
Komedi dizileri neden ekrana veda ediyor sorusu sorulup arkasından cevap veriliyor, çünkü Türk halkı ağlamayı seviyor. Komedi dizilerinin başarısızlığı üzerinden gülmeyi değil ağlamayı seven seyirci analizinin yapılmasının sebebi, komedi dizilerinin güçlü kadrosu. Bu kadroyla bu dizi reyting rekorları kırar, çok izlenir, çok komik olur beklentisiyle yayına başlayan diziler; ne yazık ki kocaman bir hayal kırıklığıyla veda ediyor ekrana.
Bir kez daha ezber ettik ki, güçlü kadro bir diziyi iyi yapmaya, seyirciyi ekranda tutmaya yetmiyor. Sağlam senaryo olmadığı müddetçe yıldız oyuncuların bir araya getirilmesi maliyeti yükseltip dizinin ömrünü kısaltıyor.
Kağıt üstünde muhteşem gözüken oyuncu kadrosu rüya takım yorumlarını getirse de beraberinde, seyirci rüya takım görmek değil kaliteli esprileri içinde barındıran bir dizi seyretmek için geçiyor ekran başına.
Bizim Yenge; tartışmasız kadrosuyla, kağıt üstünde zengin duran senaryosuyla çok şey vaat ediyordu seyircisine. Dokuz oğluyla yaşadığı evde son sözü söyleyen, güçlü bir iktidarın sahibi Mehpare Hanım; oğullarının uygun gördüğü kızlarla evlenmesi için çabalarken kendi tuzağına düşüyor ve hikaye başlıyordu. Gelin kaynana arasında yaşanması muhtemel iktidar savaşı ekseninde çok zengin bir hikaye vaat ediyordu senaryo. Fakat ilk bölümde ''elimizdeki bütün malzemeyi ortaya dökelim, seyircide alışkanlık oluşturmamız yeterli'' anlayışıyla iktidar savaşını, modernle gelenekselin mücadelesini ince ince işlemek yerine hızlandırılmış bir senaryoyla geçiştirmeyi uygun gördüler. Diğer kardeşler figürandan öte gidemedi, kendilerine ait bir hikayeleri olmayınca senaryo tıkanma noktasına çok çabuk geldi. Senarist değişikliği ile birlikte iki çocuğun hiç inandırıcı olmayan bir şekilde başka şehre gönderilmesi seyirci ile arada kurulmaya çalışılan inandırıcılık köprüsünü tamamen yıktı. Evlenen çocuğunun başka bir eve çıkmasını kabullenemeyen Mehpare gibi bir annenin, henüz liseye giden oğlunun futbol transferi bahanesiyle başka şehre gitmesi hiç inandırıcı değildi çünkü. Senarist değişikliği mevcut kurguya, yapıya dokunmadan ilaç olabilir ancak yeniden kurgulandığında mantık hataları kaçınılmaz oluyor. Deva olması beklenen ilaç, hastalığı daha da hızlandırıyor maalesef.
Senarist değişikliği yaparak ekranda kalmaya çalışan bir diğer dizi de İstanbul''un Altınları oldu, ama maalesef başarılı olamadı. İlk bölümü izlediğimde yerli dizilerin yersiz uzun olmasından en çok zarar görenlerin komedi dizileri olduğunu yazmıştım. Daha önce izlemiştim hissi yaratan karakterlerin asabi olması seyrederken insanı geriyordu. Sürekli bağırarak konuşan karakterler komediden uzaklaştırıyordu diziyi. Kayserili aile tiplemesi ise kelimenin tam anlamıyla bir faciaydı. Yeni senaristle anlaşıldığında aynı Bizim Yenge''de olduğu gibi yeniden kurgulandı dizi. Kayserili ailenin annesi ve oğlu yok edildi, baba zenginliğinin sınırları olmayan bir sonradan görmeye evrildi. Tüm mal varlığını damadı yüzünden kaybeden Reşat, İsmet ile evlendi. Unutkanlık hastalığına tutulmuş, dizi bağımlısı annenin tüm bağımlılıklarından ve unutkanlığından kurtulması ve gelini ile ciddi bir mücadele içine girmesi ise senaryonun sürpriziydi. Opera sanatçısı İsmet''in mutfakta beceriksiz olması kabul edilebilir bir gerçekti, ama bardağa su koymayı bile becerememesi, yumurtayı havada birbirine çarparak kırma denemesi, beceriksizlikten öte düpedüz bir aptallık gösterisiydi ve komik değildi neticede. Geniş Aile''nin senaristi kendine özgü diliyle diziyi kurtaramadı. Hatta devraldığının çok ötesinde bir enkaza dönüşerek vedalaştı dizi.
Bu yaz ekrana gelen iki komedi dizisi de daha önceki örneklerde olduğu gibi geleceğini oyuncularının sırtına yükledi. İstanbul''un Altınları ile ekrana erken veda eden Haluk Bilginer; Hayatımın Rolü ile ekranda kalma savaşı veriyorsa da patinaj yapan senaryosuyla kış sezonu için işi çok zor gözüküyor. Annem Uyurken ise tüm yükü Hümeyra''nın oyunculuğunun üstüne yıkmasının bedelini on üçüncü bölümü göremeden yaz sezonu bitmeden ödeyerek vedalaştı ekranla. On yıl sonra komadan çıkan bir kadının değişen hayatı üzerine kurgulanan senaryo, toplumsal hayatta yaşanan değişimleri ıskalayınca inandırıcılık engeline çabuk takıldı ve tökezledi.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.