Anti emperyalistseniz, AK Parti"yi rahatlatın!

00:0021/05/2007, Pazartesi
G: 28/08/2019, Çarşamba
Hakan Albayrak

Genelkurmay Başkanlığı''nın 27 Nisan tarihli bildirisinde her ne kadar Kutlu Doğum etkinliklerine katılan öğretmenlerden ve ilahi korosundaki başörtülü kız öğrencilerden şikayet edilmişse de Türk Silahlı Kuvvetleri''nin asıl derdi AK Parti hükümetinin Amerika Birleşik Devletleri''ne, Avrupa Birliği''ne ve yabancı sermayeye haddinden fazla taviz vererek Türkiye''nin ulusal çıkarlarını tehdit etmesiymiş. Nitekim, AK Parti hükümetinin icabında anti demokratik yöntemlerle ve hukukun alabildiğine siyasallaştırılması

Genelkurmay Başkanlığı''nın 27 Nisan tarihli bildirisinde her ne kadar Kutlu Doğum etkinliklerine katılan öğretmenlerden ve ilahi korosundaki başörtülü kız öğrencilerden şikayet edilmişse de Türk Silahlı Kuvvetleri''nin asıl derdi AK Parti hükümetinin Amerika Birleşik Devletleri''ne, Avrupa Birliği''ne ve yabancı sermayeye haddinden fazla taviz vererek Türkiye''nin ulusal çıkarlarını tehdit etmesiymiş. Nitekim, AK Parti hükümetinin icabında anti demokratik yöntemlerle ve hukukun alabildiğine siyasallaştırılması suretiyle hizaya getirilmesini hatta saf dışı edilmesini savunan kalabalıklar da bu tavırlarını "vatan elden gidiyor" hassasiyetiyle izah ediyorlar. Dünya tersine döndü. Dünün "Milli Görüş"çüleri, ABD ve AB karşıtları, "milli ekonomi" ve "haysiyetli dış politika" taraftarları oldu emperyalist işbirlikçisi! Dünün Batıcıları, Amerikan muhipleri, Avrupa Birliği meftunları da oldu anti emperyalist! Ben bu anti emperyalistliği biraz tepki oylarına benzetiyorum, ama şimdi konumuz bu değil. Konumuz: Vicdan ve sağduyu. "Ulusalcılar"dan istirham ediyorum, lütfen ellerini vicdanlarına koyup söylesinler: 28 Şubat sürecinde Refah Partisi''nin üzerine o kadar gidilmeseydi, Tayyip Erdoğan hapse atılmasaydı, Milli Görüşçüler ve genel olarak mütedeyyin halk kitleleri denize düşüp yılana sarılmak zorunda kalmasalardı, Amerikancılık, Avrupacılık ve Ofercilik bu çevrelerde bu kadar mevzi kazanabilir miydi? İnsanlara Batı''dan başka kaçacak delik bırakmadılar, şimdi de "Batı''da ne işiniz var?" diye soruyorlar. Halbuki, "Biz nerede hata yaptık? Hatamızı nasıl telafi ederiz?" diye sormaları gerekirdi. Saadet Partili yöneticilerle gizlice buluşup "Erbakan''ın kıymetini yeni anladık, o çok milli bir siyasetçiymiş" demekle iş bitmiyor; Avrupa Birliği perspektifi kaybolduğu anda Türkiye''deki mevcut yaralı hukuku bile mumla arayabileceğimizden ve ABD yönetimiyle köprülerin atılması halinde şu meşhur "rahatsız genç subaylar"ın önünün açılabileceğinden endişe ederek Batı''ya gerçekten de haddinden fazla tavizler veren AK Parti''ye itimat telkin etmek de lazım. AK Parti, demokratik sisteme müdahale ihtimalinin ortadan kalktığına kani olduğu andan itibaren, çok daha milli bir duruş sergileyecektir. Doğrusu ben bu hükümetin Arap dünyası ve Afrika açılımını Türkiye''yi Batı''dan bağımsızlaştırma yolunda atılmış (veya en azından bu yolda kullanılmaya müsait) adımlar olarak görüyor ve yarınlara -"BOP"çuluğun filan değil- daha önce hiçbir hükümetin atmadığı bu tarihî adımların kalacağını düşünüyorum, ama diyelim ki öyle değil, diyelim ki AK Parti milli menfaatlere hiç mi hiç hizmet etmiyor, o zaman bunu temin etmenin yolu AK Parti''yi dış desteğe ihtiyacı olmadığına ikna etmekten geçer. Böyle bir garantiye rağmen "gayri milli" bir duruşta ısrar ederse, kolayı var, seçimlerde AK Parti''yi sandığa gömersiniz. Evet, "öcü"süz bir Türk siyasetinde bu çok kolay olacaktır. Bu milletin evlatları demokrasinin rafa kaldırılmayacağından, hukukun ayaklar altına alınmayacağından, mukaddesatlarının çiğnenmeyeceğinden, namuslarına ve şereflerine "jakoben"ce kastedilmeyeceğinden emin oldukları takdirde, "Madem öyle gel böyle; milli irade düşmanları hangi partiyi hedef alıyorsa ben o partiye oy vereceğim!" demeyecek, oylarını gerçekten hür iradeleriyle kullanacaklardır. Böyle bir ortamda Tandoğan ve Çağlayan''dan yükselecek anti-emperyalist sloganlar da hoş gelip sefa getirecek ve seçim sandığına mutlaka müspet olarak yansıyacaktır.

Hülasa-i kelam: Türkiye''nin normalleşmesi ve "ulusalcılar" dahil herkesin endişelerinin giderilmesi için, AK Parti üzerindeki korkunç baskısının kalkması lazım.

Yeri gelmişken… Dünyanın dört bir yanında açtırdığı okullarla Türkiye dostu siyasi/bürokratik kadrolar yetiştiren Fethullah Gülen Hoca''ya Türkiye''yi dar ederek onu ABD''ye hicret etmeye zorlayan çevrelerin şimdi "Vatan haini Amerikancı Fethullah" deyip durmaları da biraz komik kaçıyor. Biraz değil çok komik kaçıyor.