Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahiplerini buldu. Ödül törenine damgasını vuran Yaşar Kemal, 'Dünya barışa susamıştır. Savaşın küçüğü, büyüğü olmaz” dedi.
2008 yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri törenine yazar Yaşar Kemal damgasını vurdu. Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri Çankaya Köşkü'nde düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Cumhurbaşkanı Gül'ün eşiyle birlikte katıldığı ödül töreninde, Başbakan Tayyip Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da hazır bulundu. Yazar Yaşar Kemal, törenin yapıldığı salonuna konukların alkışları arasında girdi. Tören, Cansever, Kemal ve Yavaşca'nın ödül gerekçelerinin okunmasıyla başladı.
Cumhurbaşkanı Gül, törendeki konuşmasında üç değerli kültür adamının dehalarıyla Türk mimarisini, edebiyatını ve müziğini en yüksek noktaya taşıdığını belirterek, şöyle devam etti: “Bugünkü tören bu üç değerli kültür adamına toplumsal sorumluluk bilinciyle oynadıkları rollere devlet ve toplum olarak duyduğumuz saygıyı ifade etmektedir. Gerçekten de Sayın Cansever, Sayın Yaşar Kemal ve Sayın Yavaşça on yıllar boyunca kendi alanlarında sanatın asaletinden, insani değerlerin yüceliğinden hiçbir taviz vermeksizin en güzel ve en özgün eserleri Türkiye'ye ve dünyaya armağan etmişlerdir."
Ödüle layık görülmekten duyduğu memnuniyeti ifade eden Yaşar Kemal ise 'belindeki ağrıya rağmen' yanlış anlaşılmamak için törene katıldığını kaydetti. Ayrıca özgeçmişi okunurken yaşının 85 olarak söylendiğini, ancak 82 yaşında olduğunu belirtti. Konuşmasında, küreselleşmeyi ve eğitim düzenini eleştiren yazar Yaşar Kemal halkevleri ve köy enstitülerini överek, şöyle devam etti: “Biz Cumhuriyet çağının sanatçıları önce kendi kültürümüze, dilimize dönmeyi öğrendik. Halkevleri ve köy enstitülerinin kurulması bize yardım etti. Bugünkü eğitimle barış olmaz. Hiroşima'ya atom bombası atılmasını imzalayan ABD Başkanı da bu okullardan gelmiştir. Bu okullar zulüm okullarıdır."
Yazılı konuşmasının dışına çıkarak bazen argo kelimeler kullanan Yaşar Kemal, “Bugün milyonlarca insan, açlıktan, bakımsızlıktan ölüyor. Ne halt ederlerse etsinler bu böyle devam edemeyecek ya da insanlık sona erecek. Bir gün, 'Bir Türk yazar bunu söyledi' diyecekler, edebiyatım umurumda değil, namusum umurumda” dedi. Yaşar Kemal, küreselleşmenin dilleri ve kültürleri yıprattığını ifade ederek, "Tek dile kalmış dünya hapı yutmuştur. Dünya da, Türkiye de barışa susamıştır. Savaşın küçüğü, büyüğü olmaz. Bir insan ölüyorsa bu savaştır. Eşşek gibi bugünkü dünyanın peşinden gitsinler, rezil olacaklar. Demokrasi gittikçe değişiyor, genişliyor. Demokrasilerde her şey gittikçe saydamlaşacak. Ben hiçbir zaman karamsar olmadım. Okuyucularım da olmasınlar” dedi. Okurlarından barışçı olmalarını da isteyen Yaşar Kemal, “Kitaplarımı okuyanlar barışçı olsun, yoksa zahmet etmesinler” dedi.
Dr. Alaeddin Yavaşca da gerek 40 yıllık doktorluk gerek 65 yıllık müzik hayatında hep hizmet aşkıyla görev yapmaya çalıştığını söyledi. Mesleğini ve müziğini icra ederken sevgi aşılamaya çalıştığını dile getiren Yavaşça, ilk kez bir cumhurbaşkanından ödül almanın ve takdir görmenin gönlünde unutamayacağı bir ışık yaktığını ifade etti.
Ödül töreninin ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Gül, "Geçen bayram da bu bayram da düşüncemiz vardı. Kesinleştirince duyuracağız" ifadelerini kullandı. Gül, kültür ve sanatın konuşulduğu bir ortamda bulunulduğunu hatırlattı ve "Çok önemli sorunlarımız var. Burada kolay olmayan konuşmalar yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Yaşar Kemal'in 'barış' temalı konuşmasını da ima ederek, "Bu toplantı da önemli. Bakın 'barış' diyor. Çığlık var" diye konuştu.
Mimar Turgut Cansever adına ödülünü alan kızı Feyza Cansever, sözlerine “Babamın bu törene katılabilmesini ve ödülünü kendi elleriyle almasını çok isterdim. Çok mutlu olurdu” diyerek başladı. Cansever, eserlerinde insan, sanat ve çevre ilişkilerine büyük önem veren babasının dünyayı güzelleştirmeyi bir insanlık görevi olarak gördüğünü anlattı.
Gazetecilerle zaman zaman girdiği sert diyaloglarla hatırlanan Başbakan Erdoğan'ın birbiri ardına yaptığı espriler Çankaya Köşkü'ndeki resepsiyona damgasını vurdu. "Adayların açıklanması Cuma gününe yetişmeyecek" diyen Başbakan Erdoğan, "Zararı yok cumartesi olsun" diyen Yeni Şafak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Ziya Cömert'e, "Ne o aday mı olacaksın" diye takıldı. Erdoğan, KDV indirimi ile açıklama yaparken, Akşam Gazetesi'nin çiçeği burnundaki Genel Yayın Yönetmeni İsmail Küçükkaya'yı işaret ederek, "BMC'ye indirim yok" dedi. Erdoğan, Yaşar Kemal'in İnce Memed romanını 2 günde okuduğunu söylerken Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Enis Berberoğlu'nun, "Eşkiya hikayesidir" sözlerine, "Biz de eşkiyanın içinden geliyoruz" diye karşılık verdi.






