Gündem Hala hapiste FETÖ kumpasıyla hayatı karardı

Hala hapiste: FETÖ kumpasıyla hayatı karardı

Eyüpsultan’daki bir okulda FETÖ’nün faaliyetlerine izin vermeyen müdür yardımcısı M.Ş.’ye 6 öğrenci, FETÖ’cü öğretmenlerin yönlendirmesiyle ‘taciz’ iftirası attı. Kumpası çeviren öğretmenler, savcı, hakim, adli tıpçı FETÖ’cü çıktı. Şikayetçiler “İftira attık” dedi ama o hâlâ cezaevinde...

Fatih Özer Yeni Şafak
Terörist başı Fetullah Gülen
Terörist başı Fetullah Gülen

İstanbul Eyüpsultan’daki bir okulda FETÖ’cü öğretmenlerin faaliyetlerine izin vermeyen müdür yardımcısı M.Ş.’nin hayatı karardı. 6 öğrenci, FETÖ’cü öğretmenlerin yönlendirmesiyle M.Ş.’ye ‘taciz’ iftirası attı. FETÖ’cü savcının açtığı davaya yine örgüt üyesi hakimler baktı. Öğrencilerle ilgili raporları hazırlayan Adli Tıpçılar da FETÖ’cü çıktı. Yargılama sırasında çocuklar ‘yalan söyledik’ diye itirafta bulundu ama hakimler duruşmada dinleme gereği bile duymadan müdür yardımcısını 18,5 yıl hapisle cezalandırdı. Dosya, iki üyesi FETÖ’den işlem görmüş Yargıtay dairesince de onandı. 5 yılı aşkın süredir cezaevinde bulunan M.Ş., şimdi adaleti sağlayacak bir makam arıyor.

HAKİM DİNLEMEDİ BİLE

Kumpasın hikayesi 2009 yılına uzanıyor. Eyüpsultan’daki bir okulda müdür yardımcısı olarak görev yapan öğretmen M.Ş., okul içerisindeki FETÖ yapılanmasına karşı çıktığı ve teröristbaşı Fetullah Gülen’i kötüleyen ifadeler kullandığı için örgüt üyesi öğretmenler tarafından kıskaç altına alındı. Okuldaki FETÖ ağını genişletmek isteyen öğretmenler, kız öğrencileri kullanarak M.Ş.’ye kumpas kurdu. Bu kişiler, özel ilgilendikleri bazı öğrencilerin M.Ş. hakkında ‘basit cinsel istismar’ iddiasıyla suç duyurusunda bulunmalarını sağladı. Okul içerisinde ceza almaktan korkan ve 2009 yılında 15 yaşının altında olan 6 öğrenci, olayın 2007 yılında gerçekleştiğini belirterek M.Ş. hakkında şikayette bulundu. Suç duyurusunun ardından M.Ş. hakkında 2010 yılında iddianame hazırlandı. Duruşmaya katılan okul müdürü, okul aile birliği başkanı, öğretmenler ve velilerden oluşan 18 kişi, verdikleri ifadelerde ‘böyle bir şeyin mümkün olmayacağını’ belirterek M.Ş. lehine tanıklık etti.

Görülen son duruşmada iddiaların sahibi olan ve mağdur sıfatıyla yer alan 4 kişi mahkemeye gelerek konuşmak istediklerini mahkeme başkanına iletti. Ancak mahkeme başkanı mağdur sıfatıyla yer alan kişilerin konuşmasına izin vermedi. Bunun üzerine öğrenciler, “Biz buraya konuşmaya geldik konuşturmadınız. Biz M.Ş.’ye iftira attık” şeklinde beyanda bulundu. Mahkeme başkanı “O zaman yazılı olarak ifade verin” şeklinde cevap verdi. Duruşmadan sonra mağdur sıfatıyla yer alan kişiler iftira attıklarına ilişkin dilekçeleri mahkeme başkanına iletti. Müştekilerin açıkça M.Ş.’ye iftira attıklarını beyan etmesi üzerine yargılanmanın yenilenmesi talebinde bulunuldu. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi ve İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi ‘yargılanmanın yenilenmesi koşullarının bulunmadığı’ gerekçesiyle yeniden yargılamayı reddetti.

HEPSİ FETÖ’CÜ ÇIKTI!

Sürecin sonunda 2014 Aralık ayında öğretmen M.Ş., 18,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Sonraki yıllarda FETÖ’ye yönelik soruşturmalar kapsamında M.Ş.’ye kumpas kuran ve aynı okulda bulunan 5 öğretmen 1 Eylül 2016 tarihinde 672 sayılı KHK kapsamında meslekten atıldı. Yine M.Ş. davasına bakan İstanbul 7. Ağır Ceva Savcısı Mehmet Murat Dalkuş meslekten ihraç edilerek 22 Ekim 2019 tarihinde tutuklandı. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi Hakimi Şenol Öztürk de meslekten atıldı. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Yakup Hakan Günay firar etti ve hakkında kırmızı bülten çıkartıldı. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi Hakimi Sadettin Avcı ise 2016 yılında tutuklandı. Duruşma sürecinde Adli Tıp Kurumu’nda “Bu çocukların ruh sağlığı bozulmuştur” şeklinde rapor veren heyet üyelerinin bir kısmı FETÖ üyesi oldukları ortaya çıkınca görevden ihraç edilip tutuklandı. Raporda imzası bulunan 6. Adli Tıp İhtisas Kurulu Başkanı Prof. Hamdi Tutkun ve Adli Tıp Kurumu Başkanı Prof. Dr. Cengiz Haluk İnce tutuklandı. 

‘İftira attık’ itirafı işe yaramadı

Sonraki aylarda müşteki kişiler ve velilerden oluşan bir grup, vicdani olarak rahatsız oldukları için M.Ş.’nin iftiraya maruz kaldığını belirterek yerel mahkemeye dilekçe verdi. FETÖ üyelerinin adliyede cirit attığı o dönemde bu dilekçeler sonuçsuz kaldı. Öğrencilerin 2015 yılında İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına gönderdikleri dilekçelerde “M.Ş. tarafıma kesinlikle herhangi bir cinsel eylemde bulunmamıştır. Bir oyunun içine düştüm ve M.Ş’ye iftira attım. Çok pişman oldum, şikayetçi değilim” denildi.

Başsavcı itiraz etmeli

  • Öğretmen M.Ş.’nin yaşadığı mağduriyetin giderilmesi için harekete geçen Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza Mahkemesi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Muharrem Özen, 18 sayfalık bir mütalaa hazırladı. Mütalaanın sonuç kısmında, “Dosyadaki mağdurların ve mağdur velilerinin iftira attıklarını mahkemenin çeşitli aşamalarında yinelediklerini, sanığın üzerine atılı suçlamaları aslında gerçekleştirmediği belirtilmiştir. Alınmış bu hatalı karara karşı Ceza Mahkemesi Kanununun 308. maddesi çerçevesinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısını itirazı neticesinde olağanüstü kanun yoluna başvurulabileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır” ifadesine yer verdi.

FETÖ'den sinsi plan: Uzmanlar uyardı, şimdi de koronavirüs üzerinden saldırıyorlar
DÜNYA
FETÖ'den sinsi plan: Uzmanlar uyardı, şimdi de koronavirüs üzerinden saldırıyorlar

Abone Ol Google News
Kayıp doktordan acı haber geldi: Beş gündür aranıyordu
Gündem

Kayıp doktordan acı haber geldi: Beş gündür aranıyordu

Kocaeli'nin Kartepe ilçesinde 13 Ocak'ta evinden aracıyla ayrıldıktan sonra haber alınamayan doktor Uğur Tolun ölü bulundu.
Bakan Akar: PKK ile mücadelede Irak'la her türlü iş birliğine hazırız
Gündem

Bakan Akar: PKK ile mücadelede Irak'la her türlü iş birliğine hazırız

Irak'ta temaslarda bulunan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, terör örgütü PKK ile mücadelede iş birliği ve koordinasyonun çok önemli rol oynadığını belirterek, "Irak'la her türlü iş birliğine hazırız. Bizim tek amacımız halkımızın güvenliği, sınırlarımızı korumak, sınırlarımız dahilinde barış ve refah içinde yaşamak, hak ve menfaatlerimizi savunmaktır" dedi.
BM'nin
Dünya

BM'nin "muhalifleri Çin'e ispiyonladığı" skandal yazışmalar gün yüzüne çıktı

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinin çalışanı ve insan hakları avukatı Emma Reilly, OHCHR'de aktif görevdeyken tanık olduğu e-posta yazışmalarını ortaya çıkardı. E-posta yazışmalarının yanı sıra basın bildirileri ve röportajlar, BM'nin geçmişte etkinliklerine katılan çok sayıda Çinli aktivist ve diğer bazı muhaliflerin isimlerini Çin delegasyonuyla paylaştığını ortaya koyuyor. OHCHR Sözcüsü Rupert Colville, isim paylaşılması uygulamasının 2015'ten önce "sınırlı" şekilde yapıldığını ve bu tarihten sonra sona erdiğini savunurken, Reilly, 2017 tarihli bir basın bildirisinin ve 2019'daki duruşmada BM'nin uygulamanın halen devam ettiği yönündeki açıklamasının örgütün beyanıyla çeliştiğini belirtiyor. Reilly; "İsimleri Çin'e verilen kişilerin hayatları tehlike altında. Hiçbiri isimlerinin Çin'e verildiğinin farkında değil. BM İnsan Hakları çalışanı olarak benim görevim de bu konuyu gündeme getirmekti" dedi.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.