Göz çevresindeki sarı lekeler tehlike işareti: Meğer ölümcül hastalığın erken belirtisiymiş
10:53, 08/09/2026, Salı
Yeni Şafak

Göz çevresinde oluşan ve ‘ksantelazma’ olarak bilinen sarı ve kabarık lekelerin; Kalp krizi, inme ve geçici iskemik atak (inme benzeri minör krizler) riskinin erken habercisi olabileceği ortaya çıktı.
İlk bakışta basit bir cilt sorunu gibi görünen sarı lekelerin, kalp krizi ve inme riskine ilişkin önemli bir uyarı işareti olabileceği belirlendi.

Atherosclerosis dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, göz çevresinde oluşan soluk ve şişkin sarı lekelerin (ksantalazma) kalp krizi, inme ve geçici iskemik atak (inme benzeri minör krizler) riskinin erken habercisi olabileceğini ortaya koydu.

Söz konusu lekeler, makrofaj adı verilen bağışıklık hücrelerinin kolesterol ve diğer yağlarla dolması sonucu meydana geliyor.

Sıklıkla kanda yüksek kolesterol seviyeleriyle ilişkilendirilen bu durum, tek başına zararsız kabul edilse de damarlarda yağ plaklarının birikmesiyle gelişen ateroskleroz (damar sertliği) ile benzer bir biyolojik süreç taşıyor.

Stanford Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen çalışmada, ksantalazma teşhisi konmuş 17.925 kişinin sağlık verileri, göz muayenesinden geçmiş ve ksantalazması olmayan eşleştirilmiş kontrol grubuyla karşılaştırıldı.

Ksantalazma hastalarında kalp krizi geçirme oranı yüzde 1 iken, kontrol grubunda bu oran yüzde 0,35 seviyesinde kaldı.
İlk yılda inme riski ksantalazma grubunda yüzde 0,95 (kontrol grubunda yüzde 0,30), geçici iskemik atak riski ise yüzde 0,60 (kontrol grubunda yüzde 0,19) olarak kaydedildi.
Uzun vadeli etkiler: 5 ve 10 yıllık takip süreçlerinde iki grup arasındaki fark azalsa da ksantalazması olan kişilerin kalp krizi, inme ve geçici iskemik atak geçirme olasılığı belirgin şekilde yüksek kalmaya devam etti.

Kolesterol seviyesi normal olsa da risk yüksek
Çalışmanın dikkat çekici bir diğer bulgusu, kanda kolesterol veya yağ seviyeleri normal olan ksantalazma hastalarında da kalp ve beyin damar krizlerinin görülme oranının benzer düzeyde yüksek olması.
Bu durum, göz çevresindeki lekelerin sadece yüksek kolesterolün değil, henüz tam olarak anlaşılamamış farklı sistemik risk faktörlerinin de bir göstergesi olabileceğini ortaya koyuyor.


