1) Zinedine Zidane (42) – Enzo Zidane Fernández (20)
Enzo , 1995 yılında dünyaya geldi. Babasını izleyip olan biteni anlayacak yaşa geldiğinde Zinedine Zidane bir Dünya Kupası, bir Avrupa Kupası, bir tane de Şampiyonlar Ligi kupası kazanmıştı. Tüm bunlar yetmezmiş gibi üç kez de FIFA tarafından Yılın Futbolcusu seçilmişti. Enzo, belki de evde madalyalar ve diğer ödüllerden oluşan külliyata uzun uzun bakmıştı.
Real Madrid'in altyapısına “babam sağolsun” diyerek girdiği artık bir sır değil lakin Enzo da kısa sürede yetenekli olduğunu kanıtladı. 20 yaşındaki Enzo şu sıralar Real Madrid'in ikinci takımı olan Castilla'nın kadrosunda.
11:57, 21/12/2015, PazartesiG: Güncelleme: 17:29, 21/12/2015, Pazartesi
Babadan oğula futbolcular
Dünyaca ünlü yıldızların oğullarıda babalarının izlerinden gidiyorlar. Yakın tarihten hatırladığımız efsaneler olan Beckham, Zidane, Schmeichel gibi oyuncuların oğullarıda babalarının yeteneklerini almışlar.
2) Zlatko Zahovič (44) – Luka Zahović (19)
1995 yılında babası Vitoria Guimaraes forması giyerken dünyaya gelen Luka, babasının futbol direktörü olduğu Slovenya 1. Lig ekibi Maribor'da oynuyor.
3) Ian Wright (51) – Shaun Wright-Phillips (33) & (30)
Thierry adında bir Fransız, Highbury'ye ilk adımını atıncaya kadar Arsenal taraftarı için gol ile eş anlamlı kelime belliydi: Wright.
Eşiyle birlikte Shaun adlı iki yaşında bir çocuğu evlat edindiklerinde Ian Wright, henüz 185 golle kulüp rekorlarını tarihe gömen kariyerini tam anlamıyla başlatmış sayılmazdı. Ian Wrigt, Shaun ve birkaç ay sonra aralarına katılan Bradley'nin futbolculuk kariyerlerini yönetmekte. A milli takımla 36 maça çıkan Shaun, City altyapısında şimşek gibi hızıyla ışıklarını verdiği özel oyuncuya dönüşemese de hala en üst düzeyde futbol oynamaya devam ediyor. Bradley ise geçen sezon Thierry adında bir Fransız'ın asistlerinin de yardımıyla New York Red Bulls forması ile MLS'in en golcü ismi olduktan sonra, bu yıl faaliyetlerine aynı hızla devam ediyor.
4) Danny Blind (53) – Daley Blind (25)
Ajax yeni adı ve formatıyla Avrupa'nın bir numaralı kupasını ilk kez kazandığında Ernst-Happel Stadion'a Louis van Gaal'in yönetiminde ve Danny Blind'in kaptanlığında çıkıyordu. Blind kariyerinin 13 sezonunu Ajax'a adadıktan sonra 1999'da futbolu bıraktığında, oğlunun kulübün şöhretli altyapı sistemindeki ilerlemesinin farkındaydı. Gözü arkada kalmayacaktı.
Ajax'ta yetişen Daley Blind şu anda Manchester United kadrosunda yer alıyor..
5) Sejad Halilović (46) – Alen Halilović (18)
Geçtiğimiz yıl henüz 18 yaşındayken 2.2 milyon euro karşılığında Barcelona'ya transfer olan Alen Halilovic Türkiye'ye yabancı bir isim değil. Genç yetenek, Karabükspor, İstanbulspor ve Altay formalarıyla ülkemizde üç sezon geçiren Sejad Halilović'in oğlu. Bu arada Barcelona, Alen'in yeteneğini yeteri kadar erken keşfedememiş olmanın pişmanlığıyla işini sağlama aldı ve yeni bir 2 milyonluk çek yazmamak adına kardeşleri Dino ile Damir'i de La Masia sınırları içine davet etti. Bir dönem Dinamo Zagreb genç takımlarını çalıştıran Sejad da ikametini İspanya'ya aldırmak için fazla beklemedi!
6) Roger Lukaku (47) – Romelu Lukaku (21)
Belçika'dan dünyaya yayılan yetenek havuzunun en önemli parçalarından biri de Romelu Lukaku. Henüz 22 yaşında olmasına rağmen dört sezondur top koşturduğu Premier Lig'in elit forvetlerinden biri olmayı başardı. Romelu'nun babası Roger Lukaku ise ülkemizdeki futbolseverlerin yabancı olduğu bir isim değil. 1996-97 sezonunda Gençlerbirliği forması giyen Roger o sezon çok iyi performans veremese de, penaltılara giden ve 18-17 gibi bir skorla biten kupadaki Galatasaray maçında attığı ikisi penaltıdan üç golle hafızalarda yer etti.
7) Carles Busquets (47) – Sergio Busquets (26)
Carls Busquets kural nedeniyle en fazla beş yabancının forma şansı bulabildiği Barcelona yıllarında Andoni Zubizarreta'nın yedeği olarak çeşitli maçlara çıktı. Tecrübeli eldivenin oğlu ise 'boynuz kulağı geçer' misali Katalan ekibinde babasına oranla daha çok iz bırakacak gibi. Uğruna Yaya Toure'den vazgeçilen ve yedi yıldır Barcelona kadrosunun değişmez isimlerinden biri olan Sergio, babasının himayesinde çok iyi bir futbolcu olmayı başardı ve hem Barcelona hem de İspanya Milli Takımı formasıyla kazanmadık kupa bırakmadı.
8) Peter Schmeichel (51) – Kasper Schmeichel (28)
Manchster United ve Danimarka Milli Takımı'nın efsane file bekçisi Peter Schmeichel'ın oğlu olan ve Manchester City altyapısında parlayan Kasper, zamanla İngiltere'nin alt liglerini mesken tuttu. Bir ara İskoçya ve Galler'e de yolu düşünce toparlanma emareleri gösterdi ve Leicester City formasıyla Premier Lig'e geri döndü. Şimdilerde takımıyla birlikte küme düşme korkusu yaşasa da, yaptığı kurtarışlarla alt liglere geri dönmeye niyeti olmadığını gösteriyor.
9) Miroslav Kadlec (50) – Michal Kadlec (30)
Hem Çekoslovakya Milli Takımı formasıyla kazandığı başarılar hem de 1990-98 yılları arasında giydiği 1. FC Kaiserslautern formasıyla elde ettiği Bundesliga şampiyonlukları ile hafızalarda yer eden Miroslav Kadlec'in oğlu Michal şu sıralar Fenerbahçe forması giyiyor. Kadlec Fenerbahçe'de gösterdiği performansla Çek disiplinini babadan yadigar bir şekilde yaşatmayı sürdürüyor.
10) Abedi Pele (50) – Ibrahim Ayew (27), André Ayew (25) & Jordan Ayew (23)
Doksanlı yıllarda Afrika futbolunun yükselişini imleyen bir an seçmemiz istense, birçoğumuz Roger Milla'nın İtalya 1990'da köşe gönderinde yaptığı dansı hafızasından geri çağırır. Fakat kıtayı Avrupa futbolunda saygın bir konuma yükselten iki efsane vardır: Ganalı Abedi Pele ve Liberyalı George Weah.
Bunlarda Abedi Pele'nin üç oğlunun her biri (Ibrahim, André ve Jordan Ayew) Dünya Kupası'nda Gana'yı temsil ettiler ve Abedi'nin henüz emekleme yıllarına ilham verdiği ülke futbolunu 2010'da çeyrek finale kadar taşıdılar. Özellikle André babasının ayak izlerini takip etmekte en ısrarcı gözüken isim olarak sivriliyor. Bu yılki Afrika Kupası finaline takımının başında kaptan olarak çıkan yıldız, Abedi'nin Şampiyonlar Ligi şampiyonluğuna taşıdığı Marsilya'da da devraldığı bayrağı başarıyla taşıyor.
11) Mazinho (49) – Thiago Alcântara (24) & Rafinha (22)
Mazinho 1994'te Brezilya formasıyla Dünya Kupası'nı kaldırdığında Rafael 1, Thiago ise 3 yaşındaydı. Olan bitenin çok farkında değillerdi belki ama Mazinho evlatlarına gereken futbol tutkusunu daha o yaşlarında aşılamayı bir şekilde başarmıştı. Daha sonra Barcelona'nın altyapısı La Masia'da buluşan iki kardeş kariyerlerine yön vermeye başladılar. Ağabey Thiago biraz daha ön plana çıksa da Rafael'in yetenekleri de gözle görülmeyecek gibi değildi. Thiago'nun Barcelona öncesi gençlik kariyeri özellikle de Flamengo'daki başarısı, üzerindeki ışıkları artırıyordu.
İki kardeşin Barcelona'da geçen yılları sonunda yollar 2013'te ayrıldı. Rafinha babasının da bir zamanlar top koşturduğu Celta Vigo'daki başarılı kiralık döneminin ardından yuvaya dönerken, Thiago ise Pep Guardiola'nın peşine takılıp Bayern Münih'e gidiyordu. İki oyuncunun takımı da Şampiyonlar Ligi'nde Mayıs ayını görmeyi başardı. Belki de babalarının görece sönük kariyerinde kaldıramadığı kupayı aile müzesine kaldırmak onlara kısmetmiş!
David Beckham (40) - Brooklyn Joseph Beckham (16)
