Yargıtay'dan emsal 'yıllık izin' kararı: Milyonlarca çalışanı ilgilendiriyor
12:36, 07/09/2026, Pazartesi
Yeni Şafak

Yargıtay, çalışma hayatında işçi ve işveren arasında en sık yaşanan uyuşmazlıklardan biri olan yıllık izin kullanımı konusunda milyonlarca çalışanı yakından ilgilendiren kritik bir emsal karara imza attı. İş Kanunu'ndaki "iznin bir bölümünün 10 günden az olamayacağı" kuralına dayanarak iş sözleşmesini fesheden ve kıdem tazminatı talep eden çalışanlar için hukuki tablo yeni bir boyut kazandı. Yüksek Mahkeme, işçinin tamamen kendi rızası ve talebi doğrultusunda 10 günden daha kısa sürelerle bölerek kullandığı yıllık izinlerin, işten ayrılmak için tek başına "haklı fesih nedeni" sayılamayacağına hükmetti.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, çalışma hayatını ve milyonlarca çalışanı yakından ilgilendiren emsal niteliğinde bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, 2026 yılına ait 1495 sayılı kararıyla, işçinin kendi isteği ve rızasıyla 10 günden daha kısa sürelerle kullandığı yıllık izinlerin, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi için tek başına yeterli bir gerekçe oluşturmayacağına hükmetti.

İşçi sözleşmeyi feshedip yargıya başvurdu
Çalışma yaşamında sıkça karşılaşılan yıllık izin uyuşmazlıklarından birine sahne olan dava dosyasındaki bilgilere göre olay, bir gümrük müşavirliği şirketinde yaşandı. Şirkette 16 Aralık 2013 ile 27 Nisan 2022 tarihleri arasında gümrük müşavir yardımcısı olarak görev yapan bir çalışan, yıllık izin haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini savundu.

İşçi; iş yoğunluğu mazeret gösterilerek izin taleplerinin reddedildiğini, kendisine tek seferde en fazla altı gün izin verildiğini ve içeride 68 günlük kullanılmamış izni bulunduğunu iddia etti. Ayrıca 2017 yılının ikinci yarısı ile 2020 yıllarına ait primlerinin de ödenmediğini belirten çalışan, kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ve prim alacaklarının tahsili için işverene dava açtı.

İlk derece mahkemesi feshi haklı buldu
Dosyayı inceleyen İlk Derece Mahkemesi, dosyaya sunulan imzalı izin talep formlarını dikkate alarak çalışanın toplamda 48 gün yıllık izin kullandığını tespit etti. İşçinin çalışma süresi ve kıdemine göre toplam 130 gün izne hak kazandığını ve 82 günlük izninin kullandırılmadığını belirleyen mahkeme, yıllık izinlerin yasalara ve usule uygun kullandırılmadığı kanaatine vardı. Bu doğrultuda işçinin sözleşmeyi feshini haklı bulan mahkeme, kıdem tazminatı ve 82 günlük yıllık izin ücretinin çalışana ödenmesine karar verdi. İşçinin prim alacağı talebi ise ispatlanamadığı gerekçesiyle reddedildi.

Yargıtay kararı bozdu
NTV'de yer alan habere göre; işveren tarafının itirazı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nden geçen ve Yargıtay'a taşınan dosyada, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi yerel mahkemenin kararını bozdu. Yüksek Mahkeme, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 56’ncı maddesinde yer alan, yıllık ücretli iznin işveren tarafından bölünemeyeceği ve tarafların anlaşması halinde dahi izinlerden birinin 10 günden az olamayacağı yönündeki amir hükmü hatırlattı. Yargıtay, somut olayda kullandırılan izinlerin 10 günden kısa olduğunu kabul etmekle birlikte, bu fiili durumun işçinin kendi talebi ve rızasıyla gerçekleştiğine dikkat çekti.
Kısa süreli izinler geçerli kabul edildi
Bozma kararının gerekçesinde, işçinin daha uzun süreli izin kullanmak için en az bir ay önceden işverene yazılı başvuruda bulunduğunu ve bu talebin işveren tarafından kısaltıldığını veya gerekçesiz şekilde reddedildiğini ispatlayamadığı vurgulandı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yerleşik uygulamaları doğrultusunda, yıllık iznin bizzat işçinin talebiyle 10 günden kısa sürelerle kullandırılması durumunda bu izinlerin geçerli sayılacağını belirtti. Tüm bu değerlendirmelerin sonucunda, işçinin gerçekleştirdiği feshin haklı nedene dayanmadığına hükmedilerek, yerel mahkemenin verdiği kıdem tazminatı kararının reddedilmesi gerektiği karara bağlandı.



