Bu pazar seçim olsa ne olur, olmasa ne olur...

04:0029/01/2025, Çarşamba
G: 29/01/2025, Çarşamba
Özgür Bayram Soylu

Türkiye’nin mevcut sosyo-politik atmosferi her zamanki karmaşıklığı ile göz dolduruyor. Toplumsal güven eksikliği, siyasi temsil sorunları, algıda belediyecilik, yolsuzluk, yangınlar, ulusal güvenlik, siyasal iç çekişmeler o kadar göz yaşartıcı bir gündem oluşturuyor ki kimin nabzını tutacağını şaşırıyor insan. Areda Survey’in Ocak 2025’te gerçekleştirdiği araştırma serisi toplumda oluşan arayışa, endişeye, sorgulamaya, memnuniyetsizliğe, kayıtsızlığa ve belirsizliğe dair bir takım sonuçları görmemize

Türkiye’nin mevcut sosyo-politik atmosferi her zamanki karmaşıklığı ile göz dolduruyor. Toplumsal güven eksikliği, siyasi temsil sorunları, algıda belediyecilik, yolsuzluk, yangınlar, ulusal güvenlik, siyasal iç çekişmeler o kadar göz yaşartıcı bir gündem oluşturuyor ki kimin nabzını tutacağını şaşırıyor insan. Areda Survey’in Ocak 2025’te gerçekleştirdiği araştırma serisi toplumda oluşan arayışa, endişeye, sorgulamaya, memnuniyetsizliğe, kayıtsızlığa ve belirsizliğe dair bir takım sonuçları görmemize yardımcı oluyor. Araştırma sonuçları toplumsal algının haritalandırılmasına çok boyutlu eleştirel perspektifle katkı sunuyor.


CHP’NİN ADAY BELİRSİZLİĞİ VE LİDERLİK SORUNU
Toplumsal sorunlara ve parti içi çekişmelere çare bulamayan ana muhalefetin son günlerde tıpkı altılı masallarda olduğu gibi Cumhurbaşkanı adayını açıklama telaşına girerek gündem değiştirdiğine hep birlikte şahitlik ediyoruz. 2028 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde “
CHP’nin adayı ile ilgilenmiyorum” diyenlerin oranı %47,2 gibi çarpıcı bir seviyede kendisine yer buluyor. Bu oran, yalnızca partinin aday belirleme sürecindeki başarısızlığını değil, aynı zamanda seçmenin CHP’nin aday profiline dair umut taşımadığını gösteriyor.
Özellikle Mansur Yavaş’ın %22,3, Ekrem İmamoğlu’nun ise %21,4 oranında destek görmesi, CHP’nin toplum nezdinde net bir aday profili çizemediğini ortaya koyuyor. Daha çarpıcı olan ise Özel’in %7,9 gibi düşük bir destek alması, yeni genel başkanlık sürecinde halk nezdinde yeterince güçlü bir liderlik figürü kimliklendiremediğini gösteriyor. Mansur Yavaş’ın daha milliyetçi bir tabanda karşılık bulduğu, Ekrem İmamoğlu’nun ise daha şehirli ve merkez sol seçmende güçlü olduğu öne çıkıyor.
Türkiye’nin kaderindeki muhalefet safında beliren birleşik liderlik ve vizyon eksikliği teravih namazında iftarda sarımsak yemiş cemaat ile yan yana denk gelme şansızlığından başkası ile eşdeğer durmuyor.

İBB’NİN PERFORMANSINDA SULAR DURULMUYOR

Son olarak ünü Düzce’ye kadar ulaşan İBB yönetiminin başarı performansı Areda Survey’in gerçekleştirdiği araştırmada da kendine yer buluyor. Tüm tatil destinasyonlarında rezerveler dolu olsa bile kendine yer bulma becerisi bu alanda da öne çıkıyor. Katılımcıların %26’sı yönetimi “çok başarılı” bulurken, %25,3’ü tam tersine “çok başarısız” olarak değerlendiriyor. Buna ek olarak, %26,8’lik bir kesim yönetimi “başarısız” bulurken, “başarılı” diyenlerin oranı sadece %9,9’da kalıyor. “Ne başarılı ne başarısız” diyenlerin oranı ise %11,9. Bu sonuçlar, İBB’nin özellikle içme suyu yönetimi gibi temel bir konuda seçmenleri tatmin etme konusunda yetersizlikler yaşadığını gösteriyor. “Çok başarılı” diyenlerin oranı, mevcut yönetimi destekleyen bir kesimin de varlığını, yönetimin belirli seçmen gruplarında güçlü bir karşılık bulduğunu ortaya koysa da genel memnuniyet açısından bir konsensüs sağlayamadığına işaret ediyor. Bu tablo, muhalefetin yalnızca merkezi değil, yerel yönetimlerde dahi topluma dokunmakta zorluk çektiğini gösteriyor.


KIRMIZI KART EYLEMİ: İLETİŞİM VE STRATEJİ EKSİKLİĞİ
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in başlattığı “Kırmızı Kart Eylemi” de muhalefetin iletişim stratejisindeki eksikliklere ayna tutuyor. Muhalefetin sesini duyurmak için bu tercihin etkili bir yöntem olduğunu düşünenlerin oranı ise %17,2. Yani toplumun %82,8’i, bu eylemi etkisiz buluyor. Bu durum, muhalefetin yalnızca söylemde değil, eylemde de halkı ikna edemediğini ortaya koyuyor.
İktidarın karşısında güçlü bir alternatif görüntüsü veremeyen muhalefet, yalnızca eleştirmekle yetinerek, çözüm üretme noktasında etkisiz kalıyor.
“Kırmızı Kart” gibi yapay eylemler, toplumun gerçek sorunlarına dokunmaktan uzak bir popülizm çabası olarak algılanıyor.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE
Halkın %63’ü sınır ötesi operasyonların terörle mücadeleye katkı sağladığını düşünüyor. Öcalan’a yönelik ev hapsi veya af önerileri ise halkın büyük bir kısmı tarafından reddediliyor (%65,7 kesinlikle karşı).
Terörle mücadelede sınır ötesi operasyonların toplumda geniş bir destek bulduğu, çözüm süreci gibi alternatif yolların halk nezdinde çok düşük bir karşılık bulduğu anlaşılıyor.
Bu durum, güvenlik politikalarının yalnızca bir strateji değil, aynı zamanda bir toplumsal talep olduğuna güçlü bir şekilde yansımış oluyor.

BU PAZAR SEÇİM OLSA…
Areda Survey’in siyasi eğilimlere yönelik araştırma sonuçları ise ekonomik belirsizlik ve mevcudunu koruyan hayat pahalılığına rağmen toplumun hala önemli bir kesiminin umudunun AK Parti’de olduğunu gösteriyor.
AK Parti’nin %34,4’lük oy oranıyla birinci sırada yer alması, halkın ekonomik belirsizlik karşısında istikrara duyduğu ihtiyacı simgelerken, ana muhalefet partisi CHP’nin her şeye rağmen %29,3’lük bir oranda kalması gelinen noktada seçmen nezdinde güçlü bir alternatif oluşturamadığını ortaya koyuyor.
CHP, ekonomik kaygının yarattığı toplumsal öfkeyi kendi lehine çevirecek bir vizyon sunamazken, AK Parti’nin zorluklara rağmen istikrar ve güven söyleminin yanı sıra güçlü liderlik vizyonu ile halkın önemli bir kısmını ikna etmeyi başardığı görülüyor. DEM Parti (%9,3) ve MHP (%9,2) ise üçüncü ve dördüncü sırada birbirine yakın oranlarla sıralanıyor. İYİ Parti’nin %5,5, Yeniden Refah Partisi’nin %3,4 ve Zafer Partisi’nin %3,1 oranlarında kaldığı görülüyor. Diğer partilere olan destek ise %5,8 olarak görülüyor.

Bugün Türkiye’de muhalefet, yalnızca iktidara karşı alternatif bir siyaset üretmekte değil, aynı zamanda kendi içinde de ciddi bir liderlik ve vizyon eksikliği yaşıyor. Araştırmalardan çıkan sonuçlar, CHP’nin başını çektiği muhalefetin halkın beklentilerini karşılamakta yetersiz kaldığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Değişime en çok ihtiyaç duyulanın iktidardan önce vizyon ve liderlik eksikliğiyle mücadele eden muhalefetin ta kendisi olduğu bir kez daha görülüyor.

Bizde “hikayesi olmayanın şahsiyeti olmaz.”

#Siyaset
#Politika
#Özgür Bayram Soylu