
Devam eden dezenflasyon programının farklı ekonomik veriler üzerindeki yan etkileri giderek daha da belirginleşirken en önemli etkinin imalat sanayi üzerinde olduğunu ifade edebiliriz. Her ne kadar aksi iddia edilse de kontrollü kur politikası nedeni ile hem içeride hem de dışarıda rekabetçiliğini kaybeden imalat sanayiinde kapasite kullanım oranının geldiği seviye neredeyse pandemi dönemini yakınsamış durumda. Hatta son veri pandemiden çıkış döneminin altında gerçekleşmiş görünüyor.
Merkez Bankası’nın İktisadi Yönelim İstatistikleri kapsamında derlediği İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı verisi, imalat sanayiinde faaliyet gösteren işyerlerinin mevcut fiziki kapasitelerine göre gerçekleşen kapasite kullanımlarını izlemeyi amaçlıyor. Veri aylık olarak derlenip açıklanıyor ve imalat sanayii gelişmelerini takip etmek açısından oldukça önemli. Ayrıca bu veriyi yine İSO İmalat PMI verisi ile beraber okuduğumuz tablo daha açık görünüyor.
Nisan ayında Kapasite Kullanım Oranı verisi %73,8 olarak gerçekleşti. Uzun süredir düşüş devam ediyor ve diğer veriler de imalat sanayiindeki bu daralmayı destekler nitelikte geliyor. Örneğin İSO İmalat PMI Mart ayında 47,90 olarak gerçekleşti ve bu veri oldukça uzun süreden bu yana eşik değer olan 50’nin altında.
Diğer yandan TÜİK verilerine göre; 2024 yılı Ağustos ayından bu yana aylık seride hem bir önceki yıl hem de bir önceki aya göre imalat sanayii istihdamı sürekli geriliyor. Örneğin son bir yılda toplam ücretli çalışan sayısı 203 bin kişi artarak 15 milyon 297 bine çıkarken aynı dönemde sanayi sektöründe çalışan sayısı 156 bin 967 azaldı. Her ne kadar son bir yıl içinde ücretli çalışan sayısı artıyor olsa da ağırlık hizmetler sektörüne kayıyor. Elbette bunun en önemli nedenlerinden birisi de imalat sanayiindeki daralma ve reel sektörün kur politikası nedeni ile rekabetçiliğini büyük ölçüde kaybediyor olması.
Sanayi sektörünün bir diğer sorunu da finansmana erişim ve finansman maliyeti. Devam eden aylık kredi kısıtı uygulamaları ve artan enflasyon beklentileri nedeni ile yüksek kalmaya devam eden faizin etkileri sanayi sektörünü zorlamaya devam ediyor.
Ayrıca savaş nedeni ile daha da artan girdi maliyetleri sanayiciler için işleri daha da kötü hale getiriyor. Maliyetler finansman ihtiyacını artırırken aylık kredi büyümesi kısıtları nedeni ile oluşan banka limit açığı konusu da gözlerden kaçmaması gereken önemli bir sorun. Hatta işleri iyi olsa bile pek çok sanayicinin bankalardaki limit sorunları ile mücadele ettiği de herkesin bildiği bir gerçek.
Özetle tüm bu veriler, gelişmeler ve politikalar ışığında sanayinin alarm verdiğini görüyoruz. Sanayicinin serzenişleri uzun süreden bu yana devam ederken İran Savaşı’nın oluşturduğu riskler ve maliyet artışları serzenişleri çığlığa dönüştürmüş durumda. Mevcut programın savaşın etkilerini de göz önünde bulundurarak gözden geçirilmesi artık bir tercih olmaktan çıkarak bir zorunluluğa dönüştü. Reel sektörün kalıcı hasar almaması için bir önce programda revizelere ihtiyaç olduğu aşikar.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.