İman, feraset ve millî hafızanın diri tuttuğu gece

04:00, 15/07/2026, Çarşamba
Yeni Şafak
İman, feraset ve millî hafızanın diri tuttuğu gece
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi

Mustafa Çiftçi - İçişleri Bakanı

Milletlerin tarihinde bazı hadiseler vardır; üzerinden yıllar geçse de anlamı eksilmez, aksine zaman geçtikçe daha derin bir idrakle kavranır. 15 Temmuz, Türkiye’nin yakın tarihinde böyle bir dönüm noktasıdır. O gece yaşananlar, FETÖ ihanet şebekesinin devletimizi, millet iradesini, anayasal düzenimizi ve Türkiye’nin bağımsız geleceğini hedef alan kanlı bir darbe teşebbüsü olarak hafızalarımıza kazınmıştır.

15 Temmuz’u doğru anlamak, bu topraklarda devlet-millet ilişkisinin hangi tarihî ve manevi temeller üzerinde yükseldiğini de kavramayı gerektirir. Çünkü aziz milletimizin o gece gösterdiği tavır, ani bir refleksin sonucu olmaktan ziyade; imandan, ferasetten, vatan sevgisinden, devlet sadakatinden ve hür yaşama iradesinden beslenen köklü bir şuurun tezahürüdür.

Türkiye, tarihinin farklı dönemlerinde kendi iradesiyle ayağa kalkmaya, kendi medeniyet değerleriyle var olmaya, kalkınma hamleleriyle güçlenmeye yöneldiğinde, çoğu zaman vesayet odaklarının müdahaleleriyle karşı karşıya kalmıştır. Milletin değerleriyle barışık, milletin iradesine dayanan, milletin taleplerini merkeze alan her güçlü yürüyüş; darbelerle, muhtıralarla, baskılarla ve siyaset dışı mühendisliklerle kesintiye uğratılmak istenmiştir.

Rahmetli Başbakan Adnan Menderes’e ve arkadaşlarına yönelen 27 Mayıs darbesi, bu anlamda milletimizin hafızasında derin bir yara açmıştır. Milletin oyuyla iktidara gelen bir siyasi iradenin, vesayetçi bir anlayışla devrilmesi ve ardından yaşanan acı hadiseler, Türkiye’nin siyasal tarihinde silinmesi mümkün olmayan izler bırakmıştır. 12 Eylül 1980 darbesi de benzer biçimde toplumun bütün kesimlerini etkileyen, siyaseti, hukuku, aileleri, gençliği ve toplumsal dokuyu ağır biçimde yaralayan bir dönem olarak hafızalara kazınmıştır. 28 Şubat sürecinde ise milletimizin inanç dünyası, başörtüsü üzerinden kızlarımızın eğitim ve çalışma hakkı, İmam Hatip Neslinin varlık alanı, dindar insanların hayat tarzı ve milletin değerleri hedef alınmıştır.

Bu örnekler, tarihin tozlu raflarında kalmış başlıklar olarak görülemez. Her biri milletin sinesinde büyük yaralar açmış, ailelerin hayatını değiştirmiş, kuşakların hafızasına acı tecrübeler bırakmıştır. Darbeler ve vesayet müdahaleleri, sadece hükümetleri veya siyasi kadroları hedef almaz; milletin özgüvenini, devletine olan aidiyet duygusunu ve kendi değerleriyle var olma iradesini de yaralar.

15 Temmuz’u bu tarihî süreklilik içinde değerlendirdiğimizde, FETÖ’nün darbe teşebbüsünün mahiyeti daha açık biçimde görülür. Bu kalkışma, klasik bir iktidar değişikliği arayışından ibaret bir teşebbüs değildir. Devletin içine yıllar boyunca sızmış, milletin evlatlarını kendi karanlık emelleri için araçsallaştırmış, dinî kavramları istismar etmiş ve en nihayetinde silahını millete doğrultmuş örgütlü bir ihanetin adıdır. FETÖ, 15 Temmuz gecesi milletin iradesini, devletin meşruiyetini, Türkiye’nin bağımsız karar alma kabiliyetini ve ülkemizin tarihî yürüyüşünü hedef almıştır.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin bombalanması, güvenlik kurumlarımızın hedef alınması, vatandaşlarımızın üzerine ateş açılması ve kamu düzeninin cebir yoluyla ortadan kaldırılmak istenmesi; bu ihanet teşebbüsünün hangi boyutta bir tehdit oluşturduğunu göstermiştir. O gece karşı karşıya kaldığımız tablo, devletin içine yuvalanmış bir terör örgütünün, milletin egemenliğini gasp etme girişimidir.

Aziz milletimiz ise bu ihanetin mahiyetini büyük bir ferasetle kavramıştır. Feraset, görüneni fark etmenin ötesinde, perdenin arkasındaki niyeti, hadisenin yöneldiği hedefi ve doğuracağı sonucu idrak etmektir.

Bu idrak, milletimizi evlerinden meydanlara taşıyan en temel saiklerden biri olmuştur. Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın millete yaptığı çağrı, bu ortak şuuru harekete geçirmiş; Türkiye’nin dört bir yanında vatandaşlarımız sokaklara, meydanlara, havalimanlarına, köprülere ve kamu kurumlarının önlerine akmıştır. O gece meydanlara çıkan insanlar, kendi canlarından geçerek; evlatlarının geleceğini, devletin haysiyetini, vatanın emniyetini ve millet iradesini koruma bilinciyle hareket etmiştir.

15 Temmuz gecesinin manevi hafızamızdaki en güçlü unsurlarından biri de camilerimizden yükselen selâlardır. Tarihsel olarak Peygamber Efendimiz’e methiye ve salât ü selâm mahiyeti taşıyan selâ, milletimizin inanç dünyasında derin bir yere sahiptir. Faniliği hatırlatan, ölümü haber veren ve insanı ebedî hakikatlerle yüzleştiren bu mübarek seda; 15 Temmuz gecesi aynı zamanda büyük bir uyanış çağrısına dönüşmüştür. Minarelerden yükselen o ses, milletimizin ruh köküne temas etmiş, evlerde, sokaklarda ve meydanlarda aynı hissiyatı uyandırmıştır.

O gece okunan selâlar, millete sadece bir tehlikeyi haber vermemiştir; aynı zamanda tarihî bir sorumluluğu hatırlatmıştır. Vatanın, ezanın, bayrağın ve devletin birbirinden ayrı düşünülemeyecek kadar güçlü bir anlam bütünlüğü taşıdığını yeniden hissettirmiştir. Bu sebeple meydanlara yürüyen vatandaşlarımız, inancıyla, duasıyla, bayrağıyla ve vicdanıyla hareket eden büyük bir millet iradesini görünür kılmıştır.

İstiklâl Şairimiz Mehmet Âkif Ersoy’un İstiklâl Marşı’mızda dile getirdiği,

“Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli, Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.”

mısraları, 15 Temmuz gecesi milletimizin gönlünde yeniden mana kazanmıştır. Çünkü ezan, bu topraklarda sadece ibadete çağrı yapan bir ses değildir; hürriyetimizin, kimliğimizin, medeniyet iddiamızın ve istiklal şuurumuzun sembolüdür. O gece selâları duyan aziz milletimiz, bu sembolün tehdit altında olduğunu hissetmiş; inancına, vatanına ve devletine sahip çıkmayı tarihî bir vazife olarak görmüştür.

Nurullah Genç Hocamızın 15 Temmuz ruhunu anlatan dizelerinde ifade ettiği gibi:

“Bir ihtilâl gecesi meydanlara yürüdük Gökyüzü alev alev yağınca üstümüzden Tekbirlerle çoğalıp sonsuz yâre yürüdük Yürüdük salâ vakti karadan ve denizden.”

Bu dizelerde de görüldüğü üzere 15 Temmuz, milletimizin manevi dünyasında selâ, tekbir, dua, vatan ve direniş kavramlarının aynı hakikatte buluştuğu bir gecedir. Milletimiz o gece sadece bir kalkışmaya karşı koymamış, kendi varlık sebebine, tarihî hafızasına ve istiklal ahdine sahip çıkmıştır.

Burada özellikle üzerinde durulması gereken bir diğer kavram da cesarettir. 15 Temmuz’da ortaya çıkan cesaret, ani bir öfkenin sonucu olarak açıklanamaz. Tankların önüne yürümek, kurşunların karşısında geri çekilmemek, bombaların gölgesinde meydanları terk etmemek, ancak ahlâkî bir kaynaktan beslenen cesaretle mümkündür. Bu cesaretin kaynağı İmandır. Vatanı mukaddes bilen anlayıştır. Şehadeti en yüce makam gören irfandır. Devleti, milletin ortak varlık zemini olarak gören köklü tarih şuurudur.

O gece aziz milletimizin bir bütün olarak ortaya koyduğu fedakârlık, bu ahlâkî cesaretin en somut örneğidir. Ankara Gölbaşı’nda, İstanbul’da, Türkiye Büyük Millet Meclisi çevresinde, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde, köprülerde, meydanlarda ve yurdun birçok noktasında verilen mücadele; milletimizin ve devletimizin ortak direnç hattını ortaya koymuştur. Şehitlerimiz canlarıyla, gazilerimiz bedenlerinde taşıdıkları izlerle bu hakikatin en büyük şahidi olmuştur.

15 Temmuz’un en önemli sonuçlarından biri de millet ile devlet arasındaki kadim bağın yeniden ve çok güçlü biçimde görünür hâle gelmesidir. FETÖ ihanet şebekesi, devlet kurumlarını ele geçirme ve millet iradesini teslim alma hesabı yaparken, milletimiz devletine sahip çıkmıştır. Güvenlik güçlerimiz meşru otoriteye sadakatle görevini yerine getirirken, vatandaşlarımız da meydanlarda aynı iradeyi desteklemiştir. Böylece millet ile devlet, aynı istikamette birleşmiş, ihanet teşebbüsüne karşı ortak bir direnç oluşturmuştur.

Bugün Türkiye, vesayet dönemlerinin karanlık mirasını geride bırakma iradesini, Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dirayetli liderliğinde ortaya koyduğu millet için eser ve hizmet siyasetiyle daha da güçlendirmiştir. Milletin iradesini merkeze alan, devletin imkânlarını milletin hizmetine sunan, kalkınmayı, güvenliği ve bağımsızlığı aynı ufukta buluşturan bu siyaset anlayışı; Türkiye’nin geçmişte maruz kaldığı darbe ve vesayet döngüsünü kıran en önemli zemindir.

Artık Türkiye’de tarih, aynı acılarla tekerrür etmesin diye milletimiz daha güçlü, devletimiz daha tecrübeli, kurumlarımız daha dirençlidir. 15 Temmuz gecesi aziz milletimiz; imanıyla, cesaretiyle ve ferasetiyle bu hakikati bütün dünyaya göstermiştir. Bu millet, iradesinin gasp edilmesine izin vermeyeceğini; devletinin esir alınmasına rıza göstermeyeceğini, FETÖ ve benzeri ihanet şebekelerine geçit vermeyeceğini meydanlarda ortaya koymuştur.

Bize düşen en önemli görevlerden biri, 15 Temmuz’u sahih bir hafıza zemini üzerinde gelecek nesillere aktarmaktır. Hafıza, milletlerin sadece geçmişi hatırlama biçimi değildir; aynı zamanda geleceği kurma iradesidir. Geçmişte yaşanan darbeleri, vesayet dönemlerini, 27 Mayıs’ın acısını, 12 Eylül’ün toplumsal tahribatını, 28 Şubat’ın inanç dünyamızda açtığı yaraları ve 15 Temmuz’da FETÖ eliyle sahnelenen ihaneti doğru anlatmak, genç nesillerin mili irade ve vatan şuurunu güçlendirmek bakımından büyük önem taşımaktadır.

İçişleri Bakanlığı olarak bizler de bu şuurla; devletimizin bekasını, milletimizin huzurunu, kamu düzenini hedef alan her türlü terör örgütüne, ihanet yapılanmasına ve vesayet girişimine karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. FETÖ başta olmak üzere, milletimizin birliğine, devletimizin bütünlüğüne ve ülkemizin huzuruna kasteden hiçbir yapıya karşı taviz vermedik, vermeyeceğiz. Çünkü 15 Temmuz’un bize yüklediği sorumluluk; o geceyi anmak kadar, benzer ihanetlerin bir daha zemin bulamaması için devleti, milleti ve milli hafızayı diri tutmaktır.

Aziz Şehitlerimizin hatırası da bizden bunu beklemektedir. Onlar, bu topraklarda ezanlar susmasın, bayrak inmesin, millet iradesi esir alınmasın, devletimizin istiklali zedelenmesin diye canlarını feda ettiler. Gazilerimiz, bedenlerinde taşıdıkları izlerle bu hakikatin yaşayan şahitleri oldular. Onların fedakârlığı, milletimizin ortak vicdanında daima müstesna bir yere sahip olacaktır.

Bu vesileyle 15 Temmuz Şehitlerimizi rahmetle, Kahraman Gazilerimizi minnetle yâd ediyorum. O gece meydanlara koşan, devletine ve millet iradesine sahip çıkan bütün vatandaşlarımızı hürmetle selamlıyorum.

Cenab-ı Hak, milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın. Devletimizi payidar, milletimizi bahtiyar, bayrağımızı daima yüce eylesin. Ezanlarımızı semalarımızdan, selâlarımızı minarelerimizden, imanımızı gönüllerimizden eksik etmesin.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026