Dost yazarlar, düşman yazarlar...

00:0022/01/2010, Cuma
G: 3/09/2019, Salı
Taha Kıvanç

Dün yarı günümü ''Balyoz Planı'' ile ülke yönetimine el koyma eksersizi yapanların hazırladığı ''dost gazeteciler'' listesinde isimleri yer alanların köşelerini okuyarak geçirdim. 137 isim yer alıyor olistede, hepsi belli-başlı gazetelerde sütun sahibi, yönetici konumunda arkadaşlar... Çoğu planı hafife almış, kimi ciddiye almış görünerek önemsememiş...O kadar yazı arasında birinciliği, içinde şu ''bilimsel hukuki görüşün'' yer aldığıyazıya verdim: “Fatihçiğim, eyleme yönelik hiçbir şey yok. Şimdi

Dün yarı günümü ''Balyoz Planı'' ile ülke yönetimine el koyma eksersizi yapanların hazırladığı ''dost gazeteciler'' listesinde isimleri yer alanların köşelerini okuyarak geçirdim. 137 isim yer alıyor o
de, hepsi belli-başlı gazetelerde sütun sahibi, yönetici konumunda arkadaşlar... Çoğu planı hafife almış, kimi ciddiye almış görünerek önemsememiş...
O kadar yazı arasında birinciliği, içinde şu ''bilimsel hukuki görüşün'' yer aldığı
ya verdim: “Fatihçiğim, eyleme yönelik hiçbir şey yok. Şimdi ben magazin dergilerine bakarken ne planlar yapıyorum. Kim kalkıp beni bu planlardan ötürü tecavüz girişimiyle suçlayabilir? Şimdi zaten çok geç de, bu planları 10 yıl önce yaptığım zaman bile fiili oluşturacak bir adım atmamışsam bir sonuç çıkmaz.”

Aman ne ''bilimsel'' bir mütalaa!

Planı hazırlayan kişi bir ordu komutanı. Planı hemen bir altından başlayarak astlarına hazırlatıyor. Hazırlanan plan görev çevresinde bulunan bütün rütbelilerin katıldığı bir toplantıya sunuluyor. Görev taksimi yapılıyor. Sadece kendilerinin üstlenecekleri görevleri belirlemekle kalmıyorlar, sivilden nasıl ve kimlerden yardım alacaklarını da tek tek tespit ediyorlar. Harekete geçer geçmez kimleri tutuklayacaklarını da düşünmüşler. Bir şeyi daha: Direnenlerin sayısı 200 bini bulursa, hangi stadyuma toplayacaklarını...

Ha magazin dergilerindeki çıplaklara bakıp iç geçirmişsin, ha bu müstehcen darbe planlarına... ''Oldukça yaşlı bir hukuk adamı'' dediği kişi yazarın, sahneye çıksa güldürür vallahi...

Ankara''da bir ara, “Birkaç yüz bin kişinin kafasının kopartılmasını öngören çılgınca planlar yapılıyor” türü söylentiler dolaşırdı, o söylentinin gemi azıya aldığı ortamlardan birinde pılını pırtısını toplayıp ailesiyle birlikte bir başka ülkeye kaçanlar biliyorum; demek ki, adamlar haklıymış...

Önceki gün Taraf''ı
yakından izlediğim Ak Parti iktidarının ilk günlerinde hükümette önemli koltuklar işgal eden siyaset adamlarında müşahede ettiğim sıkıntıları hatırladım. Bir yandan önceki hükümetten devraldıkları ekonomik krizi defetmeye, bir yandan 11 Eylül sonrası arsızlaşan ABD''nin toprak taleplerini boşa çıkartmaya çabalarken, bir yandan da tepelerine indirilmek istenen ''Balyoz'' türü emrivakilere karşı ayakta durma mücadelesi veriyorlarmış...

Esas sıkıntıları bunlarmış...

Adam birkaç saat önce bir internet sitesinin sorularına cevap verirken doğruladığı darbe hazırlığını, ''dost gazeteciler'' listesinden birinin karşısına geçmiş, “Böyle planlar yapan alçaktır” diye inkâr etmiyor mu? “Asker yalan söylemez” diye yetiştirildiğim için hayatımda bu kadar şaşırdığımı hatırlamıyorum...

T24 sitesi herkesten önce ulaşmıştı ''Balyoz Planı'' hazırlığı yaptıran dört yıldızlıya; o da şu açıklamayı
: “TSK''da her kademede mevcut planları gözden geçirmek üzere harp oyunu, plan tatbikatı ve seminerler yapılması doğal bir uygulamadır. Ordu komutanlığı yaptığım 1999-2003''de elbette harp oyunları ve seminerler düzenlenmiş ve etkinliklere subaylar gözlemci olarak katılmıştır.”

Bu açıklamaya göre ''Balyoz Planı'' doğal olarak yapılan bir ''harp oyunu'' oluyor, planın tartışıldığı toplantı da ''seminer''...

Açıklamada planı üstlenmesi birilerini rahatsız etmiş olmalı ki, T24 sitesine verdiği beyanatın üzerinden henüz bir-iki saat geçmişken, televizyon ekranından, “Böyle planlar yapan alçaktır” demeye başladı aynı komutan...

''Dost gazeteci'' tek tek soruyor: “Fatih Camii''ne bomba konulması? Beyazıt Camii''ne? Yunan jetinin düşürülmesi? O olmazsa bizim uçaklardan birinin düşürülüp bir Yunan jetine bunun maledilmesi?” O da cevaplıyor: “Alçaklıktır”, “Alçaklıktır”, “Alçaklıktır”, “Alçaklıktır”...

İyi de, ''harp oyunu'' ise tasarlananlar, bunların da düşünülmesinde ne mahzur olabilir? Yoksa internet sitesiyle televizyon arasında geçen o bir-iki saat içerisinde, komutanı, “Civcivler bile yemez” diye uyaran mı oldu?

Oysa, 137 kişilik listede yer alan bir başka yazar, Taraf''ın haberleştirdiği ''Balyoz Planı'' için “Bir harp oyunudur” denilmesini anlayışla karşılamıştı bile.
:

“Ne var ki… / ''Gerçek'' olabilmesi için bana fazla ''uçuk'' gibi göründü. / Ailemde yüksek rütbeli subaylar vardı... Onların katıldıkları ''harp oyunlarını'' çok kez dinledim. Hatta, aynı evde yaşadığımız merhum Org. Ragıp Uluğbay''ın kurmay akademisindeyken üzerinde çalıştığı ''harp oyunu'' taslaklarına da tanık olmuştum. / Olaylar, durumlar sıralanır ve resmin bütününü görerek komutan adaylarının nasıl karar verecekleri test edilir. Gene de burası Türkiye... / Her şey olabilir...”

Darbenin ilk günü gözaltına alınması planlanmış 36 yazar arasında 2003 yılında Doğan Medya Grubu''nda çalışan tek bir kişi bile yok. Buna ne diyorsunuz Aydın Bey?