
Peygamber Efendimiz bir gününü nasıl geçirirdi?
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in bir gününü nasıl geçirirdi?
1/41

Peygamber Efendimiz güne sabah namazı ile başlardı.
2/41

Sabaha doğru müezzin, Resûlullah'ın evine iki defa uğrardı. Birincisinde namaz vaktinin girdiğini haber verir, o zaman Efendimiz tekrar kalkıp sabah namazının iki rekat sünnetini kılar, sağ tarafına uzanıp dinlenirdi.
3/41

Müezzinin ikinci gelişinde mescide çıkıp kendisini bekleyen ashâbına sabah namazını kıldırırdı. (Buhârî, Teheccüd 23)
4/41

Cihana bedel gözlerindeki uykuyu eliyle silerek doğrulur ve ''Bizi öldükten sonra dirilten Allah'a hamd olsun. Yeniden diriltip huzurunda toplayacak da O'dur.'' diye dua ederdi.
5/41

Namazdan sonra her gün, güneş belli bir yüksekliğe çıkıncaya kadar önce tesbihatını ve o vakte ait mutad evradını yapar, sonra yüzünü ashabına dönerek bağdaş kurar ve ashabıyla sohbet ederdi. Bu sohbetler sırasında gündelik konulardan, tarihi hatıralara, rüya tabirlerinden, imana hizmet konularına, sorulara cevap vermekten, sıkıntısı olanların sıkıntısını gidermeye varıncaya kadar beşeriyetin gereği olan birçok mesele konuşuluyordu.
6/41

Bazen Medine'nin berrak gökyüzüne bakarak, Al-i İmrân Sûresi'nin son on bir âyetini okurdu. Sağ tarafından başlayıp gömleğini giyer ve ilk iş olarak inci dişlerini misvâklardı.
7/41

Abdest bozacağı yere yaklaştığı sırada ''Allah'ım; her tür şeytandan (kötülüklerden ve günahlardan) sana sığınırım'' diye dua eder, oradan uzaklaşırken ''Allah'ım; beni bağışlamanı dilerim'' anlamında Gufrânek derdi. (Tirmizî, Tahâret 7) Bunun ertesinde abdest alıp teheccüd namazına başlardı.
8/41

Canlı ve coşkulu bir ibadetten sonra mübarek bedeni yorulduğu için yeniden istirahata çekilirdi.
9/41

Hz. Peygamber öğleden önce bir süre dinlenirdi. Gece ibadet ve benzeri faaliyetlerle uğraşıldığı için yeterince dinlenememek, iş yoğunluğu ve stresten ötürü dikkatin dağılması, bedenin yorulması ve sıcak iklim şartlarından ötürü, gecenin yanı sıra bir de gündüz uyuyup dinlenme söz konusudur. İslami, literatürde buna kaylule denilmektedir. Türkçemizde buna öğle uykusu veya öğle öncesi uyku demek mümkündür.
10/41

Büyük bir iştiyakla camiye koşan ashabına gün ortasında öğle namazını kıldırırdı.
11/41

İkindi namazı Efendimiz'de bu namaza, Kur'ân'ın işareti ile âdeta ayrı bir değer verir ve Hz. Bilal'in yanık sesiyle ashabını camiye davet ederdi. İkindi vaktı mümini koruma-kollama ile görevli gece ve gündüz meleklerinin nöbet devir anlarından biri olduğu bilindiği için de, namaz sonrası tesbihat daha uzun tutulurdu. Nitekim bir hadis-i şerifte konu şu şekilde anlatılmaktadır: Gece bir grup, gündüz de bir grup melek yanınızda olurlar. Bunlar sabah ve ikindi namazları vaktinde bir araya gelir ve nöbet değişimi yaparlar. Rableri namaz kılmış kullarının hallerini en iyi bildiği halde, yine o meleklere: ?Kullarımı ne halde bıraktınız?' diye sorar. Onlar da: 'Biz onları namaz kılar halde bıraktık ve yanlarına da namaz kılarken varmıştık', derler.
12/41

Akşam vakti, güz mevsiminin sonunda pek çok canlının ölmesine benzer şekilde, hem insanın bir gün vefat edeceğini, hem de kıyametin başlangıcında dünyanın harap olacağını ihtar eder. Böyle bir anda insan ruhu, şu önemli işleri yapan Zat'ın dergahına durmayı, Allah-u Ekber diyerek fânî olan her şeyden el çekip O'na hamd etmeyi, O'nu tesbih etmeyi, büyüklüğünü bir daha haykırmayı şiddetle arzu eder. Peygamber Efendimiz de bu arzu ile çoğu zaman güneşin batmasından önce akşam namazını beklemeye başlar, ezan okunur okunmaz hemen Yüce Divan'a dururdu. Farz namazdan sonra Evvabin adıyla bilinen 2-6 rekat namaz kılar ve bunu tavsiye ederdi.
13/41

Ayrıca geceleri Bakî Mezarlığı'na gider, vefat eden ashâbına dua ederdi. Çok önem verdiği bu görevi hiç ihmâl etmezdi.
14/41

Peygamber de ashabına yatsı namazını kıldırır ve önemli bir durum olmazsa, kimseyle konuşmadan dinlenmeye çekilirdi. Uyumaya geçmeden önce dua ederdi. Bilindiği gibi O'nun hayatında dua pek büyük bir yere sahipti.
15/41

Namaza başlamadan önce safların ip gibi düzgün tutulmasını tavsiye eder, bazen sahabilerin omzuna dokunarak herkesi bir hizaya getirirdi. (Müslim, Salât 122-128)
16/41

Temiz giyinmeye çok önem verirdi. Sehab bulut adında bir sarığı vardı, ve onu Hz.Aliye giydirdi. Sarığın altına da kalensüve (takke) giyerdi. Bazen kalensüveyi sarıksız giyer, bazende sarığı kalensüvensiz sarardı.Sarık sardığı zaman sarığını omuzları arasında sarkıtırdı.Gömlek giymiştir, en sevdiği elbise gömlekti, gömleğinin kolu bileğine kadardı.Cübbe, kaftana benzer olan ferrûc ve ferace giymiştir. En çok sevdiği renk beyaz idi.
Buyurur ki: ''Elbiselerinizin en hayırlısı beyaz olanıdır. Beyaz giyinin ve ölülerinizi onunla kefenleyin.'
17/41

Ortalık iyice aydınlanmadan namaz kılınmış olur, kadınlar geldikleri gibi sessizce evlerine döner, âcil işi olmayan erkekler ise Peygamberimiz Efendimiz ile beraber olmak, onun gül yüzüne doya doya bakmak için yerlerinden ayrılmazlardı.
18/41

Bir evin kapısını en fazla üç defa çalardı
19/41

İnsanlara hediye verir, hediyelerini kabul ederdi.
20/41

Irkçılık yapanları sevmezdi.
21/41

Kendisine, ''Ey Allah'ın Rasûlü! Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlamıştır. Buna rağmen ibadet konusunda niye kendini bu kadar zorluyorsun?'' denilince, ''Ben Allah'ın bu mağfiretine karşı şükreden bir kul olmayayım mı?'' cevabını verirdi.
22/41

Cenaze namazlarına katılırdı. Namazların farzlarını cemaatle kılardı.
23/41

Kimi zaman kısaca Allah'ım! Senin adınla ölür, senin adınla dirilirim anlamında Allâhümme bismike emûtü ve ahyâ der (Buhârî, Daavât 7, 8) bazen daha uzun dualar okur, sonra kendisini bir tür ölüm kabul ettiği uykunun kollarına bırakıverirdi..
24/41

Kimi zaman kısaca ''Allah'ım! Senin adınla ölür, senin adınla dirilirim'' anlamında ''Allâhümme bismike emûtü ve ahyâ'' der (Buhârî, Daavât 7, 8) bazen daha uzun dualar okur, sonra kendisini bir tür ölüm kabul ettiği uykunun kollarına bırakıverirdi..
25/41

Efendimiz günün son dilimi olan gecelerini de engin bir ibadetle geçirmekteydi. Tafsilatını ilgili eserlere havale ederek Hz. Âişe validemizin bir müşahedesini nakletmek istiyoruz: ''Peygamber Efendimiz, gece ayakları şişene kadar namaz kılardı. ''
26/41

Sevdiği kimselerin evinde kaylûle yaptığı da olurdu. Vaktinin önemli bir kısmı Mescid-i Nebevî'de geçerdi. Müslümanlar'la orada görüşüp sohbet eder, sorularını cevaplandırır, öğüt isteyenlere öğüt verirdi.
27/41

Duha namazı diye de anılan kuşluk namazını hiç ihmal etmezdi. Öğle sıcağı iyice bastırınca kaylûle yapar yani öğle uykusuna yatardı.
28/41

Sağ tarafına yatardı
29/41

Önemli bir duyuruda bulunacağı zaman herkesi orada toplar, ganimet mallarını dağıtır, göndereceği heyetleri, askerî birlikleri, tayin edeceği kumandanları, valileri, zekât memurlarını, dini öğretecek muallimleri belirler, yabancı heyetleri kabul eder, onları orada veya mescidin yanında kurulan çadırlarda ağırlardı.
30/41

Peygamber Efendimiz daha sonra eve döner, besmele çekerek içeri girer, sol tarafından başlayıp ayakkabısını çıkarır, ev halkına selâm verirdi.
31/41

Her sabah onların hatırını sorar, ihtiyaçlarını öğrenir, sonra da bunları temin ederdi. Yolda karşılaştığı kimselere selâm verip tokalaşırdı.
32/41

Yatsı namazı kılındıktan sonra önemli bir işi yoksa, kardan beyaz dişlerini temizleyip abdestini alır, yatağına gider, İhlâs ve Muavvizeteyn'i yani Kulhüvallâhüahad ile Kul eûzüleri okuyup ellerine üfler, sonra da ellerini yüzüne ve vücuduna sürerdi.
33/41

Yavaşça sağ yanına uzanır, mis kokulu avucuna gül yanağını koyar ve bazı dualar okurdu.
34/41

Eve besmeleyle girildiğinde şeytanın üzüldüğünü, adamlarını Artık burada kalamazsınız diye uyardığını söylerdi. (Müslim, Eşribe 103) Eve girerken ''Allah'ım; senden hayırlı giriş, hayırlı çıkışlar niyaz ederim. Allah'ın adıyla girdik, Allah'ın adıyla çıktık ve Rabb'imiz olan Allah'a tevekkül ettik'' der, içeri girer girmez yine dişlerini misvâklardı. (Müslim, Tahâret 43, 44)
35/41

Gün olur bir tabak yemekle, gün olur birkaç hurmayla idare ederdi. Bir şey yerken besmele çekmeyi, sonra da elhamdülillah demeyi hiç ihmal etmezdi.
36/41

Sonra hanımına evde yiyecek bir şey olup olmadığını sorar, yiyecek bir şey yoksa oruca niyet ederdi. (Müslim, Sıyâm 169, 170) Eline geçeni yoksullarla paylaştığı için yiyecekleri sık sık tükenir, evlerinde haftalarca yemek pişmediği olurdu. Aişe annemizin dediği gibi böyle zamanlarda hurma ve su ile veya komşuların gönderdiği yiyeceklerle yetinirlerdi.
37/41

Evde bulunduğu saatlerde eşlerine her konuda yardım ederdi. Gerekirse evi süpürür, hayvanları sağar, elbisesini yamar, kendi işini kendi yapardı. (Ahmed İbni Hanbel, Müsned, VI, 256)
38/41

Mihrapta bağdaş kurup oturan Efendimiz güneş doğuncaya kadar ashâbıyla sohbet ederdi. (Müslim, Mesâcid 286) Bazen ashâbına o gece gördükleri rüyayı sorar, rüyalarını tâbir ederdi; rüya gören olmamışsa kendi rüyasını anlatırdı
39/41

Mihrapta bağdaş kurup oturan Efendimiz güneş doğuncaya kadar ashâbıyla sohbet ederdi. (Müslim, Mesâcid 286) Bazen ashâbına o gece gördükleri rüyayı sorar, rüyalarını tâbir ederdi; rüya gören olmamışsa kendi rüyasını anlatırdı.
40/41

Zira Peygamberimiz rüyalarda önemli olayların ipuçlarını bulur, mü'minin gördüğü rüyanın peygamberliğin kırk altıda biri olduğunu söylerdi. (Buhârî, Ta'bîr 2)
41/41

Peygamber Efendimiz bir gününü nasıl geçirirdi?
#mevid gecesi
#Hz.Muhammed
#peygamber efendimizin bir günü






