Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Türkiye'de yastık altında 5-6 bin ton altın bulunduğu, bunun yüzde 10'luk bölümünün bile ekonomi açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Yazıcı, devlet olarak her türlü teşvik ve desteği sağlamaya kararlı olduklarını vurguladı
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, yastık altında 5-6 bin ton altının bulunduğunun tahmin edildiğini, bu altınların yüzde 10'unun piyasaya çıkartıldığında 28 milyar dolarlık bir kaynağa ulaşılabileceğini söyledi.
“Altın ve Mücevher Zirvesi “2012”nin açılışında konuşan Yazıcı, Dünya Altın Konseyi'nin verilerine göre, ülkelerin toplam yabancı rezervleri içinde altının payının oldukça yüksek seviyede olduğunu vurguladı. Yazıcı, “Toplam yabancı resmi rezervlerinin yüzde 76.7'si altından oluşan Amerika, 8 bin 133 ton ile birinci sırada yer almaktadır. Buna karşılık, toplam yabancı resmi rezervlerinin yüzde 12.8'i altın olan ülkemiz ise 199.4 ton ile 22'nci sırada yer almaktadır” dedi.
Yazıcı, kıymetli madenler piyasasında 22 banka, 35 yetkili müessese, 21 kıymetli maden aracı kurumu, 10 kıymetli maden üretimi veya ticareti ile iştigal eden anonim şirket olmak üzere 88 altın borsası üyesinin yer aldığını söyledi. Yazıcı, 2002 yılında altın ve mücevher ihracatının yaklaşık 630 milyon dolar olurken, 2011 yılında 3.7 milyar dolar civarında gerçekleştiğini belirtti.
Türkiye'de işletilebilir altın rezervinin metal bazında toplam 700 ton olduğunu söyleyen Yazıcı, Türkiye'nin, altın potansiyelinin 6 bin 500 ton olduğunu ve bu rakamla dünyanın ikinci ülkesi haline gelebileceğini dile getirdi. Sektörde, 200 bin den fazla insanın istihdam edildiği bildiren Yazıcı, “Sektörde 14 bin 888 kuyumcu, 40 bin girişimci var. Devlet olarak her türlü teşviği sağlamaya kararlıyız” dedi.
Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş ise yastık altı altınların ekonomiye kazandırılması için İstanbul Altın Rafinerisiyle bir protokol imzaladıklarını belirterek, bu sayede sektörde faaliyet gösteren tüm kurum ve kuruluşlara daha ucuz kredilendirme ve işletme sermayesi sunma imkanlarına kavuşacaklarını kaydetti. Ateş, 'Şu anda pilot uygulamada olan ATM'lerden düğün salonlarının yakınlarında ve benzeri yerlerde gram altını da verebilecek bir yapılanma da gündemde' dedi.
Bakan Hayati Yazıcı, Türkiye altın mücevheratında Hindistan ve Amerika ile birlikte dünyanın en büyük beş pazarı arasında yer aldığını, üretimde ise İtalya ile yarıştığını vurguladı. Değerli maden ve ihracat sektörünün, ihracatın son 10 yılda 3 kat büyüttüğüne işaret eden Bakan Yazıcı, sektörün 2011 yılı ihracatının 3.7 milyar dolar olduğunu, 2023 yılı hedefinin ise 12 milyar dolar bulunduğunu vurguladı.
Altınbaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı İmam Altınbaş, 2023 için 500 milyar dolar ihracat hedefi içinde mücevher sektörünün aldığı payın 12 milyar dolar olduğunu ve bu rakamı yakalayacak güçte olduklarını söyledi. Altınbaş Mücevherat Grubu'nun markalarından olan Pera Pırlanta, mağazacılık alanında büyük bir atak gerçekleştirerek marka bilinirliğini artırmayı hedefliyor.
Değerli Maden ve Mücevherat İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Güner, “Bankada duran altına vergi yok. Kuyumcuda altın durunca vergi alınıyor. Bankalara uygulanan sistemin bize de uygulanmasını istiyoruz' dedi. Altın Madencileri Derneği Başkanı Ümit Akdur da son 17 yılda 2 bin 570 ton altın ithal edildiğini ifade etti. İstanbul Değerli Maden ve Mücevherat İhracatçıları Birliği sektör hizmet ödülüne Avedis Kendir, Parnak Atan, Kadir Ayter layık görüldü.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vedat Akgiray, “Altın ve mücevher sektöründe bize düşen vazife, altın ve diğer kıymetli taşlarımızı sermaye piyasası aracı haline dönüştürmektir. Türkiye'de İstanbul finans merkezi hedefimize ve 2020'li yıllara koşarken bunu da yaparsak süper olmuş olur” dedi.
Türk Devleti'nin altına özel bir önem verdiğinin görüldüğünü belirten Akgiray, “Vatandaş altın tutsun ama evde değil, bankada tutsun. Üstelik bankalar altın ile biraz getiri de veriyor. Evde dursa bu getiri sıfır. Altın sizin olsun ama bırakın sektör ve tüccarımız kullansın” diye konuştu.
İstanbul Altın Borsası Başkanı Osman Saraç, Türkiye'nin pırlanta sektöründe de umut vadeden bir ülke olduğunu belirterek, “Yüzde 20'lik ÖTV engelinin mutlak surette makul oranlara düşürülmesi, sektörün önünü ve bu alandaki her türlü yatırımın önünü açacaktır” dedi.
Saraç, altın ve mücevherin Türkiye'nin rekabet gücü yüksek en önemli reel sektöründen biri olduğunu belirterek, bu sektörlerde, Avrupa'nın en büyük, dünyanın 4. büyük piyasasına sahip olunduğunu kaydetti.
Saraç, kıymetli maden sektöründe yıllık ortalama 1,5 milyar dolar ihracat yapıldığını ifade etti.






