimlerin eşlerinin de türbanlı olmasından rahatsızlık duyuyorum. Türkiye''ye Müslüman ülkelerin liderlerinin eşleri geldi. Hangisi böyle? Hepsi tamamen açık..”

Ayrıca bakın daha neye “yoh yoh” demiş..

“..Kadınlara ayrı oteller tam bir yobazlık.. Türkiye için en büyük tehlike Fethullah Gülen''dir. Atatürk''ün kemikleri sızlıyor..”

Afşar doğru söylüyor, gerçekten de “Atatürk''ün kemikleri sızlıyordur..”

Sızlıyordur, çünkü böylesine “terbiyesizce”, pardon buradaki tırnağı kaldırıyor ve açık açık yazıyorum, böylesine terbiyesizce sözler sarf edenlerin “Ben Atatürkçüyüm” demeleri karşısında Atatürk''ün sadece kemikleri sızlamıyor, ruhu da muazzep oluyor.

Şimdi çıkıp “Bu ''muazzep'' sözcüğünü kullanan adam zaten Arapçıdır” diyen olur mu bilmiyorum ama Esin Afşar bu yazıyı okursa bana kesinlikle “Arapçı..” diyecektir.. Çünkü kendisi “muazzam” derecede Arabesk düşmanı olduğu için Arapça sözcükleri duyunca da “azap” duymaktadır..

Ama aynı kişi Arap devlet adamlarının eşlerinin kıyafetlerini bizim devlet adamlarının eşlerinin kıyafetleriyle kıyaslamakta bir beis görmektedir.

Öyle ya, o çok övdüğü Ürdün, Suriye, Lübnan gibi Arap devletlerinin liderleri ile onların eşleri Klasik Türk Musikisi terennüm eylerler!

Ve bu “Arapliderlerieşlerimuhipleri” o kadar cehalet içindedirler ki, 30''lu yıllarda radyolarda Türk müziğinin yasaklandığını da bilmezler..

Şimdi gelelim şu söylediği “laflara”..

Yalnız bu sözlerin tahliline gelmeden önce şunu muhakkak vurgulamak gerekiyor; o da şudur:

Bu memleketin bazı entelektüellerinde (aydınlarında değil..) acayip bir kompleks vardır; birisi bu toplumun bir kesimine hakaret ettiğinde hemen kalkarlar ve derler ki:

“Bunu söyleyen kişi modern bir sanatçıdır.. Bu sözleri söyleme hakkı vardır.. Bu sözlere itiraz edenler Ak Parti yalakasıdır.. Ve hepsi yobazdır..”

Şimdi Afşar ne diyor ona bakalım, diyor ki:

“..Tiyatroya gidiyorum, oradalar. ''Biz buradayız'' demek için anlasa da anlamasa da her yere geliyorlar..”

Bu ne demektir biliyor musunuz? Bu, başörtülülere hakaret etmektir.. Bu, haddini hudutsuz ve şuursuz bir şekilde aşmaktır..

Hayır, Osman Yağmurdereli gibi kalkıp “Albümlerin ne kadar satıyor ki..” gibi lüzumsuz bir laf etmeyeceğim..

Yani bu kişilere “Kaset satışın kadar konuş..” demek yerine “Sayıyla hizayla gel..” demek gerekiyor..

Bu yazı sadece Esin Afşar''ı hedef almıyor elbette..

Bu yazı son günlerde toplumsal barışı yerle yeksan edecek laflar imal eden ve ruhu 40''larda dolaşan “modern gulyabanilerin” zihniyet skalasını tahlil için kaleme alınmıştır. Şu cümleye bakar mısınız, “Kadınlara ayrı oteller tam bir yobazlık..” mış.. O zaman kadınlara “ayrı hamamlar” da tam bir yobazlıktır!

İkisi de suyla haşır neşir olmak demek değil midir?

Bir kadın vücudunu başka erkeklerin görmesini istemiyorsa ve canı da yüzmek istiyorsa senin buna karışıp “işi sulandırmaya” ne hakkın vardır?

(Zaman gazetesinden Nihal Bengisu Karaca böyle bir deneyimi anlatmıştı da vücudunu kapatarak yüzmenin zorluğunu anlatırken neredeyse bir de başına bir çorap örmedikleri kalmıştı!)

Ve “En büyük tehlike Fethullah Gülen”miş; yani “çok büyük tehlike” de değil “en büyük tehlike” imiş..

Valla ben bu tür konuşanlar için “en büyük” tehlike sözünü kullanmaktan hicap duyarım; gerçekten “en büyük” tehlike değildir bunlar..

Ama bunlar “çok büyük” bir tehlike arz etmektedir!