Oy dilendirilen ablalar, teberruları iç edilen hacılar

00:0022/04/2014, Salı
G: 12/09/2019, Perşembe
Ömer Lekesiz

Seçim bitti; Başbakanın ülkeyi yönetişine dair güven de yenilendi.Seçimden Başbakan aleyhine (dikkat ediniz AK Parti aleyhine değil) büyük beklentileri olanların hevesleri kursaklarında kaldı.Şimdi medya yoluyla birileri "Seçim gitti, kavga bitti; hadi artık işimize bakalım" diyorlar.Ama halk böyle demiyor.Halk, hakkı en gerçekçi biçimiyle gözeterek şunları söylüyor:"7 Şubat MİT kalkışması, Haziran Gezi kalkışması, 17 Aralık seçim ayarlı darbe kalkışması bu ülkenin Başbakanını yıpratmak, onun adına

Seçim bitti; Başbakanın ülkeyi yönetişine dair güven de yenilendi.

Seçimden Başbakan aleyhine (dikkat ediniz AK Parti aleyhine değil) büyük beklentileri olanların hevesleri kursaklarında kaldı.

Şimdi medya yoluyla birileri "Seçim gitti, kavga bitti; hadi artık işimize bakalım" diyorlar.

Ama halk böyle demiyor.

Halk, hakkı en gerçekçi biçimiyle gözeterek şunları söylüyor:

"7 Şubat MİT kalkışması, Haziran Gezi kalkışması, 17 Aralık seçim ayarlı darbe kalkışması bu ülkenin Başbakanını yıpratmak, onun adına leke sürmek, onu acze düşürmek ve ricat ettirmek için yapıldı.

Biz bunları gördük ve önümüze çıkan ilk seçimde onlara karşı Başbakanın yanında olduğumuzu, ona güvendiğimizi apaçık beyan ettik. Ama bizim bu beyanımız bir son değil bir başlangıçtır.

Başbakan, üç kalkışmada da rolü çok açık olan Hizmet Örgütü ve destekçileriyle hesaplaşmalıdır.

Hesaplaşmalıdır çünkü hainin ihanetiyle, müfterinin iftirasıyla, bozguncunun bozgunuyla kalması hak değildir.

Madem onlar haksız bir nedenle, tarifsiz bir kinle Başbakan"a (ve onun şahsında millete) düşmanlık etmişlerdir, o halde düşmanlıklarının hesabı onlardan sorulmalıdır.

Bu bağlamda Başbakanın Cumhurbaşkanı olması, mevcut Cumhurbaşkanının Parti emanetini devralması veya her ikisinin de aynı görevleri birer dönem daha sürdürmeleri mesele değildir.

Mesele, onların hangi makamda bulunurlarsa bulunsunlar, en büyük amirleri ve en küçük memurları dahil Hizmet Örgütü"yle hesaplaşmaları meselesidir.

Çünkü görünen köy kılavuz istemez. Aslî ya da taşeron darbeci olarak Hizmet Örgütü elemanları seçimden önce nasıl bir kumpasçılık, tezgahçılık, ukalalık, pişkinlik, sırıtkanlık içinde iseler bugün de bunu aynıyla sürdürüyorlar.

Seçimin onlar için bir utanç ve pişmanlık nedeni olması gerekirken, bilakis onlar seçimi kaybetmenin neden olduğu ağır bir beyin hasarıyla daha da arsızlaşmış, ahlaksızlaşmış, densizleşmiş ve dengesizleşmiş olarak aynı hal üzere devam ediyorlar.

İyi niyetli, merhametli kimi yazar arkadaşlarımızın "affedilmesi gereken yeni zaman Vahşisi" olarak gördükleri Hizmet Örgütü"nün lideri, Hz. Hamza"nın katili Vahşi gibi kapının eşiğinde ağlayarak özür dilemiyor, bilakis sırıtarak kapıyı tekmeleme terbiyesizliğine son güçle devam ediyor.

O halde nerede olursanız olun ama bu Haşhaşilerle hesaplaşmayı ertelemeyin, ötelemeyin."

Halk bunu diyor.

Halkın bu talebi bir kan davası gütmek, öç peşinde koşmak değildir, bu hadsize haddini bildirmesi suretiyle hakkın yerini bulmasını talep etmektir.

HAKİKATİ ÖRTENLER

Kapıyı tekmelemeyi alışkanlık haline getirmiş olanlardan biri "Zikirmatikli analar gözü yaşlı babalar" şeklindeki şiirsel ağıdında yoktan mazlumlar yaratmaya çalışırken nedense CHP"ye oy dilendirdikleri o ablaların eli zikirmatikli, dili hayır dualı annelerine nasıl hesap vereceklerinden hiç söz etmiyor.

Bir diğeri dini hislerini istismar ederek Müslümanlardan "teberru" niyetiyle aldıkları paralarla Hizmet Örgütü"nün banka, medya, kargo, ajans, yayınevi vb. hangi birimini kurduklarını veya beslediklerini saklı tutarken, güya hizmette ne kadar gayretkeş olduklarını yanlış bir tarih okumasıyla, ters bir mantıkla anlatmaya çalışıyor.

Bir başkası kendini Habil sanarak, Hizmet Örgütü"ne mensup olmayanları Kabil ilan etmeye kalkışıyor. Aslında Neron bile olmayacak kadar çapsız, yarınsız ve ahiretsiz olan bu ve benzeri tipler halk içinde serseri mayın gibi gezerek tahribatlarına doludizgin devam ediyorlar.

Bir öteki "cübbeli müneccim" koltuğuna oturup gündelik gerçekleri çarpıtma çabasını sürdürürken, güya yorum, değerlendirme yapmak adına seçim öncesinde kimlere nasıl hakaret ettiyse seçim sonrasında da onları hayasızca tekrarlıyor.

HALK SEÇİMİNİN TAKİPÇİSİDİR

Bunlara bakınca, halkın yukarıda zikrettiğim düşünce ve talebinde ne denli haklı olduğu ayan beyan ortaya çıkıyor.

Abone, burs vb. isimler altında Hizmet Örgütü"nce haraca bağlanmış küçük esnafın ilk planda onun tasallutundan kurtarılmış olması olumlu görülüyor ama yeterli görülmüyor.

Hizmet Örgütü"ne karşı sonuçları kesin, açık bir müdahale isteniyor ve hesap sorulması bekleniyor.

Halkın sesi duyulmalı, talepleri gözetilmelidir.

Çünkü halk gerçekçidir ve kimi neden seçtiğinin bilincindedir.

twitter.com/OmerLekesiz