Dünya beyni kontrol etme yarışında
09:53, 04/04/2016, PazartesiG: Güncelleme: 12:32, 04/04/2016, Pazartesi
Z Raporu

ABD’nin 3 yıl önce duyurduğu ve Avrupa Birliği’nin de desteklediği İnsan Beyin Projesi tüm hızıyla sürüyor. Bilgisayar, tıp, nörobilim, psikoloji, genetik, robotik gibi onlarca disiplini bir araya getirip insan beyninin sırrını çözmesi hedeflenen proje birçok tartışmayı da beraberinde getiriyor. Derin Ekonomi’den Sinem Köseoğlu ve Halil Aktaş proje üzerindeki ülkeler arası rekabeti yazdı.
Fizyolojik olarak bilinmeyen herhangi bir özelliği kalmayan beynin nasıl çalıştığı büyük bir muamma oluştururken bu konuda ilk adım 2013 yılının hemen başında Avrupa Birliği tarafından İnsan Beyni Projesi (HBP) ile atıldı.
Beyin araştırmasının popüler hale gelmesi ise, aynı yılın Nisan ayında Başkan Barack Obama'nın Beyaz Saray'da yaptığı basın toplantısından sonra oldu. ABD'nin projesi; 'Brain Research through Advancing Innovative Neurotechnologies' (Nöroteknolojik İleri Inovasyonlar için Beyin Araştırma Projesi) kısa olarak BRAIN yani Beyin Projesi adını aldı.

http://image.piri.net/resim/imagecrop/2016/04/04/09/45/resized_a8c75-252e11eezihinicerik.jpg
Proje doğrultusunda Beyaz Saray, bilim insanlarına çağrıda bulunarak, faal bir beynin dinamik bir haritasını çıkarmalarını, nasıl düşündüğümüzü, nasıl öğrendiğimizi ve nasıl hatırladığımızı daha iyi anlamalarını istedi.
Çalışma yapan grupların içerisinde ise ABD Sağlık Bakanlığı, DARPA (Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı), Ulusal Bilim Kurumu gibi birçok kamu kurumu yer alırken, bağımsız laboratuvarlar ve üniversiteler de destek veriyor.
Çalışmalar iki ayrı döneme ayrıldı
BRAİN Projesi 5 yıllık iki döneme ayrılırken ilk aşamada gözlem teknolojilerini geliştirilmesi hedefleniyor. Böylelikle yeni gözlem teknolojileri, beynin çalışmasını ve nöronsal devrelerin karmaşık düşünce ve davranışları nasıl ürettiğine dair daha kapsamlı bir bilgi oluşturacak. Çalışmalar temel olarak nörolojik hastalıkların ve bozuklukların tedavisinde kullanılacak.
İkinci 5 yıllık aşamayı ise insan sinir sisteminin davranışsal, elektrofizyolojik, anatomik, hücresel ve moleküler seviyede araştırılması amaçlanıyor. Ancak projenin sadece tıbbi olarak değil beyni yönetebilme ihtimali de ülkeler arasında rekabete yol açıyor.
Beyin projesini destekleyen ülkeler
ABD ve Avrupa Birliği'nin destekledikleri beyin projeleri çok sayıda ülkenin de ilgisini çekmiş durumda. İsrail, Kanada, Avusturalya, Yeni Zelanda, Japonya ve Çin gibi ülkeler beyin programları üzerinde çalışmaya başladı.

http://image.piri.net/resim/imagecrop/2016/04/04/09/45/resized_876bd-23a03b1fa.png
Türkiye projenin neresinde?
Beyin projesinde henüz devlet destekli bir çalışma olmasa da Üsküdar Üniversitesi'nin rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan ABD'deki BRAIN Projesi'nin Ortadoğu ve Türkiye'de temsilciliğini yapıyor.
Avrupa Birliği çerçevesinde yürütülen diğer proje olan İnsan Beyni Projesi'nde ise Sabancı Üniversitesi'nin beyin gözlem teknolojilerinin geliştirilmesinde rol üstleniyor.
Medipol Üniversitesi'nin REMER (Rejeneratif Ve Restoratif Tıp Araştırmaları Merkezi) bünyesinde yürüttüğü beyin araştırmaları da devam ediyor.
Nörolojik hastalıklarda devrim
Beyin Girişimi projesiyle hastalıkların tedavisinin yanı sıra, uzun vadede sağlık giderlerinin düşürülmesi de hedefleniyor. Özetle beyin araştırmalarının ilk etkisi tıpta ve özellikle beyin bağlantılı hastalıklarda olacak. Otizm, Şizofreni, Parkinson, Alzheimer, ALS, MS gibi önemli hastalıkların altında yatan nedenler keşfedilecek ve çareler bulunacak.
BRAIN Projesi'nin ikinci beş yıllık safhasında insanın beyni ile entegre çalışacak makineler, ortaya çıkacak ilk teknolojiler olacak. Bu sayede kolunu kaybeden insanlar için geliştirilecek robot kollar, doğrudan sinir sistemine bağlanarak gerçek kol gibi düşünce gücüyle çalıştırılabilecek.
Yapay zekâ gerçek oluyor
İnsan beyni gibi çalışan makineler yapmak en çok uğraşılan teknolojilerden biri. Beyin projeleri ile bilimkurgu filmlerine konu olan yapay zeka oluşturularak robot çağının başlayacağı öngörülüyor.

http://image.piri.net/resim/imagecrop/2016/04/04/09/46/resized_287bb-d46853c6ai3540x361.jpg
Nöromühendislik ürünü yeni nesil robotların 10 yıl içinde askeri, endüstriyel, hatta gündelik hayatta çok radikal değişiklere yol açması bekleniyor.
Beyin savaşları çıkabilir
Tıp alanın yanı sıra pazarlama tekniklerinde de kullanılacak olan projelerle beynin işleyişini keşfeden markalar insanların duygu ve düşüncelerinin köklerine yönelerek, nöro-tasarım ve nöro-pazarlama kampanyalarıyla yeni bir tüketim ağı oluşturabilecekler. Ancak nöropazarlama alanı son derece istismara açık bir alan olma sebebiyle insanlar için tehlike arzediyor.
Proje için en büyük soru işareti ise Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı (The Defense Advanced Research Projects Agency) olarak bildiğimiz, Amerikan ordusu tarafından kullanılmak üzere, yeni teknolojiler üretmekle sorumlu ABD Savunma Bakanlığı'na bağlı DARPA'nın da projeye ortak olması.

http://image.piri.net/resim/imagecrop/2016/04/04/09/49/resized_54b02-52d2ad86darpasoldier.jpg
Projede amacını açık ve net olarak 'silah teknolojisini geliştirmek' olarak açıklayan DARPA robotik kol üretme peşinde. Bunun için DEKA ajansı ile anlaşan DARPA'nın Ar&Ge bütçesi için harcadığı rakam ise 100 milyon doları bulduğu ifade ediliyor.
DARPA dışında CIA, MOSSAD, MI6, FSB gibi istihbarat kurumlarının bu laboratuvar çalışmalarını kullanarak zihin okuma çalışmaları yaptığı herkesçe biliniyor. Hepsinin temel kaygısını 'haber alma, bilgi toplama' oluşturuyor. Bu sebeple beynin detaylarına ulaşmak bir nevi 'atom bombası' etkisi yaratabilir.

http://image.piri.net/resim/imagecrop/2016/04/04/09/50/resized_ef699-363c20aeekranalintisi.png
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.