10 yıldır aynı özlem aynı acı
04:00, 15/07/2026, Çarşamba
Yeni Şafak

Şehit Özgür Gençer ve ailesi
15 Temmuz hain darbe girişiminde vatan uğruna şehadete yürüyen kahramanların aileleri, aradan geçen 10 yıla rağmen ilk günkü acıyı yaşamaya devam ediyor. Evlatlarını, eşlerini ve kardeşlerini kaybeden şehit yakınları, dinmeyen özlemlerini ve onlarla duydukları gururu Yeni Şafak’a anlattı. Ortak mesajları ise aynı: “Acımız hiç dinmedi ama vatan sağ olsun.”
15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçti. O gece milletin iradesine ve demokrasisine sahip çıkmak için meydanlara koşan yüzlerce vatandaş şehadete yürüdü. Aradan geçen yıllara rağmen şehit ailelerinin yüreğindeki acı ilk günkü tazeliğini koruyor. 15 Temmuz’un 10’uncu yılında şehit yakınları, evlatlarına ve eşlerine duydukları özlemi, yaşadıkları zorlukları ve onlar olmadan geçen yılları Yeni Şafak’a anlattı.
ACISI İLK GÜNKÜ GİBİ

Şehit Batuhan Ergin’in babası Ahmet Ergin, evlat acısının yıllar geçse de dinmediğini söyledi. Oğlu Batuhan’ın askerden geleli 2 ay olduğunu anlatan Ergin, “Vatan ve millet sevgisiyle dolu bir çocuktu. O gün arkadaşlarıyla dışarı çıkmıştı. Televizyonda yaşananları görünce eve gelmesini istedim ancak dönmedi. Köprüde yaşananları öğrenince oraya gitmiş, darbecilere karşı dururken kalbinden vurulup şehit olmuş” dedi. Batuhan’ın yokluğuna alışamadığını belirten Ergin, “İnsan evladını kaybettikten sonra hayata dair bütün beklentileri yarım kalıyor. Aradan yıllar geçse de acısı dinmiyor. Bazen güldüğümüzde bile aklımıza geliyor” ifadelerini kullandı.
VATANIMIZI KORUMA VAKTİ, UYUMAYIN
Ankara’da Külliye önünde isabet eden şarapnel parçasıyla şehit olan 31 yaşındaki Özgür Gençer, o gece sosyal medya hesabından yaptığı “Vatanımızı koruma vakti, uyumayın” paylaşımının ardından abdest alıp ikinci kez evden çıktı ve bir daha geri dönemedi. Eşini kaybettiğinde çocuklarından birinin 8, diğerinin 2,5 yaşında olduğunu söyleyen Esra Gençer, “İlk zamanlar ne yapacağımı bilemedim. Eşim esnaf, ben ev hanımıydım. Ancak çocuklarım için güçlü olmak zorundaydım. Birlikte çıktığımız hayat yoluna tek başıma devam ettim. Kendimi toparlamam zaman aldı ama yetiştirmem gereken iki evladım vardı» diye konuştu. Eşinin şehadetiyle gurur duyduğunu anlatan Gençer, “O gece sokağa çıkan herkese şehadet nasip olmadı. Eşim bu mertebeye erişti. Şehadet haberini aldığım andan beri onun ismine layık olmaya çalışıyorum. Ben artık bir şehit eşiyim. Vatan sağ olsun. Her Temmuz ayında aynı acıyı yeniden yaşıyorum. Temmuz geldiğinde kendimi iyi hissetmiyorum” ifadelerini kullandı.








Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.