
Kadın dendikte, hangi kadından söz edildiğini açıklamaksızın sanki öz ve biçimi sabit bir kadınlık durumundan konuşuyormuş gibi konuşmanın yararına da samimiyetine de inanmadığım için Başaran"a iki sosyal medya mesajıyla tepkimi belirttim. Sonuç şu "Bıyıklıların açık/kapalı kadın ayrımı" başlığı altında beni bıyıklıların (ki birazdan açacağım bunu) temsilcisi olarak atamakla kalmayıp güya benden beklemeyeceği "son derece ortalama bir erkek tavrı"nın içine siyaset yapan biri olarak oturdu vermiş.
Söyler misiniz, 26 kelimeden ibaret iki mesaja dayanarak bunu yapmak hangi etiğe sığar?
Yok ama var bir etik: Etiksizlik etiği!
İşte bu etiksizlik etiğidir ki, tesettür konusunda iktidarın problemini bildiği ve CHP"nin bu konudaki kaypaklığını gazeteci olarak izlediği halde, bu sorunu dindarları iktidardan soğutabilme umuduyla kaşımayı tercih eder.
Başörtülü vekil konusunda gazeteci olduğunu unutup yargıç gibi ahkam keser!
Gelelim şu bıyıklılar meselesine.
Onlar ağır işçilerdir, emekçilerdir, hamallardır, hizmetlilerdir, esnaftır… Diğer bir söyleyişle mevcut iktidara oy verenlerdir. Sakallı oluşum Başaran"ın "ortalama bir erkek tavrına" düşenlerden olma suçlamasından kurtarıyor beni aslında çünkü onun demokrasi ezberini sağlayan dünyada ben bıyıklı değilim banko teröristim!
Peki bıyıksızlar kimdir?
Çorumlu Osman Emmi anlatmıştı: "60 ihtilalinde muhtardım, Menderes"i hapse attılar beni de muhtarlıktan ettiler. Ama yetmedi bir de köye sorgulamaya geldiler. DP"li olmakla zaten suçlu sayıldığım için bana isnat ettikleri diğer suçlamalara karşılık, "Eğer bu dediklerinizi yaptıysam, şu bıyıkları keser, köy meydanında kadınım diye bağırırım" deyiverdim. Başımı bir kaldırdım ki beni sorgulayan kaymakamın, nahiye müdürünün, karakol komutanının üçü de bıyıksız. Bana "ölümlerden ölüm beğen" der gibi bakıyorlardı."
İşte bıyıksızlar da bunlardır.
Bunlar aynı zamanda kapitalizmin bayraktarlarıdır, darbecilerdir, halktan nefret eden seçkinlerdir, monşerlerdir, Avrupa"da eğitim görmüş solculardır, malum medyada özgürlükçü, hafif Marksist takılan zekaları kıt ama dilleri papuç gibi uzun entellerdir ve güya sanatçılardır.
Yani daha on yıl öncesine kadar bunlar Türkiye"nin seçkinleridir. Başaran"ın bıyıklılar diye küçümsedikleri ise eskinin de yeninin de halkıdır. Onların durumu Başaran"ın despot demokrasisinde de özgürlük ortamında da değişmez; onlar hep bıyıklıdır.
Söz konusu iki mesaja mal bulmuş mağribi gibi sarılıp masaya yumruğunu indirme pozlarını takınınca kendi kurduğu tuzağa düşüverdiğini de görememiş Başaran: Bıyıksızların hakimiyetini özlemek ve bıyıklılar topluluğunu küçümsemekle aslında muhafazakarlığın daniskasını yapmış. Sonra zekice davranıp demokrasi filan gibi şiirsel talepler eşliğinde "Başörtüsü her zaman bir erkek sorunuydu. Yasaklayan Kemalist erkek zihniyetti" ninnisine kendisini kaptırınca bu kez şu soruların sorulacağını unutuvermiş: Bu "Kemalist erkek zihniyet" dediğiniz bıyıksızlar değil miydi? Ve hala iktidarın bu işi çözmesini engelleyenler de bu bıyıksızlar değil mi?
Bu kafa karışıklığı içinde Başaran"ın "(B)iz kadınlar aynı taraftayız, aksi telkin ve kışkırtmaları artık yutacak yerimiz kalmadı. E bu durumda... Ayrımı yapan, sorunu çıkaran zihniyetinizin bıyıklarını hayat çorbamızdan (çekin, ÖL) …" demesi ve güya bunu destekleyen bir fotoğrafı kullanması da ilginç!
Kağıt üstünde delikanlılık rolleri oynarken, n"ola bıyıksız ayaklardan üretilmiş kendi hayat çorbasına bıyıklıların tenezzül bile etmeyeceğini, öte yandan kendisi himmete muhtaçken, başkasına himmet etmeye kalkışmasının çok komik kaçacağını da bir düşünüverseymiş.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.