
Türkiye bir yandan Ortadoğu ve Avrupa gibi dışarıdan esen rüzgarlar karşısında ayakta kalmaya çalışırken, diğer yandan kendine ait iç sorunlarla da boğuşuyor.
Bütün bu sorunların üstüne gelen Van depremi de yaraya tuz ekmek gibi içimizi acıtsa da turnusol kağıdı gibi eksik yanlarımızın neler olduğunu da gösterdi.
Enkaz kaldırmada çok başarılı, organizasyonda başarısız olduğumuzu bir kere daha gördük.
Binaların temelinde çimentonun azlığı ve betonun zayıflığının ahlaki yoksunluktan kaynaklandığı da gün gibi ortaya çıktı.
*
Van depremiyle oluşan toplumsal mutabakat erken bozuldu.
Van Valisi''nin il ve ilçeler için yaptığı acil gıda çağrısı bile bozulmaya başlayan toplumsal dayanışmayı düzeltemedi.
Şimdi gündemde toplumsal kavga var.
Kavganın sebebi de bedelli askerlik ve vicdani ret.
*
Ülke geneline yayılan bir terör varken,
BDP''nin siyasal ve demokratik çözümden uzak, kukla anlayışı hâlâ sürerken, devlet içinde devlet kurmaya yönelik KCK gibi bir yapılanma ortaya çıkmışken,
bedelli askerlik ve vicdani ret konuları toplumun vicdanını rahatsız eder.
Bu konularla gündemi oyalamak yerine kesin çözüm olarak herkesin mutabakata vardığı zorunlu askerliğin kaldırılması neden düşünülmüyor, ciddi olarak merak ediyorum.
"Bedelli" ve "vicdani ret"le vakit kaybedeceğimize, askeri ve siyasi uzmanlar tarafından da önerilen profesyonel orduyu nasıl kuracağımıza odaklansak daha kısa sürede sonuç alırız diye düşünüyorum.
Üzüm yemek mi istiyoruz, bağcıyı dövmek mi?
Önce buna karar vermek lazım.
*
Kısacası bu yıl ekonomik, sosyal ve siyasal dönüşümler çok hızlı gerçekleşiyor.
Yani zor bir yıl geçiriyoruz.
Hem ülke olarak hem de yaşadığımız dünya olarak.
Aşağıdaki (Ortadoğu) komşular siyasal krizle, yukarı yakadakiler de (Balkanlar) ekonomik krizle boğuşuyor.
Ortadoğu''da esen rüzgarlarla Avrupa''da esen rüzgarların sebebi farklı olsa da her iki tarafta da rüzgarlar siyasi liderleri yerinden etmeye devam ediyor.
Avrupa''da Yunanistan''ın ardından İtalya''da ekonomik kriz hükümetleri devirdi.
Şimdi sırada İspanya var.
Ondan sonra belki İngiltere, Fransa''ya sıra gelecek.
*
Peki, biz bu konuda neredeyiz?
Avrupa ve ABD''deki gibi işsizlik oranlarımız artmıyor azalıyor.
Cari açık hızla büyüse de ciddi sorun olarak görülmüyor.
En önemlisi iş dünyası karamsar değil.
Geleceğe güvenle bakıyor.
''Kadın Liderler: Gelecek Gündemde'' temasıyla önceki gün düzenlenen CEO Club toplantısında konuşan kadın CEO''lardan Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer ve Doğan Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ ekonominin geleceği konusunda oldukça ümitli konuştular.
CEO''lara göre, Türkiye''nin yüzde 4 büyümesi ihtimali bir vites küçültme gibi görünse de içinde bulunulan ortamda çok başarılı.
Türkiye Avrupa''dan ayrıştı, ancak cari açık problem olmayı sürdürüyor.
2012 zor bir yıl olacak.
Ama tüketici güven endeksine bakıldığında, halk güvenli ve hâlâ harcıyor. Gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında, 2012 Türkiye için çok karamsar gözükmüyor.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) İhracatçı Eğilim Araştırması''na göre de ihracatçılar, bu yılın son çeyreğinde 50 bin yeni istihdam planlıyor.
Yani sözün kısası, iş dünyası ekonomik gidişattan umutlu.
Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği sektöre genç tasarımcı yetiştirmek için düzenlediği 1. Ayakkabı Tasarım Yarışması sonuçlandı.
*
İÇDAŞ, üretim süreçlerinden Ar-Ge''ye, inovasyondan insan kaynaklarına kadar birçok kriterde başarı sağladı ve 13 firmanın arasından sıyrılarak ''Rekabet Gücü'' özel ödülünün sahibi oldu.
*
Abdi İbrahim, Azerbaycan''ın başkenti Bakü''de bu yıl 6. kez düzenlenen "Yılın Şirketi" yarışmasında "Yılın İlaç Firması" ödülünü kazandı.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.