
Hasan Aycın''ın “Gece Yürüyüşü” (YediGeceKitapları, 1994) adlı albümündeki ilk çizgiye baka baka okudum “Su Burcu” şairinin yeni şiir kitabı “Yarın Bekleyebilir”i (Hece Yay., 2011).
O çizgi Hasan Aycın''ın dünyaya bakışını tek başına ele veren, hatta o dünyayı “ap-açık” hale getiren “Nazar-çıbanı” çizgisidir.
Hem halk dilindeki “göz-çıbanı” tanımına hem de “kişinin kendi iç-nazarının dışa vurması”na karşılık düşmesiyle iki tarafı da kesen bir bıçak gibidir o çizgi.
Çıban eğer göz şeklindeyse, bundan onun nazar sonucu oluştuğuna hükmedilir halk arasında. Birilerinin nazarı, muhatabının bir sözünü, özelliğini, tutumunu ya da eylemini kıskanmış ve bu kıskançlığını onun bedenine bir mühür-göz olarak işlemiş demektir.
“Nazar çıbanı” çizgisindeyse durum bunun tam tersinedir.
Bir zihin (dolayısıyla zihniyet) hayata, durumlara, olaylara ilişkin yoğun nazarını göz göz çıban olarak dışına aktarmıştır. Elleriyle başını sımsıkı sararak nazarının dışa vurmasını engellemek de istemiştir aslında ama çıban(lar) nazarın şiddeti''yle el perdesi''ni aşmış, eli bile çıbanlaştırmıştır.
Hüseyin''in şiiri, “nazar”ın perdelenme çabasıyla, bunda aciz kalınması an''ının “ara”sına denk düşer; eylemekle, eyleyememenin, söylemekle söyleyememenin “ara”sında ol-an bir oluştur (Ara, ol-an kavramları için bkz.: Özkan Gözel, Hızır ile Musa –Olmak ve Aramak-, İnsan 2011)
Ara''da olmak arada-kalmak değildir. Ara''da olmak, eylemekle eyleyememenin çatında durmak, ikisine birden dokunmak, iki halde bir''likte var olmaktır. Susmanın pişmanlığını duyuracak söylemenin, söylemenin pişmanlığını duyuracak susmanın mevcudiyetini eş-zamanlı olarak idrak etmektir.
Kimi Batılıların “anlamla ses arasındaki ulvi tereddüt” dediği şeydir ara.
Borges''e göre çeşmenin “çöl özleminin uzantısı” olmasıdır ve yine onun kelimeleriyle şu an''ı duyuracak öteki an''ın özlemidir ara.
Şiirin kelimeleri (ya da kelimelerin şiiri) tam bu an''daki ol''uştan gelir, (k-l-m) yara yara gelir, yara-lamak suretiyle gelir ve göz göz yaradan, bir bebeğin ellerinde gece vakti nokta nokta enikleyen kınalar gibi karararak gelir, konar örtülmek istenen perdelerin üzerine. Çünkü şairin nazar''ı intizar''ına nedendir; infial''ine mekan, infilak''ına imkandır.
Bunlara bağlı olarak Hüseyin''in şiirini “nazar''a, nazarını dilden sakınma''ya, nazarın dile dökülmesini erteleyememeye” dair bir teslisin gramerinden doğan infilak olarak değerlendirmek hiç de abartılı olmasa gerektir:
“Yarın bekleyebilir
Beklesin çünkü henüz kalbimde gizli
Üstelik mahpus –bırakmadım- hazinenin kilidi
Beklesin çünkü birikiyor içimde bir isyan
Ve henüz söylenmemiş haykırılmamış sözleri”
Nazar çıbanı, vasat bir bakışın göremediğini gören gönül gözünün, şairin aklında yol açtığı infial''le, kelime suretinde infilak''ından başka nedir?
Bu infilak Hölderlin''deki temsilin tahavvülünden görünenin kendisine geçmek değil, aksine temsilsizliği temsil etmektir. Nitekim zikrettiğim teslis bir zincirlemeyi değil, şiir hal''i içinde (sesin kelimeye tahavvülünde) bir an''da tahakkuk edişi belirtir; ne bir şeyin temsiline yol açar ne de bir şeyin temsilini erteler; kendi temsilsizliği iç-inde, ol-an''da sözcelenerek var-olur çünkü:
“Sonra da ölüveririz habire ölüyoruz zaten
-Canı sıkılmıyor değil habire ölmemizden Azrailin-
Harf gibi yalnızız kelime tenhalığında cümlemiz tek
Ölüme dirime ve aşka düğüne gider gibi gideriz
-Hiç diri vermiyoruz meleğe hep ölü veririz-”
Tam da bu yüzde uzak-laşmış olmalıdır metropollerden Hüseyin. Lisanslı sosyologtur bilir metropollerde bozulan ilk şeyin ses olduğunu. Ses sesle savaştadır Metropolde. Bu yüzden niteliği, niceliği, maksadı, istikameti belirlenemeyen seslerin içinde bir kar tanesi gibi erir gider has seslenişler.
Nazar basireti, intizar mahremiyeti, infial sükuneti, infilak ıstırabı doğurduğundan sesin dışındaki her şeye kapanır işte Hüseyin.
Ve bilir ki şiirine akraba olan o çizgi aslında biçim değiştirmiş bir elif''ten ibarettir.
Ve şiirin göbek deliği olan “nazar çıbanı” sadece derdini sevenin derdidir.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.