Metnin silikleşmesi

Gökhan Özcan
Gökhan ÖzcanYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 23/05/2022, Pazartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Metnin silikleşmesi
İletişim araçlarının çoğalıp çeşitlenmesiyle yazarlar, şairler, yazılı eser ortaya koyan kalem erbabı daha fazla göz önüne gelir oldu. Eski zamanların aksine şimdi okuduğumuz metinleri kaleme alan isimlerin fiziksel görünümlerini, simalarını da biliyoruz. Bir çok yerde onlarla karşılaşma imkanımız var; fuarlarda, düzenlenen farklı etkinliklerde onlarla bizzat tanışma imkanımız da var. Hal böyle olunca, yazı erbabının tanınırlığı da arttı doğal olarak. Yayıncılık sektörü de bunun farkında ve bunu stratejilerine yansıtıyor. Adını böyle koymayı çok istemesek de; medyanın genel olarak kültüre ve edebiyata yaklaşımı, yeni sosyal mecralar ve kanallar, metin sahiplerini kendiliğinden pr (açılımı public relations, yani halkla ilişkiler) imkanlarıyla buluşturdu. Görünen o ki, bu yeni imkandan genel olarak bir memnuniyet de var. Yayın sektörünün etki alanını genişleten, kitap, dergi ve sair matbu ürünlerin tirajını geliştiren bu yeni düzenden
şikayet
etmek için ortada pek bir sebep yokmuş gibi görünüyor. Yayıncı da, yazar da, okur da durumdan memnunsa, geriye söylenecek bir şey kalıyor mu?

Akıntının tersine kürek çektiğimi biliyor olsam da, benim söylemek istediğim bir şey var. Daha doğrusu bu gidişat içinde, beni gittikçe daha çok rahatsız etmeye başlayan bir şeyi buraya not etmek istiyorum. Yazarların ve dolayısıyla metinlerin (kitaplar, dergiler, yazarlı sair eserlerin tamamını kastediyorum) daha fazla tanınır, bilinir olmasına elbette itirazım yok. Ancak bana öyle geliyor ki, bütün bu tanınma-bilinme gayret ve faaliyetleri, yapıları gereği giderek öyle profesyonel bir hale geliyor, öyle kurgusallaşıyor ki, imajlar metinleri arka plana iter, gölgeler hale geliyor. Pırıltılı izahlar, göze sokulan vurgular, metni teorik bir zeminde konumlandırma çabaları, sanki metnin özgün sesini, kendiliğindenliğini, eser sahiplerinin zihinsel ve duygusal özgürlüğünü etkiler, dönüştürür ve nihayet örseler hale geliyor.

Bu durum, böyle şeylerden pek de hazzetmediğim için bana mı öyle geliyor, yoksa böyle bir şey gerçekten var mı? Elbette tartışmaya açık bir mesele bu! Söylediklerime katılmayanlar ve kaygılarımı yersiz bulanlar elbette çıkacaktır. Yine de meseleyi bir düşünmemiz, gidişatın bütün yönleriyle birlikte bir muhasebesini yapmamız gerektiğini söylemekte ısrar edeceğim.

Bunu yapmak için kendimce bazı sebeplerim var çünkü.

Yazarlarının göz önünde olduğu pek çok kitabın, satış ve okunma rakamları ne olursa olsun, yeterince esastan okunduğu, metinlerinin taşıdığı özgün muhtevanın gerçekten farkına varıldığı kanaatinde değilim. Dergilerde yazılıp çizilen her türden metnin arasında, gerçekten cevher taşıyan nicelerinin (özellikle de sahipleri gençse) öylece geçip gittiğini, olması gerektiği kadar etki bırakmadığı, edebi dikkatten alması gereken payı alamadığı, hak ettiği ağırlık ve değeri göremediğini gözlüyorum. Bu metinler parça parça ya da bütün olarak paylaşılıyor, kopyalanıp yapıştırılıyor, seslendiriliyor, hatta yazanının tanınırlığına belli ölçüde katkı sağlıyor bile olsa, durum metin lehine çok fazla değişmiyor. Oysa bütün bu faaliyet aslında metinlerin ve anlatmayı denediği şeylerin okura ulaşabilmesi, onda bir ufka kavuşabilmesi için olmalı değil mi? Ben burada maksadın yeterince hasıl olmadığı, metnin ilgili diğer şeylere nazaran biraz ıskalandığı endişesini taşıyorum acizane. Yazarların, yayınların, bunların dolayımında ortaya çıkan döngüsel faaliyetlerin yoğunlukla dolaşımda olduğu bu yeni düzen; metinleri biraz öksüz, biraz sahipsiz bırakıyor, ifadenin gizemini, özgünlüğünü bir parça zedeliyor ve metinleri geri planda bırakarak belirsizleştiriyor, silikleştiriyormuş gibi geliyor bana.

Fazla mı kuruntuluyum?

Belki de öyledir, umarım ki bu sadece aslı olmayan bir kuruntudur. Ancak yine de aksi ihtimale karşı bu meseleyi dile getirmek istedim ki, bu konuya zihnimizde bir paragraf açalım ve üstünde azıcık düşünelim. Düşünmek iyidir çünkü ve bu hız çağında belki de en çok ihmal ettiğimiz şey o!

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026