Düşünce Günlüğü Paşinyanın Moskova ziyareti sonrası değişen söylemi

Paşinyan’ın Moskova ziyareti sonrası değişen söylemi

Putin ve Paşinyan görüşmesinin ana gündem konusu Azerbaycan-Ermenistan liderlerinin Brüksel’deki görüşmeleri ve Ermenistan-AB ilişkileri idi. Moskova bu görüşmede Brüksel’in Ermenistan ve Güney Kafkasya üzerinde artmakta olan etkisinden rahatsız olduğunu açıkça göstermiş oldu. Görüşmenin ardından Paşinyan söylemlerinde değişikliğe gitti.

Abone Ol Google News
Haber Merkezi Yeni Şafak
Paşinyan’ın Moskova ziyareti sonrası değişen söylemi
İLLUSTRASYON: CEMİLE AĞAÇ YILDIRIM

Dr. Cavid Veliyev - Uluslararası İlişkiler Analiz Merkezi

Brüksel’de 6 Nisan’da, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan arasında AB Konseyi Başkanı Charle de Michael aracılığı ile bir görüşme gerçekleşti. Önemli kararların alındığı bu görüşme sonrasında Batı ile sert rekabet halinde olan Rusya’nın tepkisi herkesçe merak konusuydu. Rusya, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan’ın, daha sonra ise Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın Moskova’ya yaptıkları ziyaretlerde tutumunu ortaya koydu.

Resmi açıklamalarda iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin kurulmasının 30. yıldönümü olarak ifade edilse de, görüşmenin ana gündem konusu Azerbaycan-Ermenistan liderlerinin Brüksel’deki görüşmeleri ve Ermenistan-AB ilişkileri idi. Moskova bu görüşmede, Brüksel’in Ermenistan üzerinde ve Azerbaycan-Ermenistan görüşmeleri dolayısıyla Güney Kafkasya’da artmakta olan etkisinden rahatsız olduğunu göstermiş oldu. Ruslar Brüksel’in bu artan etkisinde Ermenistan’ın payı olduğunu düşünmektedir.

Brüksel ziyaretinden önce ve sonra Ermenistan’daki Rusya taraftarı muhalefet, Brüksel’de alınan kararlara sert tepki göstererek protestolara başladılar. Bunun ötesinde Rus barış birliklerinin bulunduğu Karabağ’daki ayrılıkçı Ermeniler, Ermenistan’ın garantörlük hakkından vazgeçmesi halinde Rusya’nın garantör olmasını talep eden açıklamalarda bulundular. Paşinyan Moskova’ya bu gösterilerin baskısı altında gitti.

KREMLİN PAŞİNYAN’I UYARDI

Rusya’nın önemli gazetelerinden Nezavisimaya Brüksel görüşmesini, “Paşinyan Karabağ meselesi için Brüksel’e gidiyor” başlığı ile duyururken, Brüksel’den bir gün sonra aynı gazete Ermenistan Dışişleri Bakanı Mirzoyan’ın Moskova ziyaretini “Karabağ’ın geleceği ile ilgili müzakereler Brüksel’de değil, Moskova’da devam edecektir” şeklinde duyurdu. Paşinyan’ın Moskova ziyaretinden sonra ise Ermenistan’ın Haraparak gazetesinde yer alan bir habere göre, Paşinyan barış görüşmelerinin Brüksel aracılığı ile yürütülmemesi konusunda Moskova tarafından açıkça uyarıldı. Nitekim Paşinyan’ın Moskova ziyaretinden sonra Karabağ konusundaki söylemleri değişti. Brüksel görüşmesinden sonra Ermenistan Parlamentosu’nda açıklama yaparak Azerbaycan’la barış anlaşması imzalanması ve toprak bütünlüğünün tanınmasını savunan Paşinyan, Moskova’dan döndükten sonra ise “barış anlaşmasının yalnız Ermeni toplumunun -itiraz eden muhalefet de dahil herkesin- onayının alınmasından sonra imzalanacağını söyledi.

MOSKOVA’YI EN ÇOK NE RAHATSIZ EDİYOR?

Avrupa Birliği’nin Ermenistan’a yatırım için söz verdiği 2.6 milyar avro yatırımın gerçekleşmesi durumunda Ermenistan’ın iç ve dış politikası üzerindeki etkinliğinin artması ihtimali, Moskova aracılığıyla Azerbaycan ve Ermenistan arasında daha önce varılmış anlaşmaların yerine getirilmemesi ve Paşinyan yönetiminin bu konudaki rolü ile Ermenistan-Azerbaycan diplomatik müzakerelerinde AB Konseyi Başkanı Charle de Michael’in artan rolü Moskova’yı en çok rahatsız eden hususların başında gelmekte.

Avrupa Birliği Haziran ayında Ermenistan’a 2.6 milyar dolarlık yardım paketi sözü vermişti. İddialara göre, bu durumun 2021’in Aralık ayında yapılan Doğu Ortaklığı toplantısında kesinleşmesi gerekiyordu. Bu konu iki açıdan Moskova’yı rahatsız ediyor; birincisi bu 2.6 milyar dolarlık yardım paketinin 600 milyon dolarının, Moskova’nın da desteklediği Zengezur koridorunun rakibi olan güney-kuzey koridorunun yapımına ayrılması planlanmaktaydı. Son dönemlerde Ermenistan’ın Zengezur Koridoru’nu geciktirmesi ve önceliği kuzey-güney hattına vermesi de özellikle bu çerçevede düşünülmektedir. İkincisi ise yardımın geri kalan 2 milyar doları Ermenistan’ın ekonomik kalkınmasına hizmet edecekti ve bu da doğrudan Ermenistan yönetiminin dış ve güvenlik politikalarını etkileyebilirdi.

Öte yandan, İkinci Karabağ Savaşı’ndan sonra Rusya’nın arabuluculuğu ile 10 Kasım’da üçlü bildiri imzalandı. Bu bildirinin şartlarının yerine getirilmesi amacıyla sonradan yine Rusya’nın arabuluculuğu ile iki üçlü bildiri daha imzalandı. Birincisi, 11 Ocak 2021’de Moskova’da imzalandı. Bölgesel iletişim ve ulaşım hatlarının açılması için üç ülkenin başbakan yardımcıları düzeyinde bir komisyon kuruldu. Fakat bu komisyon Ermenistan’ın koridor ve karayolu yapımına karşı çıkması nedeniyle sağlıklı bir şekilde çalışamadı. Bunun dışında, 26 Kasım 2021’de Soçi’de yine Rusya’nın arabuluculuğu ile yapılan üçlü görüşmede Azerbaycan-Ermenistan arasında sınır hatlarının netleştirilmesi için komisyon kurulması kararlaştırıldı. Fakat o komisyon da Ermenistan’ın “orduların geri çekilmesi” ön şartından dolayı kurulamadı. Her iki olayda da Moskova, Ermenistan’ın süreci engelleyerek Brüksel’e rol verdiğini düşünmektedir.

Nitekim Soçi görüşmesinden sonra AB Konseyi Başkanı Charle de Michael’in arabuluculuğu ile 14 Aralık 2021’de Brüksel’de Azerbaycan ve Ermenistan liderleri arasında sürpriz bir görüşme gerçekleşti. Daha sonra 4 Şubat 2022’de video konferans aracılığı ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un da katılımı ile dörtlü bir görüşme gerçekleşti. En sonuncusu da 6 Nisan 2022’de Brüksel’de gerçekleşti. Bu görüşmelerde alınan kararlar Rusya’nın aracılığı ile alınan kararların aynısı idi. Yani aslında Rusya’nın aracılığı ile alınan fakat uygulanamayan kararlar bu defa Brüksel aracılığı ile gerçekleştirilecekti.

Daha önce Moskova aracılığı ile varılan fakat gerçekleşmesi Ermenistan tarafından engellenen anlaşmaların Brüksel aracılığı ile devam ettirileceğinin belirtilmesi Moskova’da, Ermenistan’ın bölgedeki inisiyatifi Brüksel’e verdiği düşüncesini meydana getirmiştir. Aslına bakarsanız Ermenistan ne Moskova’da ne de Brüksel’de varılan anlaşmaların gerçekleşmesine izin vermiyor.

AB’YE VERİLEN AÇIK MESAJ

Putin-Paşinyan görüşmesinden sonra Kremlin tarafından görüşme sonucuna ilişkin yapılan açıklamada; Rusya’nın, Ermenistan içindeki demiryolu hatları ve karayollarının yapımının gerçekleştirilmesi yönünde taraflar arasında anlaşmaya varıldığı ifade edildi. Bu aslında Ermenistan içinden geçecek güney-kuzey koridoruna destek veren AB’ye bir mesaj niteliğindedir. Moskova’da varılan anlaşmalar, Ermenistan’ın daha çok Rusya’ya bağımlı hale gelmesini içermektedir. Robert Koçaryan döneminde borç karşılığında birçok stratejik kurumu Moskova’ya kaptıran Ermenistan, şimdi de geri kalanlarını Rusya’ya verebilir. Ziyaret öncesi AB Konseyi Başkanı Charle de Michael’in Paşinyan’a telefon ederek 2.6 milyar avroluk yardım paketini hızlandıracağını söylemesi de bu sonucu değiştiremedi.

Sonuçta Moskova, bölgede kendisinin içinde olmadığı bir barış süreci ve anlaşması istememektedir. Bunun için de hem Paşinyan yönetimi hem Ermenistan muhalefeti hem de Karabağ’daki ayrılıkçı Ermeniler üzerine düşen görevi başarıyla yerine getirmektedir.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.