Çaydaki kuraklık dolayısıyla, tarım ürünlerinin "tarlalarda yandığını" ifade eden Sazılar köyü muhtarı Recai Kula, 'Züğürt Ağa'dan esinlenerek köyü satılığa çıkardı ama alıcı bulamadı. Köylüler, 3,5 aydır suya hasret kaldıklarını belirterek, "Mahsullerimiz sarardı. Soğanın söküm zamanı geldi ama ortada soğan yok. Bu zararı kim karşılayacak" diyarek şikayette bulunuyorlar
Ankara'nın Polatlı ilçesinden geçen Porsuk Çayı'ndaki kuraklık dolayısıyla, Şener Şen'in"Züğürt Ağa" filminden esinlenerek yaklaşık 2 ay önce köyü satılığa çıkarılan Sazılar köyünün muhtarı, müşteri bulamamaktan yakınıyor.
Çaydaki kuraklık dolayısıyla, tarım ürünlerinin "tarlalarda yandığını" ifade eden Sazılar köyü muhtarı Recai Kula, yetkilileri göreve çağırdı. Kuruyan Porsuk Çayı'nın bitişiğindeki soğan tarlasındaki sararan soğanları gösteren Kula, şöyle konuştu:"Ben hem üreticiyim, hem köy muhtarıyım. Bu tarlanın bu hale gelmesinin tek sebebi, Porsuk Çayı'ndaki suyun kesilmesidir. Normalde, bu mevsimdebu soğanların daha büyük olması ve elma büyüklüğünde de baş tutmasıgerekirdi. Bunun ana nedenlerinden biri, Eskişehir Sulama Birliği'nin,resmi kayıtlara göre 160 bin dönüm alanı salma suyla sulaması gerekiyor.Ancak bu, zaman içinde 270 bin dönüme çıkmış. Birlik başkanı,üreticileri memnun edebilmek için tarım arazilerini genişletmiş. Orada hovardaca sulama yapılıyor. Oradaki sulamayı insanın aklı almıyor. Biz 20-25 senedir, elektrikle kapalı sistem sulama yapıyoruz. Yukarıları, salma su kullandığından biz bu hale geldik."
Şener Şen'in başrolünde olduğu"Züğürt Ağa" filminden esinlenerek, köyü satmaya karar verdiklerini ifade eden Recai Kula, "Tepki olsun diye böyle bir şeye başvurduk. Şu anda tabii mahsulümüzü paraya çeviremedikten sonra 'Züğürt Muhtar' olacağız. 'Züğürt Muhtar', derken 'Züğürt Üretici' olacağız" dedi. Köyü satılığa çıkarmalarının üzerinden yaklaşık 2 ay geçtiğinihatırlatan Kula, "Ancak su olmadığı için talipli de çıkmıyor. Zaten bizde su olmadığı için satıyoruz" diye konuştu.
Kula, köy için ne kadar para istediğine ilişkin soruyu şöyle yanıtladı: "Piyasada pazarlık yaparız tabii ki. Burada bir rakam vermek mümkün değil. Burası sulu tarımla geçinen bir köy. Geçimimiz tarıma bağlı. Su olmadığı için, görüyorsunuz herkes kahvede oturuyor. Bu üreticilerin kahvede mi oturması lazım, tarlada çalışması mı lazım? Üretici şaşkın vaziyette. Yetkililerin su konusuna bir an önce çözüm getirilmesi lazım. Birliklerin yasası iptal edilmesi lazım. Su müsaadeleri yeniden gözden geçirilmeli.""Yol geçen hanı gibi önüne gelen herkese su müsaadesi verildiğini" öne süren Kula, şu örneği verdi:"Benim elimde 20 dönümlük tapu mu var, DSİ'ye gidiyorum su müsaadesi alıyorum, TEK'ten de enerji müsaadesi aldıktan sonra trafomu, pompamı kuruyorum. Bu yıl 20 dönümde sulama yapıyorsam, sonraki yıllarda artırıyorum, 100-150 dönüme çıkarıyorum. Su sıkıntısının ana kaynağı bu."
Köylülerden Süleyman Üstündağ ise 3,5 aydır köyde bir damla suolmadığını öne sürerek, "Mahsullerimiz sarardı. Üretici ciddi birzararda. Soğanın söküm zamanı geldi ama ortada soğan yok. Bu zararı kimkarşılayacak" dedi. Geçen hafta Sazılar'daki çocuklar, kuruyan Porsuk Çayı'nın yatağındabisiklet sürüp top oynamışlar; köylüler de protesto eylemi yapmışlardı.






