Bağımsız Filistin için tarihi adım
00:00, 24/09/2011, CumartesiG: Güncelleme: 01:58, 24/09/2011, Cumartesi
Yeni Şafak
Bağımsız Filistin için tarihi adım
Mahmud Abbas, tüm engelleme girişimlerine rağmen Filistin'in BM'ye tam üyelik başvurusunu yaptı. Ardından BM Genel Kurulu'na hitap eden Abbas “Filistin'i artık bir devlet olarak tanıması gerekir. Halkımız barışçıl direnişini sürdürecek” dedi.
Yarım asırdır İsrail işgali altındaki Filistin için tarihi adım atıldı. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Filistin'in BM'ye tam üyelik talebinde bulunan resmi mektubunu , BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon'a sundu. BM binasında bir araya gelen ikilinin görüşmesine ilişkin bilgi verilmedi. Abbas, daha sonra BM Genel Kurulu'na geldi. Burada konuşması için kürsüye çağrılan Abbas, salondakiler tarafında uzun süre alkışlandı. Konuşmasında BM'nin Filistin'i artık bir devlet olarak tanıması gerektiğini belirten Abbas, 'İsrail hükümetine ve İsrail halkına barış yapmak için elimizi uzatıyoruz' dedi. Konuşması sık sık salondan gelen alkışlarla kesilen Abbas, 'Halkımız barışçıl direnişini sürdürecek' diye konuştu.
BM BAŞVURUMUZU KABUL ETMELİ
İsrail'in yerleşim politikasının iki devletli çözüm şansını mahvedeceğini, bu politikanın Filistin Otoritesinin yapısını ve hatta varlığını da tehdit ettiğini ifade eden Abbas, BM Güvenlik Konseyinin başvurularını kabul etmelerini de isteyerek, Genel Sekretere sunduğu başvuru mektubunun kopyasını havaya kaldırarak salondakilere gösterdi ve yine büyük alkış aldı. Mahmud Abbas'ın konuşmasını Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da Genel Kurul salonunda Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ve Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ile birlikte dinledi.
İSRAİL: ÇOK ÜZGÜNÜZ
Filistin topraklarını kanla sulayan İsrail ise BM'ye yapılan tam üyelik başvurusundan dolayı "üzgün" olduğunu açıkladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun sözcüsü Gidi Shmerling, "bu başvurudan dolayı üzgün olduklarını, gerçek bir barışa giden tek yolun tek taraflı eylemlerden değil görüşmelerden geçtiğini düşündüklerini" söyledi.
Devlet umudu 1,5'luk Gabon'a mı kaldı!
Filistin'in devlet olarak tanınması için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ndeki oylamada kilit bir konum elde eden Gabon'a ABD ve İsrail'den rüşvet teklifleri yağdığı iddia edildi. Diplomatik kaynaklara göre küçük Afrika ülkesi, tarihinde hiç olmadığı kadar ilgi odağı oldu. BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi, 10 geçici üyesinden 9'unun “evet” oyu kullanması Filistin'in devlet olarak tanınmasını sağlayacak. ABD ile birlikte Fransa, İngiltere, Almanya ve Kolombiya hayır oyu kullanacaklarını açıklamıştı. Fakat ABD ve İsrail'in teklifin geri çevrilmesini sağlamak için en az bir ülkeyi daha ikna etmesi gerekiyor. Çin, Rusya, Hindistan, Lübnan, Güney Afrika ve Brezilya, evet oyu kullanacaklarını ilan etmişlerdi. Geriye sadece geçici üyelerden Gabon kalmış oldu. 1.5 milyonluk nüfusa sahip Güney Afrika'nın en zengin ülkelerinden Gabon kararsızlığını açıklayınca adeta diplomatik yaylım ateşine tutuldu. Filistin devletinin en büyük destekçilerinden Rusya, Gabon'la biraraya geldi. İsrail Devlet Başkanı Şimon Peres'in, Gabon Devlet Başkanı Ali Bongo ile telefonda görüştüğü belirtilirken ABD ve İsrail'in kapalı kapılar ardında Gabon'a 'hayır' oyu karşılığında siyasi ve ekonomik tekliflerde bulunduğu belirtildi. ABD'nin ayrıca Afrika ile yakın ilişkileri bulunan Fransa'dan da oy konusunda yardımcı olmalarını rica ettiği iddia edildi. BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi, 10 geçici üyesinden 9'unun “evet” oyu kullanması Filistin'in devlet olarak tanınmasını sağlayacak. Ancak Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesinden sadece birinin veto etmesi, hatta çekimser dahi kalması karar alınmasını imkansız kılıyor. ABD, Filistin'in tam üyelik başvurusunu veto edeceğini resmen duyurmuştu.
Süreç nasıl işleyecek
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'a sunduğu tam üyelik başvurusunu önce BM Güvenlik Konseyi değerlendirecek. ABD ve İsrail'in karşı çıktığı başvuruyu, Genel Sekreter Ban, Güvenlik Konseyi'nin çalışma esasları gereğince 15 üyeli konseye "ivedilikle" sunmak zorunda.
VETO EDİLMEMESİ GEREKİYOR
Güvenlik Konseyi'nin başvuruyu teslim aldıktan hemen sonra Filistin'in üyelik başvurusunu değerlendirecek bir komisyon kurması gerekiyor. Standart uygulamada, komisyonun başvuruyla ilgili değerlendirmesini 35 günden az bir süre içinde tamamlaması bekleniyor ancak bu süre gerektiğinde uzatılabiliyor. BM'de görev yapan diplomatlar ve yetkililer, değerlendirme sürecinin birkaç ay uzatılabileceğinin altını çizerek, İsrail ile Filistin arasındaki görüşmeleri yeniden başlatmak için zaman kazanmaya çalışılabileceğini ifade ediyorlar.
Eğer Filistin'in başvurusu oylamaya sunulursa, başvurunun kabulü için 9 "evet" oyu ve ayrıca 5 daimi üyenin hiç birinin veto etmemesi gerekiyor. Filistin Dışişleri Bakanı Riyad El Malki, hafta içinde yaptığı açıklamada, 7 konsey üyesinden destek sözü aldıklarını ve 9 "evet" oyu alacaklarından emin olduklarını söylemişti. Ancak ABD, Güvenlik Konseyi'nde oylama yapılması halinde veto edeceği tehdidinde bulunmuştu.
FİLİSTİN HALA GÖZLEMCİ
Filistin'in başvurusunun sadece Güvenlik Konseyi'nde onaylanması yetmiyor. Başvurunun, buna ek olarak, BM Genel Kurulu'nda da oylanması ve 193 üyenin üçte ikilik çoğunluğun "evet" oyunu alması gerekiyor. Filistin, ayrıca, gözlemci statüsünün yükseltilerek BM tarafından fiilen tanınma seçeneği üzerinde de duruyor. Filistin'in 'Vatikan seçeneği' adı verilen bu "üye olmayan gözlemci devlet" statüsünü alması daha kolay görülüyor, çünkü Genel Kurul'da basit çoğunluğun oyları bunun için yeterli oluyor. Filistin, BM'de halen "gözlemci kuruluş" olarak yer alıyor.
Başlıklar :
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.