Millet iradesinin zaferi, Türkiye Yüzyılı’na uzanan direniş
04:00, 15/07/2026, Çarşamba
Yeni Şafak

Ticaret Bakanı - Ömer Bolat
Ömer Bolat - Ticaret Bakanı
15 Temmuz, yalnızca milli iradeye değil; Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığına, kalkınma hamlesine ve küresel yükselişine yönelik bir işgal girişimidir. Milletimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bu ihaneti bertaraf etmiş; üretimden ihracata, ticaretten yatırımlara kadar her alanda gösterdiği dirayetle Türkiye’yi yeniden ayağa kaldırmıştır. Ticaret Bakanlığı olarak, 15 Temmuz’un ruhundan aldığımız güçle Türkiye Yüzyılı’nı ticaretin, üretimin ve ihracatın yüzyılı yapmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.
15 Temmuz 2016 gecesi, Cumhuriyet tarihimizin en karanlık ihanetlerinden biriyle karşı karşıya kaldık. FETÖ terör örgütü tarafından gerçekleştirilen hain darbe girişimi; yalnızca anayasal düzenimizi, demokrasimizi ve milli iradeyi hedef alan bir kalkışma değil, aynı zamanda Türkiye’nin siyasi istikrarını, ekonomik bağımsızlığını, kalkınma hamlesini ve küresel ölçekte yükselen konumunu hedef alan çok boyutlu bir işgal teşebbüsü olmuştur.
Milletimizin sandıkta tecelli eden iradesine, devletimizin bekasına ve ülkemizin geleceğine yönelmiş her türlü vesayet girişimi; adı, yöntemi ve görünümü ne olursa olsun, tarihimiz boyunca olduğu gibi bugün de reddedilmiş, milletimizin sarsılmaz iradesi karşısında mahkûm olmaya mahkûmdur.
Çünkü bu aziz millet, iradesine zincir vurulmasına, geleceğinin ipotek altına alınmasına ve devletinin istikametinin gayrimeşru odaklar tarafından belirlenmesine asla müsaade etmemiştir, etmeyecektir.
15 Temmuz gecesi de böyle olmuştur.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın cesur, kararlı ve tarihi liderliğiyle yaptığı çağrı, milletimizin vicdanında karşılık bulmuş; milyonlarca vatandaşımız genciyle yaşlısıyla, kadınıyla erkeğiyle, işçisiyle memuruyla, esnafıyla çiftçisiyle meydanlara inerek milli iradeye sahip çıkmıştır.
O gece yazılan destan, sadece bir darbe girişiminin engellenmesi değil; aynı zamanda Türkiye’nin bağımsızlığına, demokrasisine ve geleceğine sahip çıkan büyük bir milletin yeniden dirilişidir.
Tanklara karşı göğsünü siper eden, kurşunlara karşı bayrağını yere düşürmeyen milletimiz, tüm dünyaya şu hakikati ilan etmiştir:
Yüce Allah’ın izniyle, Türkiye’de egemenliğin yegâne sahibi millettir ve milli iradenin üzerinde hiçbir güç yoktur.
Her yıl idrak ettiğimiz 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü, yalnızca bir anma günü değil; milletimizin, ülkesine, devletine, bağımsızlığa ve demokrasiye sahip çıkma kararlılığının güçlü bir sembolüdür.
Aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle yâd ediyor; onların emaneti olan güçlü ve büyük Türkiye idealini daha ileriye taşıma azmimizi bir kez daha yineliyoruz.
EKONOMİK BAĞIMSIZLIĞIMIZI HEDEF ALAN BİR SALDIRI
15 Temmuz gecesi hedef alınan yalnızca demokrasimiz değildi. Türkiye’nin üretim gücü, yatırım iklimi, ticaret kapasitesi, finansal istikrarı ve ekonomik bağımsızlığı da bu alçak kalkışmanın hedefleri arasındaydı.
Darbe girişiminin hemen ardından para ve sermaye piyasalarında kısa süreli dalgalanmalar yaşanmış; döviz kuru, sermaye hareketleri ve ülke risk priminde geçici bozulmalar meydana gelmiştir.
Türk lirası yalnızca bir hafta içerisinde yaklaşık yüzde 6,3 oranında değer kaybetmiş; bu hareket, 2008 küresel finans krizinden bu yana döviz piyasalarında görülen en sert dalgalanmalardan biri olarak kayda geçmiştir.
Benzer şekilde Borsa İstanbul’da ilk işlem gününde sert satışlar yaşanmış ve BIST 100 endeksi yaklaşık yüzde 7,1 oranında gerilemiştir.
Darbe girişiminden sonraki ilk üç haftada hisse senetlerinde toplam 617,3 milyon dolarlık çıkış gerçekleşmiş; Türkiye’nin 5 yıllık CDS primi yaklaşık 220 baz puandan 275 baz puan seviyelerine yükselmiştir.
Kredi derecelendirme kuruluşlarının aldığı kararlar da dış finansman maliyetleri üzerinde olumsuz etki oluşturmuştur.
Ancak bütün bu gelişmeler, Türkiye ekonomisinin temellerini sarsmaya yetmemiştir.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliği ve Hükümetimizin kararlı duruşu sayesinde ekonomi yönetiminde süreklilik korunmuş, kamu kurumlarımız arasında etkin koordinasyon sağlanmış, bankacılık sektörümüzün güçlü yapısı ve piyasalara verilen güven mesajlarıyla ekonomik istikrar kısa sürede yeniden tesis edilmiştir.
Hükümetimizin, ilgili ekonomi kurumlarımızın, aldığı tedbirler ve finansal sisteme sağladığı güçlü destek sayesinde piyasalar süratle normalleşmiş; finansal sistemimiz tarihinin en ağır saldırılarından birine karşı, güçlü bir dayanıklılık göstermiştir.
ÜRETİM DURMADI, İHRACAT DURMADI, TÜRKİYE YOLUNDAN DÖNMEDİ
Darbe girişiminin dış ticaretimiz üzerinde de kısa süreli etkileri olmuştur.
Temmuz 2016’da ihracatımız bir önceki aya göre yüzde 23,6 azalışla 10,3 milyar dolara, ithalatımız ise yüzde 23,8 azalışla 15,1 milyar dolara gerilemiştir.
Ancak Türk üreticisi, sanayicisi ve ihracatçısı hiçbir zaman teslim olmamıştır.
Ağustos ayından itibaren ihracatımız bir önceki aya göre yüzde 20 artışla 12,3 milyar dolara, ithalatımız ise yüzde 11,4 artışla 16,9 milyar dolara yükselmiş ve ekonomimiz yeniden toparlanma sürecine girmiştir.
Bu tablo, darbe girişiminin ekonomik etkilerinin geçici olduğunu; Türkiye’nin üretim kapasitesinin, ticaret altyapısının ve ihracat kabiliyetinin sağlamlığını açık biçimde ortaya koymaktadır.
O karanlık gecenin hemen ardından fabrikalar yeniden üretmiş, limanlarımız yeniden hareketlenmiş, ihracatçılarımız dünyanın dört bir yanına Türk malını ulaştırmaya devam etmiştir.
Milletimiz, ekonomiyi hedef alan bu saldırıya; üretimle, emekle, alın teriyle ve çalışarak cevap vermiştir.
TÜRKİYE EKONOMİSİ ŞOKLARA KARŞI DİRENCİNİ BİR KEZ DAHA İSPATLAMIŞTIR
Darbe girişiminin etkileri en belirgin şekilde turizm, büyüme ve istihdam alanlarında hissedilmiştir.
2016 yılında turizm gelirimiz yüzde 29,6 azalarak 26,5 milyar dolara, yabancı ziyaretçi sayımız ise yüzde 24,6 düşüşle 31,4 milyon kişiye gerilemiştir.
Türkiye ekonomisi 2016 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 0,7 daralmış, yıl genelinde ise yüzde 3,4 oranında büyümüştür.
İşsizlik oranı bir önceki yıla göre 60 baz puan artarak yüzde 10,9 seviyesine yükselmiştir.
Bununla birlikte Ticaret Bakanlığımız tarafından yapılan ekonometrik analizler, darbe girişimi yaşanmamış olsaydı, ekonomimizin yaklaşık yüzde 5’lik büyüme patikasını sürdürebileceğini ortaya koymaktadır.
Buna rağmen Türkiye, üretim kapasitesini, ihracat kabiliyetini ve finansal sisteminin işleyişini muhafaza etmeyi başarmıştır.
Büyümede sağlanan toparlanma ve üretim, ticaret ve yatırımların yeniden ivme kazanmasıyla birlikte istihdam piyasası da kısa sürede dengelenme sürecine girmiştir.
BUGÜN DAHA GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE VAR
15 Temmuz’un ardından Türkiye yalnızca yaralarını sarmamış; aynı zamanda daha güçlü, daha dirençli ve daha kararlı bir şekilde yoluna devam etmiştir.
Milletimizin devletine duyduğu güven, kurumlarımızın dayanıklılığı ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyoner liderlik sayesinde Türkiye, bu hain kalkışmanın ekonomik ve siyasi sonuçlarını bertaraf etmeyi başarmıştır.
Bugün Türkiye;
Üreten, ihraç eden, yatırım çeken, bölgesinde ve dünyada sözü geçen, küresel krizleri yönetebilen, diplomatik ağırlığı her geçen gün artan, uluslararası meselelerde oyun kurucu rol üstlenen ve mazlum coğrafyaların umudu olan güçlü bir devlettir.
Bugün Türkiye;
Savunma sanayiinden teknolojiye, enerjiden ticarete, sanayiden ihracata kadar her alanda kendi gündemini belirleyen, kendi yolunu çizen ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine emin adımlarla yürüyen büyük bir ülkedir.
15 Temmuz gecesi hedef alınan Türkiye ile bugün ulaştığımız Türkiye arasında tarihi bir fark vardır.
Bugünün Türkiye’si; millet-devlet dayanışmasının, güçlü liderliğin, demokrasiye sahip çıkma kararlılığının ve milli birlik şuurunun eseridir.
Aziz milletimizin yazdığı 15 Temmuz destanı, yalnızca bir demokrasi zaferi değil; aynı zamanda ekonomik bağımsızlığımıza, üretim gücümüze ve büyük ve güçlü Türkiye idealine sahip çıkma iradesinin de sembolüdür.
Bu vesileyle, vatanı, bayrağı ve istiklali uğruna canlarını feda eden tüm 15 Temmuz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.
Milletimizin sarsılmaz iradesi, devletimizin köklü birikimi ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti, geçmişte olduğu gibi gelecekte de her türlü vesayet girişimini, her türlü ihanet odağını ve milli iradeyi hedef alan her türlü teşebbüsü bertaraf edecek kudrete sahiptir.
Çünkü bu millet, tarih boyunca olduğu gibi bugün de istiklalini ve istikbalini kendi elleriyle inşa eden büyük bir millettir.








Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.