
Bu hafta ekonomiyi ilgilendiren iki kritik konuyu takip ettik. Bunlardan ilki ABD Merkez Bankası Fed’in son toplantısına ilişkin tutanaklardı. İkincisi ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararı.
Her ne kadar son dönemde önemli sınamalarla karşı karşıya kalsa da ABD Dolar’ı halen küresel rezerv para birimi olma özelliğini koruyor. Bununla birlikte enerji emtiaları, altın ve önemli metallerin de fiyatlamaları Dolar cinsinden yapılıyor. Hal böyle olunca da doların değeri meselesi sadece ABD’nin değil diğer tüm ekonomilerin de gündemi haline geliyor.
Son dönemde ABD Doları’nın değerini diğer para birimleri karşısında hızla yükselten bir sürecin içinden geçiyoruz. Fed bir yandan seri faiz artışları yaparken diğer yandan da bilançosunu hızla daraltıyor. Bu süreç oldukça ince ayar gerektiriyor ve bu bakımdan hem Fed karar metni hem Başkan Powell’ın demeçleri hem de Fed tutanakları büyük önem arz ediyor.
Fed son toplantıda 75 baz puanlık faiz artışı yaparak politika faizini %2,25-2,50 aralığına yükseltti. Bu kararın alındığı toplantının tutanaklarına baktığımızda bundan sonraki süreçte de faiz artışlarının devam edileceğini anlıyoruz. Fed, faiz oranlarında bir süreden bu yana devam eden artışın uygun olduğunu ve toplam talepteki yavaşlamanın enflasyon baskılarını azaltmada önemli bir rol oynayacağını vurguluyor.
Bir diğer merak ettiğimiz konu ise devam eden sıkılaşmanın dozu. Bu konu için de tutanaklarda önemli mesajlar var. Tutanaklara göre faiz artışlarının hızı ve gelecekteki politika sıkılaştırmasının boyutunun, ekonomik görünüme yönelik gelen verilerin etkilerine ve görünüme yönelik risklere bağlı olduğuna dikkat çekilmiş. Yani faiz artışlarının hızının bir noktada yavaşlatılması gerekeceği toplantıda karara bağlanmış durumda. Zamanını ise veriler belirleyecek.
Nihayet Fed, henüz enflasyon baskılarının azaldığını düşünmüyor. Yani bir sonraki toplantıda da faiz artışı yapacak. Ancak bu oranın 50 baz puan mı yoksa 75 baz puan mı olacağına karar vermek için oldukça erken görünüyor. Zira bir sonraki toplantı tarihi olan 21 Eylül’e kadar daha çok uzun zaman var ve arada artması muhtemel enerji maliyetlerinin etkilerini şimdiden kestirmek kolay değil.
Gelelim bize. TCMB Para Politikası Kurulu geçtiğimiz Perşembe günü gerçekleştirilen toplantıda 100 baz puanlık faiz indirimine giderek politika faizini %13’e çekti. Piyasa beklentisi daha önceki toplantılarda olduğu gibi Kurul’un bu sefer de pas geçeceği yönünde olduğu için karar sürpriz etkisi yarattı. Ama TCMB’yi yakından takip eden herkesin bildiği üzere Kurul faiz indirimi için fırsat kolluyordu.
Toplantı metnindeki ifadelere bakarak TCMB’nin bir süreden bu yana politika metinlerinde de vurguladığı üzere yatırım, üretim ve istihdam artışının ivmesinin yavaşlamasından duyulan endişe ile faiz indiriminin yapıldığını anlıyoruz. Kurul 2022 yılı 3. Çeyreğine yönelik olarak büyümeye dair öncü göstergelerin ivme kaybından endişelenmiş durumda.
Son olarak Kurul kararından yapabileceğimiz en önemli çıkarım müşterilerine kredi tahsis etmede çekingen davranan bankaların daha fazla kredi vermesini sağlayacak adımların planlandığı yönünde. Zira TCMB, politika faizi ile kredi faizleri arasındaki makasın açılmasından ve bunun da parasal aktarım mekanizmasının etkinliğini azaltmasından rahatsız görünüyor. Önümüzdeki günlerde TCMB ve BDDK eliyle bankaların kredi kanalını yeniden açmalarına yönelik zorlayıcı adımlar gelebilir.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.