Gündem 15 Temmuzda direnişe omuz veren Arap gazeteciler konuştu Son kale düşmesin diye sokaktaydık

15 Temmuz'da direnişe omuz veren Arap gazeteciler konuştu: Son kale düşmesin diye sokaktaydık

15 Temmuz 2016’da Türkiye’de yaşanan başarısız darbe girişimine karşı, halkın kararlı direnişi, Ortadoğu’da darbe rejimleriyle yönetilen halklara umut oldu. O gece İstanbul’da olan Arap gazeteciler hem yaşadıklarını hem de Arap halkının bu geçen süredeki tutumunu değerlendirdiler.

Abone Ol Google News
Hatice Saka Yeni Şafak
​15 Temmuzda direnişe omuz veren Arap gazeteciler konuştu: Son kale düşmesin diye sokaktaydık
O gece İstanbul’da olan Arap gazeteciler hem yaşadıklarını hem de Arap halkının bu geçen süredeki tutumunu değerlendirdiler.

15 Temmuz 2016’da Türkiye’de yaşanan başarısız darbe girişimine karşı, halkın kararlı direnişi, Ortadoğu’da darbe rejimleriyle yönetilen halklara umut oldu. O gece İstanbul’da olan Arap gazeteciler hem yaşadıklarını hem de Arap halkının bu geçen süredeki tutumunu değerlendirdiler. Mısırlı gazeteci yazar Sabir Meşhur, “Türkiye’de yaşanan darbe girişimi Mısır’daki darbeden önce olsaydı, halkın tepkisi çok daha farklı olabilirdi. 15 Temmuz halkın iradesinin güçlü bir örneği oldu” dedi. Filistinli araştırmacı gazeteci Muin Naim, “Direnişe sadece bir destekçi olarak değil, bir taraf olarak katılmam gerektiğine inanıyordum” ifadesini kullandı. Türk-Arap İlişkileri Araştırmacısı Gazi Mısırlı, “Türkiye’yi sorunlu bir Ortadoğu ülkesi yapmak istediler ancak bu oyun bozuldu” değerlendirmesini yaptı. Suriyeli gazeteci Hamza Tekin, “Arap âleminde milyonlarca insan aynı direnişi kalpleriyle ve ruhlarıyla yaşadı” dedi.

Hamza Tekin
Hamza Tekin

Muin Naim
Muin Naim

Sabir Meşhur
Sabir Meşhur

Gazwan Masri
Gazwan Masri

TÜRKİYE’DEKİ DEMOKRASİYİ TEHDİT OLARAK GÖRÜYORLAR

  • Mısırlı gazeteci yazar Sabir Meşhur, Türkiye’nin Ortadoğu’da demokrasi ile yönetilen tek ülke olduğuna vurgu yaptı ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sebeple 15 Temmuz darbe girişimi bütün Arap halkının üzerine kâbus gibi çöktü. Mısır, Yemen, Tunus ve Libya’da yaşanan darbelerin ardından halkın tek umudu Türkiye idi. Çünkü Araplar Türkiye’yi Osmanlı’nın bir mirasçısı olarak görüyorlar ve İslâm âleminin kurtarıcısı olabileceğine inanıyorlar. Sanki darbe girişimi kendi ülkelerinde yaşanıyor gibi her anını takip ettiler. Dualarıyla Türk halkına destek oldular. Bizim gibi burada yaşayan Araplar da halkın yanında yer aldı.” Türk halkının başarısının bir örnek olduğunu belirten Sabir Meşhur, şu ifadeleri kullandı: “ Eğer Türkiye’de yaşanan darbe girişimi Mısır’daki darbeden önce olsaydı, halkın tepkisi çok daha farklı olabilirdi. 15 Temmuz halkın iradesinin güçlü bir örneği oldu. Hâlihazırdaki çoğu Arap yönetici için Türkiye’deki demokrasi bir tehlike arz ediyor. Arap halkı kendi yöneticileri ve Erdoğan’ı karşılaştırıyor. Onlar, Erdoğan gibi bir lider istiyor.”

DARBE OLSAYDI İSRAİL KAZANACAKTI

Filistinli araştırmacı gazeteci Muin Naim, darbe girişimi gecesine dair yaşadıklarını şu sözlerle özetledi: “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasını dinledikten sonra hiç vakit kaybetmeden havaalanına gittim. Tanklarla halka nasıl saldırıldığına ve onların direnişine şahit oldum. Ben de onların arasına karıştım ve direnişe katıldım. Çünkü biz o darbe girişiminin sadece Türkiye’ye yapılmış olarak görmüyorduk. Bu darbe tüm özgür ruhlu insanlara yönelikti. Türkiye’nin o dönem Filistin’e diplomatik ve siyasi desteği ciddi bir şekilde artmıştı. Darbe gecesinde siyonistlere destek veren medya kuruluşlarında, ‘Bizim düşmanlarımız gidecek dostlarımız gelecek’ söylemi gerçekleşmiş olacaktı. Türkiye böylece Filistin dostu ve onu destekleyen bir ülke olmaktan çıkıp İsrail devletinin stratejik ortağı olacaktı. Bu anlamda ben artık direnişe sadece bir destekçi olarak değil, bir taraf olarak katılmam gerektiğine inanıyordum.”

ARAP HALKININ DİRENİŞİNİ ARTIRDI

  • Naim, olayın Ortadoğu ülkelerine yansımasını ise şu şekilde değerlendirdi: “Darbe gerçekleşmiş olsaydı mazlum ülkelerden Türkiye’ye sığınmış Arap vatandaşların hepsi ciddi bir zarar görecekti. Bu darbe, aslında Arap baharına yapılan darbeden önce gerçekleştirilmesi planlıyordu. Gezi parkı olaylarında özellikle Amerikan ve Yahudi lobisine bağlı medya kuruluşlarının ‘Türk Baharı başlamıştır’ şeklinde meşhur bir tabirleri vardı. O zaman istediklerini elde edemediler ve 15 Temmuz’da yeniden denediler. Türk halkının bu darbe girişimini başarısız kılması Ortadoğu ülkelerindeki insanlara umut vermiştir. Şu sonuca varıldı: Darbeler mutlaka başarılı olacak diye bir kaide yok en azından askeri darbenin halkın direnişiyle kırılabileceğine dair bir umut yeşerdi ve bence bu önemli bir adımdır.”

O GECEYİ ASLA UNUTAMADIM

Türk-Arap İlişkileri Araştırmacısı Gazi Mısırlı( Gazwan Masri), 15 Temmuz darbe girişiminin yaşandığı geceyi hiç unutamadığını dile getirdi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Olayı haber alır almaz Ümraniye’deki evimden çocuklarımı alarak çıktım. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın evine doğru ilerledik ve gecenin büyük bölümünü orada geçirdik. Daha sonra kalabalık, köprüye doğru hareket edince biz de onlarla birlikte ilerledik. Üzerimize ateş açıldı ve yaralananları gördüm. O an sadece çocuklarım için endişelendim. Fakat özellikle kadınlar ve gençlerin çok cesaretli olduğuna tanık oldum. Sabahın ilk ışıklarıyla durumun vahameti ortaya çıktı. Tankların üzerine çıktık ve nöbeti hiç bırakmadık. Tarihi bir ana şahitlik ettik. Türkiye, her zaman mazlumların yanında olduğu için Arap halkı için çok önemli bir yere sahip. Bu ülkede yaşayan Araplar olarak biz de destek vermek için sokaklara döküldük. Bir faydamız oldu ise ne mutlu. Türkiye’yi sorunlu bir Ortadoğu ülkesi yapmak istediler ancak bu oyun bozuldu.”

MİLYONLAR, DİRENİŞİ RUHUNDA YAŞADI

Ortadoğu halkının Türkiye’nin yanında olduğunu belirten Tekin, şunları söyledi:

  • “Arap âleminde milyonlarca insan aynı direnişi kalpleri ve ruhlarıyla yaşadı. Darbe girişiminin başarısızlığı için Allah’a yalvardılar. O gece Türkiye’yi, halkını, hükümetini ve cumhurbaşkanını kurtarmak için milyonlarca el havaya kalktı.”

DARBEDEN ÜÇ AY ÖNCE ARAP MEDYASINDA YAZILDI

15 Temmuz darbe girişimini Arap dünyasına anlatan “Kâbus ve Casus” adlı kitabın yazarı Suriyeli gazeteci Hamza Tekin, darbe girişimden önce yazdığı makaleye dikkat çekti ve ekledi: “Darbe girişiminden üç ay önce, Arap ve Batı medyasının Türk ordusuna, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve demokratik yollarla seçilmiş meşru hükümete karşı bir mesaj gönderme girişimlerine yanıt olarak gelen ‘Türk ordusunun bir darbesinin kaçınılmazlığı’ başlıklı bir makale yazmıştım. Nitekim Türk askeri personelinin yüzde 99’u terörist Gülen’in hamlesini reddetti, darbe başarısız oldu ve halk kazandı. ”

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.