Çay değil zehir içiyormuşuz: Kanser riskini yüzde 90 arttıran hata ortaya çıktı
14:18, 07/08/2026, Cuma
Yeni Şafak

Günün ilk ışıklarından gece yarılarına kadar elimizden düşürmediğimiz, sohbetlerimizin en vazgeçilmez eşlikçisi olan çay, meğer her yudumda sinsi bir tehlike saçıyormuş. Türkiye gibi kişi başına düşen çay tüketiminde dünya rekorları kıran bir ülkede, nesilden nesile aktarılan "fokur fokur kaynayan suyla" demleme ve dumanı tüterken içme alışkanlığımız, bilim dünyasının merceği altında şok edici bir gerçeğe dönüştü. Tıp dünyasının saygın dergilerinde yayımlanan ve yüz binlerce kişiyi kapsayan devasa klinik araştırmalar, çok sevdiğimiz bu sıcak içeceğin aslında yemek borusu kanserine giden kapıyı nasıl araladığını net verilerle gözler önüne seriyor. İşte çay tiryakilerini üzecek olan o çarpıcı araştırma sonuçları ve detaylar.
Türkiye, kişi başına düşen çay tüketiminde dünya zirvesinde yer alırken, geleneksel demleme ve tüketim alışkanlıklarımız sağlığımız için büyük bir tehdit oluşturuyor. Sabahın ilk saatlerinden gece yarısına kadar elimizden düşürmediğimiz çayın demlenme şekli ve içilme sıcaklığı, hücre yapısını bozarak doğrudan kanserojen etki yaratabiliyor. Tıp dünyasının saygın hakemli dergilerinde yayımlanan ve 100 bini aşkın kişiyi kapsayan güncel araştırmalar, "fokur fokur kaynayan" çayın yemek borusu kanserine giden süreci nasıl tetiklediğini çarpıcı verilerle ortaya koyuyor.

Dünya Sağlık Örgütü'nden 65 derece uyarısı
Sıcak içeceklerin kanserle olan ilişkisi, Dünya Sağlık Örgütü'ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı'nın 2016 yılında yayımladığı monografi ile resmiyet kazandı. Ajansın çok sayıda vaka kontrolü ve klinik deneye dayanarak hazırladığı raporda, 65 santigrat derece ve üzerindeki sıcaklıklarda tüketilen tüm içecekler "muhtemelen kanserojen" olarak adlandırılan Grup 2A listesine alındı.

Rapora yansıyan uzman görüşleri, içeceklerin içeriğindeki maddelerden bağımsız olarak, sadece yüksek sıcaklığın bile yemek borusu dokusunda kronik termal hasara neden olduğu ve bu yanıkların hücre yapısını bozarak kanserli tümörlere zemin hazırladığını vurguluyor.

456 bin kişilik Çin araştırması tehlikeyi doğruladı
Sıcak çay tüketiminin yarattığı tahribatın boyutu, Annals of Internal Medicine dergisinde 2018 yılında yayımlanan China Kadoorie Biobank çalışmasıyla daha da netleşti. Çin'de 30 ile 79 yaş arası 456.155 kişinin incelendiği bu devasa prospektif araştırmada, çay içme sıcaklığının diğer risk faktörleriyle birleştiğinde ölümcül sonuçlar doğurduğu tespit edildi.

Araştırma metninden alınan bulgulara göre, çok sıcak veya kaynar çay tüketimi; düzenli alkol veya tütün kullanımı ile birleştiğinde yemek borusu kanseri riski tam 5 kat artış gösteriyor. Araştırmacılar, kaynar çayın yemek borusunun iç astarına zarar vererek koruyucu bariyeri yok ettiğini, böylece dışarıdan alınan diğer toksinlerin dokuya çok daha agresif bir şekilde nüfuz ederek hücre yenilenme döngüsünü bozduğunu belirtiyor.

60 derecenin üzeri yüzde 90 daha riskli
Konuyla ilgili en çarpıcı istatistiklerden biri ise Amerikan Kanser Derneği öncülüğünde 10 yıl boyunca yürütülen ve International Journal of Cancer dergisinin 2019 yılı sayısında yayımlanan The Golestan Cohort Study adlı araştırmadan geldi. 50.000'den fazla katılımcının takip edildiği bu çalışmada, günlük tüketim miktarı ile sıcaklık arasındaki tehlikeli bağ gözler önüne serildi.

Araştırmanın sonuç bölümünde, çayını 60 santigrat derecenin üzerinde bir sıcaklıkta ve günde 700 mililitreden fazla içen kişilerin, çayını ılıtarak tüketenlere kıyasla yemek borusu kanserine yakalanma riskinin %90 oranında arttığı açıkça ifade ediliyor.

Tüm bu bilimsel veriler, çayı demledikten hemen sonra kaynar halde içmek yerine bardağa döküldükten sonra en az 5 dakika ılımasını beklemenin, kanser riskini ortadan kaldırmak için atılacak en hayati adım olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, çaydan keyif alırken sağlığımızdan olmamak için damak yakan sıcaklıklardan kesinlikle uzak durulması gerektiğinin altını çiziyor.

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.