
Sadece tasavvuf yolunun yolcusu değil, ''hakiki'' her insan, her hal üzre, huzurda olduğunu bilerek yaşayacak.
Edebin erkânı kendini bilmek değil midir zaten…
Öyleyse bilecek.
Ehl-i irfan arasında aradım, kıldım taleb,
Her hüner makbul imiş, illâ edeb, illâ edeb
Beytini sadece, başka dünyaların varlıkları imiş gibi algıladığımız sufilerin şiarı olarak benimsemek ve ''ben''imizi dışarıda tutmak, hikmet ilmine eziyet…
Gaybî Sun''ullah, bir şiirini şu beyitle bitirir:
Edebdir tac-ı Rabbânî, komazlar her başa ânı,
Olagör Gaybî ruhanî, edeb gözle, edeb gözle
Öyleyse söz biter…
“İnsan seni savunuyorum sana karşı” diye kalın bir çizgiyle insan ile ''insan'' arasına hikmetli bir hat çizen Nuri Pakdil''in, yeni bir diriliş ve edeb ürpertisiyle uyarır.
Şimdi daha çok edeb zamanı…
Gereksiz sözcüklerin, kuru kalabalıkların, omurgasız sokakların, faydasız kitapların, darası altında ezilmiş aşkların yanıltıcılığından sıyrılma zamanı…
O yüzden, Arif Ay''ın ''edeb'' muştusuyla ''merhaba'' dediği iki yapraklı Edep dergisi bir sığınak gibi çıktı karşımıza…
Ankara merkezli derginin ilk sayısında, Ay''ın ''Genetik Bozma Dersleri'' isimli şahane şiiriyle mütemmim oluşturan ''Merhaba''sı, hünerin usta ellerde nasıl edebe ve söze büründüğünü göstermesi bakımından önem taşıyor.
“İdeolojiler öldü, denildi. İdeolojik bakış, ideolojik duruş, eleştirilen, olumsuzlanan bir tutum oldu artık” diyor Ay ve ideoloji tanımı izleğinde orijinal tespitlerde bulunuyor:
“Nedir ideoloji? En yalın ifadeyle, insanın sahip olduğu değerlerin, insana kazandırdığı bir bakış, bir duruştur ideoloji. Bu değerler ilahi de olabilir, beşeri de…
İdeoloji öldü demek, değerler ortadan kalktı, değerler öldü anlamına gelmez mi? Yani değersizleşme! Oysa insan, sahip olduğu değerler ölçüsünde insandır.
Koruyacağımız, yaşatacağımız, savunacağımız bir değerimiz yoksa, insan oluşumuzun anlamı ne?
Değerlere sahip olmak, ilkelere sahip olmaktır. İlkeli olmaktır kısaca.”
Sanat ve edebiyat, insanlığa değer sunma işi, gayreti, iradesi…
Arif Ay''ın da belirttiği üzere, “edep, unutulan bir halin adı olarak” hayatlarımızdaki varlığını dipdiri bir sözcük halinde sürdürürken aynı zamanda “edebiyatın da kökü” olma halini yeniden ihya ettiği için önemli.
İnsanı insana karşı savunmanın en temel ve kestirme yolu edepten geçiyor. Edebiyatı da besliyor aynı zamanda…
Öyleyse, Arif Ay ve arkadaşlarının çok doğru bir çıkışla yaptıkları çağrıyı anlamlı okumamız gerekiyor.
Bunca edepsizlik, hadsizlik, ümitsizlik, sığlık ve bayağılık sarkacında bu diriliş ve yenilenme davetine gerçekten çok ihtiyacımız var…
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.