Sahte kahramanlar

00:0011/02/2013, Pazartesi
G: 6/09/2019, Cuma
Salih Tuna

Tabutçu veya mezar taşı ustası bu yıl çok ölü olsun ister, sağlık sektörü insanların hastalanmasını dört gözle bekler, gariban oto tamircisi de biraz yağmur yağsa da kazalar artsa diye dua eder.Neylersiniz; o şarkıdaki gibi,''bu dünyanın da düzeni böyle''dir.Kimi babalar çocuklarına ekmek götürebilmek için silah fabrikasında çalışır, kimi çocukların babaları da savaşlarda ölür.Yani…Ne kadar çok savaş çıkar, başka çocukların babaları ne kadar çok ölürse, silah fabrikasında çalışan babaların çocuklarına

Tabutçu veya mezar taşı ustası bu yıl çok ölü olsun ister, sağlık sektörü insanların hastalanmasını dört gözle bekler, gariban oto tamircisi de biraz yağmur yağsa da kazalar artsa diye dua eder.

Neylersiniz; o şarkıdaki gibi,
''bu dünyanın da düzeni böyle''
dir.

Kimi babalar çocuklarına ekmek götürebilmek için silah fabrikasında çalışır, kimi çocukların babaları da savaşlarda ölür.

Yani…

Ne kadar çok savaş çıkar, başka çocukların babaları ne kadar çok ölürse, silah fabrikasında çalışan babaların çocuklarına ekmek götürebilmeleri o kadar garanti altında demektir.

Lakin..

''Bu dünyanın da düzeni böyle'' deyip geçebileceğimiz bir hal değildir bu!

Çünkü birilerinin ölüp birilerinin öldüreceği ama her halükarda birilerinin kazanacağı bozuk bir düzendir bu!

Bütün dünya baştan aşağıya bu düzenle malul olsa da karşı çıkmak zorundasın.

Bu düzenin patronlarına, şakşakçılarına, yardakçılarına, fırsatçılarına (en azından dilinle) isyan edeceksin.

Asla kabullenmeyeceksin.

''Bozuk düzen yıkılacak''
mı diyordun, durmayacak devam edeceksin;
''Çok uluslu Ebu Cehiller''
mi diyordun, vazgeçmeyeceksin.

Put kırıcı olacaksın her daim.

Hep genç kalmanın sırrı da budur, buradadır.

bbb

Bu böyledir.

Birileri savaşır birleri nutuk söyler.

Orhan Veli
''nin dediği gibi,
''Neler yapmadık şu vatan için / Kimimiz öldük kimimiz nutuk söyledik.''

Bu ''düzen'' böyledir.

Kimileri ''devrim'' yapar, kimileri de kazanır.

''Şapka devrimi''
yapılınca, mesela
Kastamonu
''da, sokaklarda şapkasız dolaşan bir tek insan kalmamıştı.

Bunca insanın nevzuhur şapka ''ihtiyacını'' kim nerden nasıl karşılıyordu?!

Demek ki birileri devrim yapıyor, birileri bu devrimi
''Frenk mukallitliği''
tesmiye edince darağacına çekiliyor, birileri de şapka üretip para kazanıyordu.

En fecaati de melbusat pazarlamak için melbusat devrimi yapmaktır.

bbb

Hasan Cemal''in dünkü yazısını çok tuttum.

Evvela bilinen ve daha önce de dercettiği bir gerçeği hatırlatıyordu:
''Benim de aralarında bulunduğum 9 Martçılar, 1971 başında çok partili demokrasiye son vermek için darbe tertipleri içindeydiler. Erken davranan 12 Martçılar, bir yandan Demirel''i başbakanlıktan devirmiş, 9 Martçıları da hapse atmıştı.Ama sonra ne oldu?9 Martçılar Madanoğlu davasında yargılandılar, beraat ettiler, hatta demokrasi kahramanı oldular.(…) 9 Mart bir demokrasi hareketi değildi. Tersine, çok partili demokrasiye paydos demek için yola çıkmış, Türkiye''nin sırtını Batı''ya dönerek başka sulara açılmasını öngören, askerci-cuntacı bir gizli örgütlenmeydi. Ama burası Türkiye''dir. Demokrasinin köküne kibrit suyu ekmek için yola çıkmışsınızdır, ama zaman geçer demokrasi kahramanı da olabilirsiniz..''

Burası Türkiye''dir.

Silivri
''deki kimi tescilli cuntacılara bile
''özgürlük ve demokrasi kahramanı''
muamelesi yapanların mebzul miktarda bulunduğu ülkedir.

Evet, burası Türkiye''dir.

Başbakan asan darbeyi (27 Mayıs)
''Özgürlük ve Demokrasi Bayramı''
şeklinde yıllar yılı kutlayan ülkedir.
Şükür ki şükür,
''Sahte Kahramanlar''
üreten düzen artık yıkılmıştır.