AK Parti'yi Hizbullah'la ilişkilendirmek namertliktir

Ajanslar
00:0023/01/2011, Pazar
G: 23/01/2011, Pazar
Yeni Şafak
AK Parti'yi Hizbullah'la ilişkilendirmek namertlik
AK Parti'yi Hizbullah'la ilişkilendirmek namertlik

Başbakan Erdoğan, "AK Parti'yi Hizbullah'la, herhangi bir terör örgütüyle ilişkilendirme gayreti densizliktir, namertliktir." dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, "AKP Hizbullah ile işbirliği yapıyor" açıklamasına sert tepki gösterdi.


Ankara'da il başkanlarıyla bir araya geldikten sonra gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplayan Erdoğan, "AK Parti'yi Hizbullah'la, herhangi bir terör örgütüyle ilişkilendirme gayreti içerisine girmek bir densizliktir, namertliktir. Benim partimi kimse bu tür örgütlerle ilişkilendiremez." diye konuştu.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin Hizbullah'la işbirliği yaptığı yönündeki iddialara sert tepki gösterdi. Erdoğan, Ankara Arena Stadı'ndaki "Türkiye 2023'e yürüyor, Ankara AK Parti'de buluşuyor" programı sonrasında basın mensuplarının sorularını cevapladı.


Gazetecilerin, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'AK Parti'nin Hizbullah'la işbirliği yaptığı' yönündeki açıklamalarını hatırlatması üzerine Erdoğan, bu ifadelerin genel başkanlığın ötesinde bir yaklaşım tarzı olduğunu belirtti. Erdoğan, "En azından bir terbiyesizliktir. Çünkü bir iddia sahibi iddiasını ispatla mükelleftir. AK Parti'yi Hizbullah'la herhangi bir terör örgütüyle ilişkilendirme gayreti içine girmek bir densizliktir, namertliktir. Bunu açıklamadığı sürece bu namertlik, bu densizlik onun üzerinde üzerinde ve camiasında kalacaktır. Bu kadar açık söylüyorum, bu kadar ağır kullanıyorum. Benim partimi kimse bu tür örgütlerle ilişkilendiremez, böyle bir hale getiremez." dedi.


Ergenekon davası sanıklarının bazı muhalefet partilerinden aday gösterileceği yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine Erdoğan, her siyasi partinin bu tür tasarruflarda seçim yasasının el verdiği şekilde istediği şekilde hareket edebileceğini belirterek, "İstediği şekilde hareket ettikten sonra da onların hareketinden çok milletimizin takdirleri çok çok önemlidir. Milletimizin takdirleri de bireysel değildir, milletimizin takdirleri geneldir. Bunun yansımasını da en güzel şekilde Haziran 2011'de görürüz." karşılığını verdi.


"RAPORUN KIYMETİ HARBİYESİ YOK"

Mavi Marmara gemisine İsrail askerlerinin saldırmasının yasal olduğuna yönelik İsrail komisyonunun hazırladığı raporla ilgili soruya ise Erdoğan, "Bu sipariş üzere bir rapordur. Kendi ülkesinde hazırlatılan bir raporun kıymeti harbiyesi olabilir mi? Şu anda Cenevre'den çıkan sesi, raporu gördünüz. Bu olayın uluslararası sularda alçakça, vahşice bir olay olduğu o raporda ifade edildi. Şu anda yapılmakta olan panel çalışmaları devam ediyor. BM'nin bu konudaki yakın takibi var. Bizler bu işin takipçisiyiz. Benim nezdimde hazırlanan raporun kıymeti harbiyesi yoktur." diye konuştu.


HAKİKATLER KOMİSYONU

CHP'nin hakikatler komisyonu kurulması yönündeki talebinin hatırlatılması üzerine Erdoğan, "Onların kendi takdiridir. Bizim için önemli olan içeriğidir. Zarf mazruf meselesi. Biz zarfla değil mazrufla uğraşıyoruz." ifadesini kullandı. Balyoz darbe planı kapsamında Gölcük Donanma Komutanlığı'nda yapılan aramada yeni belgelerin çıktığı, darbe planının 2008 yılına kadar aktif olduğu yönündeki iddiaların bulunduğu, bu süreci nasıl takip ettiği yönündeki soruya ise Erdoğan şu cevabı verdi: "Açıklamalar olmadıktan sonra benim bir açıklama yapmam doğru olmaz. Şu anda bunlar savcılık elinde olan dosyalar, savcılığın bizzat yapmış olduğu operasyon. Dosyaların hepsi kendisinde, süreci de bizzat kendisi yürütüyor. Temenimiz odur ki, ne kadar gizli kapaklı şey varsa bunlar açığa kavuşsun. Ülkemizde bu tür şeylerden şeffaflık olayını gerçek yüzüyle görmüş olsun."


LÜBNAN'DAKİ HÜKÜMET KRİZİ

Lübnan'daki hükümet krizi konusunda Türkiye'nin çalışmalarıyla ilgili bir başka soruya ise Erdoğan, şunları söyledi: "Şu anda bir kesintiye uğradı diyebilirim. Lübnan kendi içinde kendi olayı çözme konumunda. Parlamento kendi içinde başbakanını tayin etme kararında, bunun adımını atacaklar. Parlamento kendi içinde yapacağı seçimle kararını en isabetli, en hayırlı şekilde versin ve bir an önce Lübnan'daki çözümsüzlükte çözüme kavuşsun."

AKTÜTÜN'DE BULUNAN SİLAHLAR

Aktütün karakolu yakınlarında bulunan faili meçhul silahlarla ilgili ise Erdoğan, "Genelkurmay Başkanı'mdan konuyla ilgili bilgiler aldım. Genelkurmay Başkanı'm bana verdiği bilgilere göre tamamen geçmişten itibaren bulunmuş, bu taşınma esnasında hurdalık diye tabir edilen bölgede bulunmuş ve bir kısmı unutulmuş olan silahlar hüviyetinde. Bunların da zaten çok büyük sayıda olmadığını, tamamen o tür aramalarda ele geçmiş silahlar olduğu mahiyetindedir. TSK'nin envanterinde olmayışları da oradan kaynaklanıyor." açıklamasında bulundu.


PARTİYE KATILIMLAR

Ramiz Ongun ve Mehmet Ağar'ın AK Parti'ye katılacağı yönünde haberler olduğunun hatırlatılması üzerine Erdoğan, söylenen isimlerle ilgili kendileriyle ilgisinin olmadığını söyledi. Erdoğan, gelişme olursa bunu parti grup toplantısında veya parti toplantısında açıklayacaklarını kaydetti.

"TOPU BOMBA DİYE KARAKOLA GÖTÜRÜRLER"

İstanbul'da bir grup taraftarın yaptığı yürüyüşle ilgili soruya ise Erdoğan, "Grupçukların, belli bir siyasi parti tarafından organize edilen bu tür olayların hiçbir zaman futbol severleri, futbol camiasını ilgilendiren olay olmadığını gönül rahatlığıyla ifade ederim. Onlara topu elinize verseniz bomba diye karakola götürürler. Ama bunlar karakola götürme niyetinde olanlar değil, başka yere götürürler." dedi.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bugün dünyayı kucaklayan, dünyaya güçlü şekilde barış mesajlarını haykıran, hakkı söyleyen, haklının yanında yerini alan bir Ankara'nın var olduğunu bildirdi. Erdoğan, 'Bir köy, bir kasaba görünümündeki Ankara, bugün sadece Türkiye'nin değil, dünyanın artık bilim şehirlerinden bir tanesi haline geldi. Ankara bugün sadece Türkiye'nin değil, dünyanın bir sanayi kenti haline geliyor' dedi.

Erdoğan, Ankara Spor Salonu'nda düzenlenen, 'Türkiye 2023'e Yürüyor, Ankara AK Parti'de Buluşuyor' programında yaptığı konuşmada, 'Bölgesel milliyetçilik yapmayacağız, dedik. Bu ülkenin tüm farklı bölgelerine, batıya ne gelmişse doğuya, güneydoğuya da o gelecek. Kuzeye ne gelmişse güneye de o gelecek. Ayrım yapmayacağız. Onun için de 780 bin kilometre karelik vatan topraklarının tamamını en modern şekilde ayağa kaldıracağız, dedik' şeklinde konuştu.

Türkiye'de bunu başarmanın mutluluğu içerisinde olduklarını belirten Erdoğan, 'Ne yaptık? GAP dedik, DAP dedik, KOP dedik. Güneydoğu Anadolu Projesi, Doğu Anadolu Projesi, Konya Ovası Projesi, bu üç tane projeyi bir bakanlık altında topladık. Şu anda bu bölgelerde, sadece Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesi'nde yaptığımız yatırım, şu anda öyle zannediyorum ki 20 milyar doları buldu. Bunlar bugüne kadar olmuş şeyler değil' dedi.

Eğitimden sağlığa, her tarafın, ulaşımın ayağa kalktığını ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

'Sadece şurada, Erzurum'da çok enteresandır, Anamuhalefet Partisi'nin Genel Başkanı Erzurum'a gidiyor. Bizim ile ilgili diyor ki, 'Bunlar bereketsiz' diyor. 'Bakın kar bile yağmıyor' diyor. Öyle bereketli ki... Diyor ki, 'Kaynak nerede diye soruyor' diyor 'Başbakan'... 'Türkiye ilk 20'nin içinde. İşte kaynak' diyor. Bu ilk 20'ye sen mi getirdin bu ülkeyi? 'El insaf' denilen bir söz var. Erzurum'a gittin de oradaki o dev kış oyunlarıyla ilgili yapılan tesisleri görmedin mi? İnsanın eline, diline durur. 650 trilyon yatırım yaptık, Erzurum kış oyunlarına hazırlanıyor Perşembe günü. Sayın Kılıçdaroğlu sende zerre kadar ülkeseverlik varsa, vatanseverlik varsa kış oyunlarının açılışına gel. Kar var mı, yok mu gör. Onlar laf üretiyor biz iş üretiyoruz. Hemen oradan vatandaşın birisi kalktı, 'CHP'nin kaybolan o 1 trilyonu ne oldu Sayın Kılıçdaroğlu? Kaybedenleri açıklamadınız' diyor. Bunlar bu. Bunların Hazine'yi doldurup ellerine verin, inanın hemen arkasından Hazine boşalır. Çünkü geçmişleri böyle. Hep dolu aldılar arkadan boşalttılar. Onun için de benim milletim bunu iyi biliyor. İyi bildiği için de milletim hiçbir zaman bu CHP zihniyetine, bu ülkede tek başına iktidar yolunu açmadı.' 

27 Ocak Perşembe günü Dünya Üniversitelerarası Erzurum Kış Oyunları'nın açılışını yapacağını yineleyen Erdoğan, 'Erzurum artık doğunun 1 numaralı kenti haline geliyor' dedi.

Başbakan Erdoğan, Milli Birlik ve Kardeşlik sürecinin adım adım hedefe ilerlediğini gördüklerini belirterek, dinsel milliyetçilik yapmayacaklarını ifade etti.


'HEPSİNİN DE İNANCI BİZİM GÜVENCEMİZ ALTINDA'

Bu ülkenin yüzde 99'unun Müslüman olduğunun söylendiğini hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

'Bunu tabii neye göre ölçüyorlar, biçiyorlar bilemiyorum. Ama mezhebi olarak farklılıklar var. Sünni'si, Alevi'si vesairesi... Ama ülkemizde az da olsa Musevi'si, Hristiyan'ı var vesaire.. Hepsinin de inancı bizim güvencemiz altındadır. Ayırım asla yapamayız. Böyle bir hakkımız yok. Bu güvence altında biz bu ülkede bir olacağız, diri olacağız, iri olacağız. Bu yola böyle gireceğiz. Hiçbir Sünni'nin Alevi'ye, Alevi'nin Sünniye tahakküm etmesi düşünülemez. Kimsenin böyle bir hakkı yok. Biz bunu baştan beri savunduk ama birileri hedef saptırma gayreti içerisine girebilirler. Biz diyoruz ki 'Bizim işimiz var. Emrolunduğu gibi dosdoğru ol' diyoruz yola devam ediyoruz.'


'TÜRKİYE'DEN UMUT FIŞKIRIYOR'

Türkiye'nin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine bir değişim yaşadığını belirten Erdoğan, ülkenin her yerinden, her şehrinden artık umut fışkırdığını dile getirdi. 

Başbakan Erdoğan, 8 yıl öncesi göz önüne getirildiğinde başkent Ankara'nın yanı başındaki Çankırı'ya, Yozgat'a, Kırıkkale'ye ulaşamadığını ifade ederek, 'Başkent Ankara -bırakınız Ardahan'ı, Iğdır'ı, Tekirdağ'ı, Denizli'yi- kendi köylerine, ilçelerine Nallıhan'a, Şereflikoçhisar'a, Çubuk'a, Güdül'e bile hizmet ulaştıramıyordu. Ama şimdi Ankara kendi köylerine ulaşıyor. Kızılcahamam'ın Dereneci köyüne, Güdül'ün Çukurören köyüne kadar Ankara yol götürüyor, -şimdi artık böyle bir Ankara var- su götürüyor' dedi.

Ankara'nın artık 80 vilayetin tamamına ulaştığınını, duble yollarla Ardahan'a kadar bağlandığını anlatan Erdoğan, 'Eksiklerimiz yok mu? Var. Onları da gidereceğiz, süratle gidereceğiz' diye konuştu.


'DÜNYAYI KUCAKLAYAN BİR ANKARA...'

Toplu Konut İdaresiyle (TOKİ) 81 vilayetin tamamına konut götürüldüğünü dile getiren Erdoğan, 8 yılda 470 bin konuta başlandığını, bunun yaklaşık 340 bininin sahiplerine teslim edildiğini bildirdi. Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

'Şırnak'a üniversite götürüyor, Eskişehir'e, Konya'ya, Yozgat'a, Sivas'a, Bursa'ya, İstanbul'a hızlı tren hatları döşüyor. Ankara, artık malum üniversiteleriyle değil, Çubuk'ta da Yıldırım Beyazıt Üniversitesiyle anılacak. Ankara, artık sadece köyleriyle, ilçeleriyle, 80 vilayetleriyle değil, Bağdat ile ilgileniyor, Kabil ile ilgileniyor, Karaçi'ye uzanıyor, Beyrut'a uzanıyor, Gazze'ye, Kudüs'e kadar yardım elini uzatıyor. Ankara, AK Parti iktidarıyla gidiyor, Melbourne'deki, Toronto'daki, Berlin'deki, Kırcaali'deki, Sancak'taki vatandaşlarına, soydaşlarına ulaşıyor. Ankara, AK Parti iktidarıyla Moğolistan'a uzanıp, oradaki Türk eserlerini ayağa kaldırıyor. Ankara, AK Parti ile Saraybosna'ya uzanıyor. Oradaki camilerimizi, külliyelerimizi, köprülerimizi tamir ediyor. Ankara, AK Parti iktidarı ile Kudüs'te, Kosova'da Osmanlı şehitliklerini tamir ediyor.'

8 yıl önce ayakları üzerinde duramayan sendeleyen kendi derdine merhem bulamayan bir Ankara'nın var olduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Bugün dünyayı kucaklayan, dünyaya güçlü şekilde barış mesajlarını haykıran, hakkı söyleyen, haklının yanında yerini alan bir Ankara var. Bir köy, bir kasaba görünümündeki Ankara, bugün sadece Türkiye'nin değil, dünyanın artık bilim şehirlerinden bir tanesi haline geldi. Ankara bugün sadece Türkiye'nin değil, dünyanın bir sanayi kenti haline geliyor. Ankara, bugün modern altyapısıyla, ulaşım imkanlarıyla Türkiye'nin de dünyanın da önemli bir turizm kenti haline geliyor. 8 yıl önce Ankara'ya uçakla geldiğiniz zaman nasıl bir havalimanına iniyordunuz? Adeta gecekondu, öyle bir terminal binası... Nasıl bir yolla Ankara merkeze ulaşıyordunuz? Ama şimdi, modern bir terminali, bunun yanında Büyükşehir Belediyemizin yapmış olduğu Turgut Özal Bulvarı ile şehre giriyorsunuz. Bitmedi, bütün o gecekonduların olduğu bölgelere TOKİ ve Büyükşehir Belediyemiz el ele konutları inşa ediyorlar. Bir tarafta modern ve bir tarafta yerel mimariyle konutlar yapılıyor. İnşallah süratle de sahiplerine teslimat başlayacak.'


'TÜRKİYE FAZLASINI HAK EDİYOR'

Başbakan Erdoğan, 'Şehre girerken, 'Biz şimdi gerçekten büyük bir şehre geldik ve Türkiye'nin başkentine geldik'... Herkes bunu görüyor, biliyor, söylüyor. Yabancı dostlar, devlet başkanları, başbakanları geldiği zaman, hele kısa bir zaman önce geldiyse, bize söyledikleri ne biliyor musunuz? 'Her gelişimizde buralar değişiyor. Çok büyük bir değişim var ülkenizde ve bu zaten belli' diyorlar. Ankara, artık uluslararası ticarette söz sahibi olan, uluslararası fuar boyutu olan bir kent' diye konuştu.

Ankara'nın, Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti olduğu kadar, artık bölgesinde barışın, huzurun, istikrarın, diyaloğun başkenti de olduğunu ifade eden Erdoğan, 'Ankara, bizim başkentimiz olduğu kadar, Medeniyetler İttifakı'na, küresel ekonomiye, küresel barış çabalarına başkentlik yapıyor. 8 yılda Türkiye'ye nice rekorlar yaşattık. Ama yeterli değil. 8 yılda Türkiye'ye nice tarihi başarılar yaşattık ama yeterli değil. 8 yılda Türkiye'yi her alanda büyüttük ama yeterli değil. Biz bütün bunları birer başlangıç olarak görüyoruz. Türkiye'nin bundan çok fazlasını hak ettiğine inanıyorum' dedi.