
Aman ne ''bilimsel'' bir mütalaa!
Planı hazırlayan kişi bir ordu komutanı. Planı hemen bir altından başlayarak astlarına hazırlatıyor. Hazırlanan plan görev çevresinde bulunan bütün rütbelilerin katıldığı bir toplantıya sunuluyor. Görev taksimi yapılıyor. Sadece kendilerinin üstlenecekleri görevleri belirlemekle kalmıyorlar, sivilden nasıl ve kimlerden yardım alacaklarını da tek tek tespit ediyorlar. Harekete geçer geçmez kimleri tutuklayacaklarını da düşünmüşler. Bir şeyi daha: Direnenlerin sayısı 200 bini bulursa, hangi stadyuma toplayacaklarını...
Ha magazin dergilerindeki çıplaklara bakıp iç geçirmişsin, ha bu müstehcen darbe planlarına... ''Oldukça yaşlı bir hukuk adamı'' dediği kişi yazarın, sahneye çıksa güldürür vallahi...
Ankara''da bir ara, “Birkaç yüz bin kişinin kafasının kopartılmasını öngören çılgınca planlar yapılıyor” türü söylentiler dolaşırdı, o söylentinin gemi azıya aldığı ortamlardan birinde pılını pırtısını toplayıp ailesiyle birlikte bir başka ülkeye kaçanlar biliyorum; demek ki, adamlar haklıymış...
Esas sıkıntıları bunlarmış...
Adam birkaç saat önce bir internet sitesinin sorularına cevap verirken doğruladığı darbe hazırlığını, ''dost gazeteciler'' listesinden birinin karşısına geçmiş, “Böyle planlar yapan alçaktır” diye inkâr etmiyor mu? “Asker yalan söylemez” diye yetiştirildiğim için hayatımda bu kadar şaşırdığımı hatırlamıyorum...
Bu açıklamaya göre ''Balyoz Planı'' doğal olarak yapılan bir ''harp oyunu'' oluyor, planın tartışıldığı toplantı da ''seminer''...
Açıklamada planı üstlenmesi birilerini rahatsız etmiş olmalı ki, T24 sitesine verdiği beyanatın üzerinden henüz bir-iki saat geçmişken, televizyon ekranından, “Böyle planlar yapan alçaktır” demeye başladı aynı komutan...
''Dost gazeteci'' tek tek soruyor: “Fatih Camii''ne bomba konulması? Beyazıt Camii''ne? Yunan jetinin düşürülmesi? O olmazsa bizim uçaklardan birinin düşürülüp bir Yunan jetine bunun maledilmesi?” O da cevaplıyor: “Alçaklıktır”, “Alçaklıktır”, “Alçaklıktır”, “Alçaklıktır”...
İyi de, ''harp oyunu'' ise tasarlananlar, bunların da düşünülmesinde ne mahzur olabilir? Yoksa internet sitesiyle televizyon arasında geçen o bir-iki saat içerisinde, komutanı, “Civcivler bile yemez” diye uyaran mı oldu?
“Ne var ki… / ''Gerçek'' olabilmesi için bana fazla ''uçuk'' gibi göründü. / Ailemde yüksek rütbeli subaylar vardı... Onların katıldıkları ''harp oyunlarını'' çok kez dinledim. Hatta, aynı evde yaşadığımız merhum Org. Ragıp Uluğbay''ın kurmay akademisindeyken üzerinde çalıştığı ''harp oyunu'' taslaklarına da tanık olmuştum. / Olaylar, durumlar sıralanır ve resmin bütününü görerek komutan adaylarının nasıl karar verecekleri test edilir. Gene de burası Türkiye... / Her şey olabilir...”
Darbenin ilk günü gözaltına alınması planlanmış 36 yazar arasında 2003 yılında Doğan Medya Grubu''nda çalışan tek bir kişi bile yok. Buna ne diyorsunuz Aydın Bey?
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.