Kültürlü olmak, kültürle olmak

Ömer Lekesiz
Ömer LekesizYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 05/03/2017, Pazar • Yeni Şafak Haber Merkezi
Kültürlü olmak, kültürle olmak

Akıl, sahibine bazen oyun edebilir.



Belki çoğu zaman böyledir de biz onun oyuncağı olmadığımızı göstermek için

bazen

kelimesiyle sınırlandırıyoruzdur o oyunu.



Bu manada aklımın bana oynadığı son oyun: Bugün bitecek olan Kültür Şurası'nın Eskişehir'de yapılacağına dair saplantımdır.



Neden Eskişehir? Hem neden Eskişehir'de de olmasın?



Elbette bunların makul bir cevabı vardır ama bunlar sonucu değiştirmiyor: Şura'nın yapıldığı yer: İstanbul.



Ben bu oyunun hesabını aklıma sormaz mıyım?



Sorarım!



Hayır soramam!



Çünkü, insan dediğimiz biraz da budur: Bir oyun yeri olan dünyada, sadece oynanmaz, kimi zaman oyunun kendisi ya da en azından bir aleti haline gelinebildiği gibi, oyunun sadece görme ve görülme biçimlerinden biri olduğunu idrak ederek, onun ötesindeki hakikate, gerçek sorumluluğa da erişebilir.



Nitekim kültür de bu cümleden bir olgu değil midir?



Kültürlü olma oyununu oynarken, dünyaya sahih bakışlardan birinin kültürle mümkün olabildiğini anlamak, asil bir duruşun, tutumum ve hatta siyasetin onunla üretilebileceğini anlamak gibi…



Din'den söz etmiyorum, çünkü

din bir kültür değildir

. Diğer bir söyleyişle, din, tıpkı siyasete, ekonomiye, tarihe vb. indirgenemeyeceği gibi, kültüre de indirgenemez.



Dünya yaşantısını güzelleştirmek, kolaylaştırmak, sistemleştirmek amacıyla,

ancak ve ancak din sayesinde kazanılabilecek bir zihniyetin süzgecinden geçerek

, dünyevileşen anlayışlardan, kurallardan ve kaidelerden söz ediyorum.



İnsanın kendisinden daha sağlam şahidi yoktur; bu bağlamda tecrübe, yaşanmışlık dediğimiz şey mümkün tezlerimiz için oluşturduğumuz kullanışlı bir arşivden ibarettir.



Bu nedenle yetmişli yılların Kırıkkale'sine dönüyorum.



Şehir esnafının, “Vatandaşın ayağına çarpmadıkça onda satın alma duygusu oluşturmuyor” şeklindeki hinlikle, leblebi çuvalını bile kaldırıma koyduğu Kırıkkale!



Vatandaşının içinde oturanı ille de görme merakıyla taksilerin camlarına yapıştığı, “yer sokaksa orada mahremiyet olmaz” dercesine her şeyin röntgenini çekmeye uğraştığı Kırıkkale!



Elbette şimdi böyle değildir, ama '70'li yıllarda böyleydi.



Ben çocuktum ve kitap okumaya meraklı bir öğrenciydim o zamanlar.



Kısaca tasvirini yaptığım o ortamda, bana uygun bir yer olabilir miydi?



İlk bakışta imkansız gibi görünüyor ama vardı; hem de beni

kültürlü olmaktan kültürle olmanın farkına

erken dönemde eriştirecek olan bir yer!



Karakaya Kitabevi.

Sahibi, zamanla hayata dair altın kıymetindeki hasletleri, hassasiyetleri de kendisinden öğreneceğim

Fehmi Karakaya

'ydı.



İlk zamanlar bir kedi ürkekliğiyle girdiğim o kitabevinin giderek müdavimi olmuştum. Çünkü Karakaya kitap satan biri değildi; kendisini çocuklara, gençlere kitabı sevdirmekle ve okutmakla görevli kılmış biriydi. Beğendiğim kitap hemen benim olurdu; onu okuyup yeni bir kitap için oraya tekrar geldiğimde, önceki kitaptan ne öğrendiğimi de önce Karakaya'ya anlatırdım. Sanırım anlama ve anlatış biçimimden ilgilerimin istikameti ve düzeyi hakkında kimi çıkarımlarda bulunuyor olmalıydı ki, giderek kendi beğendiğim kitaplardan, asıl okumam gereken kitaplara doğru yöneltti beni.



“Yöneltti” deyişime bakmayın, en küçük bir zorlama, ısrar, koşullandırma yoktu bu yönlendirişte. Sanki ben özgür irademle kendi düşüncelerimi inşa ediyormuşum gibi, onun tarafından inşa ediliyorum.



Karakaya ağabey sayesinde iyi okuyan, düşünen ve konuşan diğer ağabeylerle tanıştım.

Haydar Keskin

,

Süreyya Kahraman

, merhum

Metin Bal

ve daha niceleri… Bacak kadar boyumla koca koca adamların sırasına katılmıştım.



Şimdi geriye dönüp baktığımda bu insanların benim için ne büyük bir müsmir fener olduklarını daha iyi anlayabiliyorum. Kültürlü olmak niyetiyle başlayan yoldan, kültürle

asıl davaya ulaşmak

, siyasi bilince erişmek, sahih bir dünya görüşüne kavuşmak… Onlar olmasaydı bunlar mümkün olmazdı.



Sonra '80'li yılların Ankara'sı geldi, yine bir kitabevinden geçti aydınlıkta dünyaya bakma ve anlama yolum:

Akabe Kitabevi

.



Buranın da sahibi Fehmi Karakaya'ydı ama

Recep Yumuk

ağabey tarafından işletiliyordu.



Daracık ve kısacık bir koridordan ibaret olmasına rağmen, en sıkı kitaplar hem de ayakta ancak orada okunurdu.



Darlığı ve biz gençler tarafından işgal edilmişliği nedeniyle müşteriler aradıkları kitabı ancak kapıdan içeri seslenerek sorabilirlerdi.



“İnkılap tarihi var mı?”



En erken davrananımız içeriden, kesinliğinden mutmain olduğu şu cevabı verirdi:



“Öyle bir tarih yok!”



Şura dedim, nerelere geldim.



Böyledir hatıralar; söz ile buluştukları anda şişede durdukları gibi durmazlar!



Zaman ve şartlar değişse de, kültürlü olmanın kültürle olmaya evrilebilmesi için, yegane ihtiyacın hala Fehmi Karakayalar, Recep Yumuklar, kısaca ağabeyler ve kitabevleri olduğunu düşünüyorum.

Yani, ben bir gericiyim.



Gerçekten soruyorum, Kültür Şurası neredeydi?


Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026