OYAK'ın yapısı demokrasi dışı

Murat Aksoy
00:0021/07/2010, Çarşamba
G: 21/07/2010, Çarşamba
Yeni Şafak
OYAK'ın yapısı demokrasi dışı
OYAK'ın yapısı demokrasi dışı

TESEV'in son raporunda, doğrudan iktisadi bir aktör olarak varlığının ifadesi olan askerlerin holdingi OYAK'ın yapısının çağdaş demokrasiye aykırı olduğuna vurgu yapılıyor. Raporda, Genelkurmay Başkanlığı'nın da Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanması önerildi.

Son yıllarda güvenlik sektörünün demokratik denetimi konusunda çalışmalar yayınlayan TESEV'in son raporu “Türkiye'de Askeri-İktisadi Yapı: Durum, sorunlar, çözümler” adını taşıyor.

Çalışma, bir dış güvenlik kurumu olan ordunun, bu alanın dışına çıkarak kendini iktisadi ve mali açıdan özerkleştirmesini ve demokratik denetimin dışında durmasının yarattığı sorunları ele alıyor. Raporda ayrıca Türkiye'de militarizmin merkezindeki aktör olarak ordunun iktisadi alan ve süreçlerdeki yerini odağına alan bu raporda, askeri-iktisadi yapının çözümlemesi de yapılmıştır.

Rapora göre, Türkiye'deki askeri-iktisadi yapı üç ayak üzerinde yükseliyor. İlk ayak, Türkiye'de ordunun doğrudan bir iktisadi aktör olarak varlığının ifadesi olan askerlerin holdingi OYAK'tır. İkinci ayak, Türkiye'de ordunun neredeyse mutlak kontrolü altında olan yüksek askeri harcamalar ve son ayakta ise Türkiye'de hızla geliştirilen ve sanayinin militarizasyonuna yol açan askeri sanayidir. Askeri, iktisadi olarak özerk bir kuruma dönüştüren her üç alanın da hızla denetim altına alınması gerektiği ifade edildi.

AYRICALIKLARI SONLANDIRILSIN

Askeri bir holding olarak OYAK'ın varlığının orduların dış güvenlikle sınırlı kendi asli işlevlerinin dışındaki alanlarda bir güç olarak var olmaları, çağdaş demokrasinin asgari gerekliliklerine aykırı olduğu ifade edilen raporda, kısa vadede gerekli yasal düzenlemelerle OYAK'ın her türlü yasal ayrıcalığına son verilmesi önerildi. Kamu yararı değil zümre yararı olduğu vurgulanan OYAK'ın, anayasal özgürlüklere aykırı olması nedeniyle, orta vadede tasfiye edilmesi ve ordunun iktisadi aktör olarak varlığına son verilmesi gerektiğine dikkat çekildi.

Türkiye'nin iktisadi ve sosyal kalkınmışlık düzeyi ve kamu kaynakları dikkate alındığında askeri harcamaların yüksekliğine dikkati çeken rapor; bu harcamalarda tek söz sahibi asker olduğunu ancak bu harcamaların mutlaka demokratik denetime tabi olması gerektiği vurgulandı.


Askeri harcamada kısıtlamaya gidilmeli

TESEV'in raporunda, Genelkurmay Başkanlığı'nın Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanması ve bakanlık kadrolarının sivilleşmesi, ordu-siyaset, ordu-ekonomi gibi ilişki alanlarında eğitimden geçirilmesi önerildi. Raporda, "Tüm siyasi partiler, başta milletvekilleri için olmak üzere, askeri harcamalar konusunda demokratik toplum kuruluşlarıyla ilişki içinde eğitim programları hazırlamalı, özel birimler kurmalı ve parlamenter denetimin tüm mekanizmalarını kullanmak üzere siyasi irade sergilemelidirler" denildi. Türkiye'de askeri sanayinin hızla büyüdüğü ve büyük kamu kaynaklarını harcadığı ifade edilen raporda; bu durumun sanayinin militarizasyonu olarak tanımlandı. Bu harcamaların başka alanlarda kullanılmasının daha uygun olduğu ifade edildi. Bu konuda, "Askeri harcamalar kısılmalı ve ekonomik kaynakların iktisadi ve sosyal açıdan verimsiz askeri sanayiye akmasına son verilmelidir. Savunma Sanayii Müsteşarlığı projeleri de dahil silah ve teçhizat alım ve üretim projeleri bu doğrultuda yapılandırılmalı. Askeri sanayi içinde yer alan şirketlerin kendilerini dönüştürmelidir” önerileri getirildi.