'Kırmızı Kitap'ta liste başı
04:00, 15/07/2026, Çarşamba
Yeni Şafak

FETÖ'nün Pensilvanya konutu
15 Temmuz 2016, Türkiye’yi derinden sarsarken, devletin bu karanlık yapıya karşı yürüttüğü stratejik mücadelenin miladı çok daha eskiye dayanıyor. Kamuoyunda ‘Kırmızı Kitap’ olarak bilinen Milli Güvenlik Siyaset Belgesi (MGSB), darbeden çok önce, 2015 yılında güncellenerek örgütü “ulusal güvenliği tehdit eden birinci unsur” olarak tescillemişti.
15 Temmuz askeri darbe girişimi, Türk demokrasisine vurulmak istenen en ağır darbelerden biri olarak tarihe geçti. Ancak hafızalar tazelediğinde ve akademik kronoloji incelendiğinde, Ankara koridorlarında bu ihanet şebekesine karşı verilen mücadelenin darbe gecesinden çok önce başladığı görülüyor. Devletin kılcal damarlarına sızan kripto yapılanmaya karşı ilk ciddi ve somut adımlar 2012 yılındaki MİT kumpasıyla görünürlük kazanırken, asıl hukuki ve bürokratik şah-mat hamlesi 2015 yılında kamuoyunda “kırmızı kitap” olarak bilinen Milli Güvenlik Siyaset Belgesi ile yapıldı.

2012’DE BAŞLAYAN TASFİYE SÜRECİ
Akademik literatürde “devlet içinde paralel bir bürokratik vesayet odağı” olarak tanımlanan örgütün maskesi, özellikle Şubat 2012’de yargı ve emniyet içindeki unsurların doğrudan devletin istihbarat başkanını hedef almasıyla tamamen düştü. Hükümet, bu tarihten itibaren devlet mekanizmalarını korumak adına gizli ve açık bir tasfiye operasyonuna girişti. 2014 yılına gelindiğinde ise bu yapıya karşı yürütülen amansız mücadele, artık siyasetin tekil bir hamlesi olmaktan çıkıp bir devlet stratejisine dönüştü.
DEVLETİN GİZLİ ANAYASASI YENİDEN YAZILDI
Darbe girişiminden tam bir yıl önce, 2015’in ilk aylarında toplanan Milli Güvenlik Kurulu (MGK), tarihi bir karara imza attı. Kamuoyunda devletin “gizli anayasası” olarak adlandırılan Milli Güvenlik Siyaset Belgesi (MGSB) baştan aşağı yenilendi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen bu stratejik hamleyle, o dönemki adıyla “Paralel Devlet Yapılanması (PDY)”, ulusal güvenliği tehdit eden illegal bir terör odağı olarak Kırmızı Kitap’a girdi.
ÖRGÜTÜN LİDERİ VE ADRESİ BELGEYE İŞLENDİ
Yenilenen Kırmızı Kitap’ta sadece örgütün ismi yer almadı; aynı zamanda yapılanmanın finans kaynakları, eğitim ve medya üzerinden yürüttüğü propaganda ağları, devlet kurumlarına sızma asimetrisi ve hatta örgüt liderinin yaşadığı yer Pensilvanya açık biçimde devletin resmi tehdit dökümanına detaylı şekilde işlendi. Örgüt, geleneksel tehdit algılarını geride bırakarak PKK gibi yapıların da önüne, birinci öncelikli iç tehdit sırasına alındı.
LEGAL GÖRÜNÜM ALTINDAKİ İLLEGAL TEHDİT
Akademik çalışmalarda örgütün en tehlikeli yönünün “asimetrik ve post-modern bir hibrit savaş” metodu uygulaması olduğu belirtiliyor. Kendini sivil toplum örgütü, eğitim gönüllüsü ya da legal bir oluşum gibi kamufle eden bu yapı, Kırmızı Kitap’ın yenilenmesiyle birlikte resmi olarak “Legal görünüm altında illegal faaliyet yürüten paralel yapılanma” tanımıyla literatüre girdi. Bu stratejik hamle, darbe girişiminden önce adli ve idari operasyonların yapılabilmesi için yargının ve emniyetin elindeki en büyük hukuki dayanak oldu. 15 Temmuz gecesi çıplak elleriyle tankları durduran milletin direnişi, aslında devletin 2012’den beri ilmek ilmek ördüğü bu stratejik savunma kalkanıyla bürokratik olarak çoktan tahkim edilmişti.
DEVLET ON YILDIR TEYAKKUZDA
Mücadelenin kararlılık boyutunu gösteren en somut gelişme yakın dönemde yaşandı. Kamuoyunda ‘Kırmızı Kitap’ olarak bilinen Milli Güvenlik Siyaset Belgesi, 2025 yılında gerçekleştirilen son güncellenmesinde de FETÖ’ye karşı yürütülen asimetrik mücadeleye geniş yer ayırdı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde toplanan Cumhurbaşkanlığı Kabinesinde örgütün özellikle yurt dışı yapılanması, dijital propaganda ağları ve kripto unsurlar üzerinden kamusal hafızayı zehirleme girişimleri masaya yatırıldı. Yeni tehdit dökümanında, örgütün 15 Temmuz sonrasında başvurduğu sinsi taktikler ve kendisini unutturarak yeniden sızma asimetrisi de dikkate alınarak, FETÖ ulusal güvenliği tehdit eden birinci öncelikli unsurlar arasındaki yerini korudu. Bu son hamle, devlet aklının hain yapıya karşı teyakkuz halinin ve tasfiye kararlılığının sadece geçmişe takılı kalmayıp, değişen şartlara göre sürekli güncellendiğini bir kez daha tescilledi.








Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.