Başına Türkiye düştü
00:00, 02/12/2011, CumaG: Güncelleme: 00:05, 02/12/2011, Cuma
Yeni Şafak
Başına Türkiye düştü
Türkiye'nin dış politikadaki etkinliği, özellikle Ortadoğu'daki başarılarına ABD de kayıtsız kalamadı. Daha bir yıl önce Türkiye ve Davutoğlu'nu izlenen politikalar nedeniyle kıyasıya eleştiren ABD'li Senatör Lehtinen, 180 derecelik bir dönüş yaptı. Sözde soykırımın ateşli savunucusu Lehtinen, şimdi Ermeni diasporasının çabalarını eleştirdi
Türki Amerikan Birliği (TAA) ve Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu'nun işbirliği ile TAA'nın 2. Yıllık Kongresi, Washington'da gerçekleştirildi. ABD'den 7 senatör, 57 Temsilciler Meclisi üyesi ve TBMM'den de 8 milletvekilinin katılımıyla yapılan Kongre galasına katılan senatör ve Temsilciler Meclisi üyelerinin tamamı Türkiye'ye övgüler yağdırdı. Kongre'ye onur konuğu olarak katılan Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Ileana Ros-Lehtinen'in, Türkiye hakkındaki görüşlerinin bir yılda tamamen değiştiğini ortaya koydu. Daha bir yıl önce ülkemizi izlediği politikalar nedeniyle acımasızca eleştiren Lehtinen, önceki gün yaptığı konuşmayla herkesi şaşırttı.
180 DERECELİK DÖNÜŞ
Dış İlişkiler Komitesi'nden geçen son soykırım tasarısının en ateşli savunucularından Lehtinen'in 180 derece değiştiğine işaret eden önceki gün yaptığı konuşma şöyle: “ABD-Türkiye ilişkilerinin gücü hakkında konuşmak her zaman büyük memnuniyet verici. Birçok Amerikalı bu ilişkinin ülkemize getirdiği yararların farkında değil ve ne yazık ki bir çok Türk vatandaşı da aynı şekilde bu bağların olumlu etkisinden habersiz. Örneğin ABD ve Türkiye hem içeride hem dışarıda tüm vatandaşlarımız için güvenliği artıran kilit düzeyde stratejik ilişkiyi güçlendirdi. PKK terör örgütü ABD'nin ve Türkiye'nin ortak düşmanıdır. 1984 yılında harekete geçmesinden sonra 40 binden fazla insan hayatlarını PKK'nın saldırılarında kaybetti. Ne yazık ki, PKK'nın saldırılarındaki vahşilik 30 yıl geçmesine rağmen azalmadı. Bu tür terör taktiklerine asla müsamaha gösterilmeyecek. ABD, Türkiye'nin PKK terörüne karşı mücadelesinde gerçek zamanlı uydu fotoğrafı, istihbarat ve diğer operasyonel ve lojistik destek vererek kritik bir rol oynamaktadır. (...) Amerika, Türkiye'ye üç adet Süper Kobra taarruz helikopterini yakında sağlayacaktır."
TARİHÇİLERİN İŞİ
Lehtinen, “Nitekim, Türkiye ile Amerika arasındaki ilişki bölgesel güvenlik ortaklığının ötesine geçerek, küresel stratejik öneme sahip oldu. Türkiye'nin füze savunma radarına ev sahipliği yapmayı kabul etmesi, bölgede güvenliği artıracaktır. Kaygı duyulan bir diğer husus, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde meydana gelen şiddet olaylarını 'soykırım' olarak tanımlama çabaları. Olaylar büyük bir trajediydi ancak bu katliamlara düzgün bir tarihsel tanımlama getirilmesi çok hassas bir konu. Bu tanımlamayı Kongre'nin belirlemeye çalışmasının uygun olmadığını düşünüyorum” dedi.
30 KASIM 2010
Lehtinen'in bir yıl önce 30 Kasım 2010 tarihinde Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile yaptığı görüşme ise şöyle: “ABD ve Türkiye arasındaki güçlü işbirliği 60 yıldan daha uzun bir süredir devam etmektedir. Türkiye'nin Afganistan'daki yardım ve işbirliği milletler arasındaki yakın bağlara örnektir. Ancak, bugün Dışişleri Bakanı Davutoğlu'na da açıkladığım gibi Türkiye'nin yakın dönemdeki birçok politikaları ve konumu beni derinden endişelendirmektir. Türkiye'nin, özellikle BM Güvenlik Konseyi'nin İran'a güçlü yaptırımlar tatbik edilmesine karşı oyu ve Tahran ile ticaret ve yatırımı yükseltmesi, İran rejimine destek vermesi aşırı derece rahatsız edicidir. Böylesine dışlanmış tehlikeli bir devlete destek, ABD'nin ulusal güvenlik çıkarlarını ve Ortadoğu'da istikrarın altını direkt oyar. Türk hükümetinin İsrail karşıtı resmi söylemi sorumsuzca, kınanması gereken tehlikeli bir söylemdir. Türkiye'nin Yunan Ortodoks Kilisesi Ekümenik Patriği'ne yönelik devam etmekte olan sınırlayıcı politikaları, dünya çapında 300 milyondan fazla inananın temel dini özgürlüklerini ihlaldir. Türkiye'de insan hakları manzarası resmi gittikçe kötüleşmektedir. Muhaliflerin medyadaki seslerinin susturulması yönündeki haberlerden, Türk toplumunda İslamcı tesirin artmasından ve askerinin laiklerden temizlenmesinden derin kaygı duyuyorum. Umut ediyorum ki, Türk hükümeti bu rahatsız edici politikalarını yeniden gözden geçirir.”
Başlıklar :
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.