AK Parti Sözcüsü Çelik partisinin MKYK toplantısının ardından açıklama yapıyor
18:07, 10/09/2026, PerşembeG: Güncelleme: 18:53, 10/09/2026, Perşembe
Yeni Şafak

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin MKYK toplantısının ardından basın toplantısında açıklamalarda bulunuyor.
AK Parti Sözcüsü Çelik'in açıklamalarından satır başları şöyle:
AK Parti'ye katılan üç belediye başkanımıza hoş geldin diyoruz.
Terörsüz Türkiye süreci takibimizde.
Fesih ve tasfiye tamamlanınca yasadan faydalanılacak.
Silah bırakma sürecinde Irak ile irtibat kuruluyor.
Fesih süreçleri bölge için iyi bir geleceği inşa edecek.
Marjinal ajandalar yerine daha büyük ufuklara bakabilmek önemlidir.
Konuşulan şeyler geleceğin daha iyi olmasına mı hizmet ediyor yoksa geleceğe dönük olarak birtakım kaldıraçlar vasıtasıyla yeni provokasyonların yaratılmasına mı yol açıyor.
Bütün değerlerin paramparça olduğu, şimdiye kadar medeni dediğin hukuk normlarının darmadağın olduğu bir kamusal alanda etnik ya da mezhebi düzeyde bölünme üzerine ortaklıklar ve ortak gelecek üzerine konuşan bir yaklaşım sergilemeliyiz.
Demokrasi düşüncesi büyük saldırılar altında.
Kapsayıcı olmak, duvar örmek yerine köprü kurmak; yumrukları sıkmak yerine el sıkışarak konuşmak doğru bir yaklaşımdır.
Ukrayna-Rusya savaşı
Savaş gelinen noktada uzun bir yıpratma savaşına dönüşmüştür.
Savaşın seyrini değiştirecek hiçbir şey olmamasına rağmen taktiksel kazanımlar üzerinden devam etmektedir.
Savaşın daha geniş bir bölgeye yayılma ihtimali ortaya çıkan tartışmalar, maalesef daha ileri düzeyde silahların kullanılmaya başlanmasından bahsedilmesi...
Şimdiye kadar Rusya kaynaklı 8, Ukrayna kaynaklı 35 Türk işletmeli gemi hedef alınmıştır.
Kısır döngünün bir an evvel sona ermesi, İstanbul'da masa kurularak bir sonuca varılması gerekmektedir.
İsrail ve ABD'nin İran'a saldırılarının sonrasında herhangi bir barış zemini oluşmadı.
Sorunun kaynağı Netanyahu hükümetidir.
Ortaya çıkan tablo Netanyahu hükümetinin saldırganlığı ve soykırımcı politikalarının sonucu olarak ortaya çıktı.
İlan ettikleri yeni yerleşim yerleri çok stratejik, iki devletli çözümü tamamen ortadan kaldırıyor.
İngiltere ve AB'nin karşı çıkması ve belki de ilk defa İsrail'in bu eylemlerinin onlar tarafından 'etnik temizlik' olarak adlandırılması vahşetin hangi boyuta geldiğini gösteriyor.
Soruyorlar, "Türkiye-İsrail arasında bir gerilim var mı, nereye evrilir" diye. Sorun İsrail'in ve Netanyahu'nun bölge ile dünya ile yaşadığı sorunlar ve soykırımcı politikalardır.
Karşı karşıya olunan şey bütün uluslararası hukuk açısından, insanlığın elde ettiği bütün kazanımların tehdit edildiği, soykırımcı şebekeyle karşı karşıya kaldığımızdır.
İsrail'in sınırı neresi bilen yok.
Yerleşimci yok işgalci var.
Bunlar yerleşimci değil Filistinlilerin öz vatanındaki toprağını çalan hırsız bunlar.
Yerleşimci adı altında hırsızlık politikası yürütülüyor.
Şimdi daha utanmazca daha saldırgan bir aşamaya geçtiler.
Kendilerine İsrailliler diyerek, Gazze'dekilerin tırnak içinde gönüllü göçünden bahsediyorlar.
Gazze'nin içinin tamamen boşaltılmasından başka bir anlam ifade etmiyor.
Netanyahu ve şebekesinin İsrail'deki seçim yaklaştıkça daha saldırgan olacağı görülüyor.
Suriye'ye dönük saldırılar da aynı istikrarsızlaştırma politikasının devamıdır.
Suriye'yi hedef alma gerekçelerinin tamamen asılsız olduğu, İsrail'e tehdit bir unsura rastlanmadığı ABD tarafından bile açıkça ifade ediliyor.
Saldırmak için saldıran, insan öldürmek için soykırım yapan bir şebekenin faaliyetlerinden başka bir şey yok.
Mekke Anlaşması
İçinde bulunduğumuz güvenlik örgütlerine zıt ya da alternatif anlaşmalar yapmıyoruz.
Şu anda Suudi Arabistan ve Pakistan ile birlikte Mekke Anlaşması aslında bölgedeki devletlerin kendi iradeleriyle barışın korunmasına dönük bir inisiyatifin nasıl oluşturulacağına dair bir mikro model olarak ortaya çıkıyor.
Bundan sonra yeni katılımlar olacaktır, şu anda her şey çok yeni, ittifak elbette herkese açıktır.
Olgunlaştıkça küresel ve bölgesel barışa katkıda bulunacak bir yapı olarak yoluna edecektir.
Türkiye'nin PISA başarısı
Öğrenci performansı üç alanda birden gelişim gösterdi.
Ülkemizin elde ettiği başarı tebrik edildi.
Eğitim alanındaki yatırımlar sonuç veriyor.
Türkiye'deki öğrenci performansı örnek gösteriliyor.
Erdoğan-Yavaş görüşmesi
Gayet doğal bir görüşme.
Birçok belediye başkanı Cumhurbaşkanımızdan randevu talep etmektedir.
Cumhurbaşkanımız da kendi programına göre bu taleplere cevap vermektedir.
Sayın Yavaş'ın yaptığı açıklamada da var.
Ankara'nın sorunları, geleceğe yönelik yatırımlar ele alındı.
Cumhurbaşkanımız şehirlerin altyapı sorunlarının çözülmesi, projelerin hayata geçirilmesi konusunda çok hassastır.
Ankara'nın önümüzdeki dönemdeki yatırım beklentilerinin, projelerinin Sayın Cumhurbaşkanımıza sunulmasından daha doğal bir şey yoktur.
NATO Zirvesi'yle Ankara'nın marka değeri daha çok yükseldi.
Muhalefetten gelen yorumlar...
Muhalefetin hayatında siyaset, siyasetin standartlarının yükseltilmesi, iyi bir belediyecilik yapılmasıyla ilgili herhangi bir gündem olmadığı için her olaydan büyük bir spekülasyon çıkarma konusunda son derece iştahlı bir muhalefet anlayışı var.
Onları kendi spekülasyonlarıyla, tartışmalarıyla baş başa bırakıyoruz.
Yunanistan-İsrail birlikteliği
Daha çok gerilim üretmek, daha çok kriz üretmek bir siyasi yetenek değildir.
Başından beri söylüyoruz. Bütün sorunları masada çözebiliriz.
Hem masada hem sahada son derece güçlü bir ülke olarak söylüyoruz.
Yunanistan'ın birtakım işlevsiz ittifaklara girerek ya da kendi ülkesinin birtakım süreçlerini İsrail'e teslim ederek Türkiye'yi kuşatabileceğini zannetmesi son derece boş bir yaklaşım.
Bunun Yunanistan'a da büyük bir zararı olur.
Bugün Netanyahu gibi bir Nazi ile yan yana gelmeyi kabullenen siyasetçinin herhangi bir şekilde dünyanın gidişatını okuma konusunda büyük yetersizlikleri olduğu görülür.
Meşru siyasete inanan hiç kimsenin bunlarla yan yana gelme niyeti olmaz.
Ama bugün Netanyahu ile İsrail'in bu saldırganlığıyla yan yana gelme konusunda Yunanistan Başbakanı'ın özel bir iştahı ve çabası olduğu görülüyor.
Kuşkusuz bu Yunan halkı için de iyi bir şey değil.
Bizim açımızdan baktığınızda bunlar reddedilmesi gereken ama bizim için tehdit teşkil eden unsurlar değil; Türkiye'nin masadaki ve sahadaki gücü birtakım kumpasları, sözde ittifakları, bir zarar verme potansiyeli varsa engelleyebilecek durumdadır.
Akıllı davranmak lazım, siyasi akılla hareket etmek lazım, herkes gider bu bölgede biz Yunanistan kalırız.
Yunanistan'ı birtakım büyük güçlerin başka hesaplarının, maceralarının arkasına sürüklemek bir Yunan siyasetçinin yapmaması gereken bir iştir.
Sonuçta bu sorunlar Türkiye ile Yunanistan arasında masada çözülmelidir.
Ayrıntılar Geliyor...
Kıymetli okurlarımız, bu bir son dakika gelişmesi haberidir. Sıcak bilgiler geldikçe kısa sürede güncellenecektir. Gelişmelerden anında haberdar olmak için Yeni Şafak uygulamasını akıllı cihazlarınıza (iOS, Android marketlerden indirerek) kurabilirsiniz.


