Trump’ın, İran’la dolaylı görüşmeler yapıldığı ve ‘iyi gittiği’ duyurusu ile saldırıları öteleme kararı nasıl ele alınmalı? Trump, görevin tamamlandığını açıklamaya hazırlanıyor. ‘12 gün önce’ “ABD’nin dünyanın gözü önünde lime lime çözülmeye başladığını” kayda geçirmiştik. Diğer tüm günlük piksel analizleri, aktüel gelişmeler anlamsızdı. Şimdi Trump’ın söylediği şudur: ‘Ellerimi yıkıyorum, çıkıyorum’… Şimdi herkes şu sorunun peşinde, buna güvenebilir miyiz? Oysa fark etmez. Sonuç değişmeyecek.
Trump’ın, İran’la dolaylı görüşmeler yapıldığı ve ‘iyi gittiği’ duyurusu ile saldırıları öteleme kararı nasıl ele alınmalı?
Trump,
görevin tamamlandığını açıklamaya hazırlanıyor.
‘12 gün önce’ “ABD’nin dünyanın gözü önünde lime lime çözülmeye başladığını” kayda geçirmiştik. Diğer tüm günlük piksel analizleri, aktüel gelişmeler anlamsızdı. Şimdi Trump’ın söylediği şudur: ‘Ellerimi yıkıyorum, çıkıyorum’…
Şimdi herkes şu sorunun peşinde, buna güvenebilir miyiz?
Oysa fark etmez. Sonuç değişmeyecek. Trump, zaman kazanmak veya piyasaların gazını almak için söylemiş olsa da aynı kapıya çıkacak…
Batı’nın yüzyıllardır, ABD’nin on yıllardır devam eden Ortadoğu’yu yönetme, hükmetme sürecinin sonuna da gelmiş olabiliriz…
“Körfez ülkelerinde savaşın iki-üç hafta daha süreceği değerlendirmesi yapılıyor. Burada belirleyici
olacak. İsrail, ABD üzerinde etkili olmaya çalışacak, ateşkes veya kısa sürede barışa ulaşılmasını engellemek isteyecektir.
ABD ve İsrail’in başlangıç pozisyonlarının birbirinden uzaklaştığı yönündeki değerlendirmeler arttı
. Bu da savaşın
sonucunu doğurabilir”…
“İsrail, savaş mümkün olduğunca uzasın, İran’a daha fazla zarar verelim gibi bir politika da izleyebilir. Bu yaklaşımın karşısında
önem kazanacak. İsrail kendisi için önemli olan askerî, sınaî hedefleri ortadan kaldırmadan
izlenimini veriyor.
”…
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, Körfez turunun/Arap-İslam ülkelerinin Riyad’daki toplantısının ardından yaptığı açıklamalar böyle…
Sorunun merkezine İsrail’i alan bu değerlendirmeler elbette doğru. Savaşı başlatan ve sürdüren Tel Aviv. Bu anlamıyla biraz Ukrayna savaşında İngiltere’nin rolüne de benziyor. Moskova-Kiev-Washington’un barış yapmasını engelleyen Londra’ydı. Burada ise Trump’ın savaşı “makûl” noktada kesip, seçmenlerine pazarlanabilecek formatta çekilmesini engelleyen İsrail…
Sayın Fidan’ın, “ABD ve İsrail’in başlangıç pozisyonlarının birbirinden uzaklaştığı yönündeki değerlendirmeler arttı” kıymetlendirmesini, diğer tarifle İsrail’in “
” somutlaştırmak gerekiyor ki, önümüzdeki günlerde yaşanabilecekleri kestirelim…
Trump’ın, “Savaş büyük ölçüde bitti” açıklamasının üzerinden iki hafta, “Vuracak hedef kalmadı” açıklamasının üzerinden 12 gün geçti. “Yakın, çok yakın gelecekte oradan ayrılacağız” da dedi. Hatta İran yalanlamış olsa da Witkoff-Arakçi arasında iletişim kurulduğu da doğruydu…
Bunlara İsrail’in verdiği cevap, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri
Ali Laricani’nin öldürülmesi
ve dünyanın en büyük doğalgaz alanı Güney Pars gaz sahasına ve Asaluyeh Rafinerisi’ne saldırı düzenlenmesidir. Trump’ın alelacele, “Benim haberim yoktu, İsrail bize haber vermedi” nedeni de odur…
Bu anlamıyla suikast ve bombardımana uğrayan Washington’du
. Bakan Fidan’ın, “Suikastlar devam ediyor” notu bu mânadadır. Savaşın ilk iki gününde, Tahran’ın “başını koparmak” amacı güden ve zaman zaman tekrarlanan suikastlardan ayrıdır Laricani’nin öldürülmesi. Daha ileri giderek, Tahran düşse, hükümet çökseydi, ABD için Laricani “
”. İsrail, Amerika’nın ihtimalini de öldürdü…
Keza enerji sahalarının vurulması da
savaşın bölgeye yönelik etki-tepki ivmesinin yağlanmasıydı
. Sonuç olarak İsrail, Trump’ın/Amerika’nın
. Tıkamaya devam eder. Sayın Bakan’ın, İsrail ve ABD pozisyonlarının birbirinden uzaklaştığı yönündeki notunun izahı budur, Netanyahu’nun savaşı sürdürmek uğruna sınırları ne kadar aşabileceğinin de göstergesidir…
“Trump ABD’sinin İsrail’e yanıtı ne olabilir” sorusu değerli hatta belirleyici -ki yanıt verdi işte- ama “
bölgenin İsrail’e cevabı ne olacak
” merakı herhalde daha anlamlı olsa gerek…
Mâlum, Türkiye, ‘bölge sorunlarının bölge ülkeleri tarafından çözülmesi’ olarak sadeleştirilebilecek gayet akl-ı selim, uzun vadeli ve çok ortaklı bir zemin inşa edilmesini öneriyor. Geniş platform üzerinde inşa edilecek bu “koalisyon” tabiatı gereği
güvenlik ve istihbarat akıllarını da üretmek zorunda
. Riyad’daki son toplantıda özne İran olmasına rağmen zımnen kafa yorulan biraz da buydu…
Dikkat edilirse,
ve
gibi coğrafyaya uzak ama jeopolitik gerçekliğin parçası olan ülkeler de katıldı. ABD, İngiltere, Fransa, İsrail veya o taraftan kim aklınıza gelirse, Ortadoğu’ya müdahil olduğunda sorun çıkıyor. Ve bir türlü bitmiyor. Faturayı biz ödüyoruz. Öte yandan bu bakış, Trump ABD’sinin -tıpkı Avrupa örneğindeki gibi- bölgede daha az bulunma fikriye de uyumlu. Tabii şu anda tersi yaşanıyor, Pasifik’teki birlikler buraya geliyor ama “master plan” buydu…
İki yaklaşım buluşur mu, buluşunca iyi mi kötü mü olur bilemeyiz. Ama bu yaklaşımın çözmesi gereken temel sorunlar başka…
, Körfez ülkeleri üzerinden Ortadoğu’da inşa edilmiş ve on yıllardır kökleşmiş, ABD/Batı’yla neredeyse organik olarak entegre bir eko-politik sistem var. Bu sarsılıyor. Yıkılırsa, monarşilere etkisi nasıl olur?
İki, savaş bölgeye yayılırsa
, sonuçları bölgenin şimdiye değin yaşadığı savaşlar veya krizlerin toplamından ağır olur. Bu yüzden, alternatif bir güvenlik şemsiyesi düşünülüyorsa, hani “Arap ya da İslam NATO’su” denilen türden, önce bu ülkelerin “ortak/organize/birlikte eylem geliştirme, sahaya yansıtma, caydırıcı olma” problemi çözülmelidir. Gerisi hikâye…
Bu ülkelerin böyle bir refleksleri yok. Hiç oldu mu o da ayrı. Varsa da çoktan köreldiği ortadadır. Bu yüzden Türkiye, Pakistan, Azerbaycan gibi ülkelerin katılımının dikkatli ele alınması gerekiyor. ‘Yanlış’ demiyoruz, ‘dikkatli’ diyoruz…
#ABD
#İsrail
#Donald Trump
#İran