
Üniversitelerdeki Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerinin, "edebiyat öğretmeni" yetiştirmek üzere kuruldukları bilinen bir şeydir.
Söz konusu bölümlerin kuruluşlarında ve buralardaki eğitim-öğretim modellerinin belirlenmesinde büyük hizmetler veren merhum Mehmet Kaplan''ın da bölümün ilk amacı doğrultusunda öğrencileri yazarlıktan soğutarak sadece öğretmenliğe yöneltecek telkinlerde bulunduğu söylene gelmiştir.
Bunun sonucu olarak tıp, veterinerlik, hukuk, siyaset, sosyoloji, felsefe vb. bilim dallarında eğitim görerek yazarlıkta karar kılanların sayısı, Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerini bitirerek yazarlıkta karar kılanların sayısından kat be kat daha fazla olmuştur.
Ama şu da bir gerçektir ki, hemen her yazarı ilk yetiştiren, ilk destekleyen de çoğunlukla onların edebiyat öğretmenleridir.
Bu sonuca rağmen Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerinde zamanın edebiyatı izlenmemiş, bir edebiyat akımının ya da bir yazarın ölümünün üstünden ancak elli yıl geçtikten sonra onlar akademik incelemeye, eleştiriye tâbi tutulmuşlardır.
Nihayet, son on yıldır, gerek "öğretmen yetiştirme" amacında, gerekse zamanın edebiyatını izleme konusunda üç üniversitenin Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerinde önemli bir değişim meydana gelmiştir.
Bu değişimi sağlayanların ilki Boğaziçi Üniversitesi''dir.
Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, öğrencilerinin "Türkçe dili ve edebiyatından başlayarak genel olarak dil ve edebiyat alanlarında duyarlılık ve zevklerini geliştirmelerini; lisans eğitiminden sonra ne yapıyor olurlarsa olsunlar, dil ve edebiyat konularındaki temel eğitimlerini en etkin biçimlerde kullanabilme ve daha da geliştirebilmelerini" hedefleyerek, benzerlerinden farklı olabilmiştir.
İkincisi, Bilkent Üniversitesi''dir.
Talat Sait Halman''ın yönetimindeki "Türk Edebiyatı Bölümü ve Türk Edebiyatı Merkezi"nin, son on yılda, Dünya Şiir Günü: Fazıl Hüsnü Dağlarca ve İlhan Berk, Sürrealist Mevlevi: Asaf Halat Çelebi, Uluslararası Evliya Çelebi ve Seyahatname Sempozyumu, Dünya Şiir Günü: Yahya Kemal, Genç Eleştirmenler Sempozyumu, Vüs''at O. Bener Aramızda..., Leylâ Erbil''de Etik ve Estetik, Arzunun Halleri: Türk Edebiyatında Aşk, Asfalt Ovalarda Yürüyen Abdal: Behçet Necatigil Sempozyumu, Murathan Mungan''la Söyleşi başlıkları altında gerçekleştirdiği etkinliklere bakarak, diğer üniversitelere göre nasıl bir farklılık ortaya koyduğunu belirlemek mümkündür.
Üçüncüsü ise, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi''dir.
Ekonomik ve teknolojik eğitimi öncelemesine rağmen, bünyesinde yer verdiği Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü''nde, öğrencilere "...dil ve edebiyat derslerinin yanı sıra, bir nevi atölye çalışması niteliğindeki yazarlık ve araştırma teknikleri dersleriyle, sanatsal ve bilimsel yazı yazma yöntemleri uygulamalı olarak gösterilmekte, böylece hem bilimle sanatı aynı derecede kucaklayabilecek genç edebiyatçıların yetiştirilmesi" sağlanmaktadır.
Kuruluşlarından beri devlet üniversitelerinin edebiyat ve yazarlık ilişkisine bakışlarını iyi bilenler için özellikle Bilkent ve TOBB ETÜ''nin edebiyat adına yaptıkları, adeta bir ütopyanın gerçekleşmesi gibidir ki, bu yüzden heyecan vericidir.
Geçtiğimiz Cuma günü, Dil, Kültür ve Tarih Topluluğu''nun davetlisi olarak TOBB ETÜ''ne gittiğimde Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkan Yardımcısı Eyüp Bacanlı''nın verdiği bilgiler beni ayrıca hayrete düşürdü: Bölüme, her yıl sadece 10 öğrenci alınıyormuş ve bu öğrenciler de sınavda ilk yüze girenler arasından seçiliyormuş.
Dil, Kültür ve Tarih Topluluğu Başkanı sıfatıyla "1960 sonrası Türk öykücülüğü"nü konuşmak için beni davet eden Öznur Akçalı, sayıları şimdi 50''ye ulaşan o çok şanslı öğrencilerden biriydi. Onun daha son sınıfta, devlet üniversitesindeki bir Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü asistanı kadar edebiyata vâkıf olması da, benim için ayrıca bir sevinç nedeniydi…
Bölüm, Ali Fuat Bilkan''ın başkanlığında, Eyüp Bacanlı, Firdevs Canbaz Yumuşak, Mustafa Durmuş, Tuba Işınsu İsen Durmuş''tan oluşan akademik kadro tarafından yürütülüyor. Musa Yıldız, Ahmet Arı, Nurettin Ceviz, Mehmet Önal, Hulusi Lekesiz, Vahdettin Ayçiçek ve Sadık Yalsızuçanlar da yarı zamanlı öğretim elemanı sıfatıyla bu bölümde ders veriyorlar.
Yukarıda da ısrarla vurgulamaya çalıştığım değişimi öncelikle bir zihniyet değişimi olarak değerlendirmek gerekiyor. Asıl olan budur. Bunun meyvelerini devşirmek zaman alacak olsa da, yazar yetiştirmeyi de hedefleyen bu girişimleri daha fazla geliştirmek, yaygınlaştırmak, "kültür endüstrisi"nin hizmetindeki "popülizm ideolojisi"nin mevcut etkisini kırmaya, en azından şiddetini azaltmaya mahsus en geçerli yöntem olarak görünüyor.
Bu yöntemin ilk ve cesur uygulayıcıları olarak Talat Sait Halman''ı, Ali Fuat Bilkan''ı, onlara bu imkanı sağlayan yöneticileri kutluyorum.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.