
Doğup büyüdüğü Fransa’da tır şoförlüğü yapmaya başlayan 22 yaşındaki Gülfem Zengin, hem şehirlerarası hem de ülkeler arası yük taşıyor. Olağanüstü zamanlar yaşadığımız bu günlerde herkes gibi evde kalan Zengin, korona başladığında Fransa’daki şoförlerin hiçe sayıldığını anlatıyor. Deneyimlerini youtube kanalından paylaşan Zengin, yolları özlediğini söylüyor.
Fransa’da doğup büyüyen Gülfem Zengin, on aydır tır şoförlüğü yapıyor. Sürüş deneyimlerini youtube kanalında anlatıyor. Korona salgını yeni yeni başladığında şoförlerin hiçe sayıldığını anlatan Gülfem Zengin, mola yerlerinin pis olarak bırakıldığını belli bir kesimin çalışmayı bıraktığını, yemek ve mazot bulamadıklarını söylüyor. Kendi kendine önlem almaya başladığına değinen Zengin, yaşadıklarını şu şekilde anlatıyor: “Toz dolu kırılmış tabak, eski kağıt gibi şeyler oluyor bazen yükümüz. Şirket sadece insanlardan uzak durmamızı istedi. Maske ve dezenfektan verdiler. Doktordan rapor alıp işime ara verdim. Başka bir şirkete geçmek için başvuru yaptım ama karantina halindeyiz, başlayamıyorum. Sektör çok olumsuz etkilendi. Yolda olmayı özledim.”
Günlerini herkes gibi karantinada geçiren ve evde kalan Zengin’den Fransa’daki durumu dinliyoruz: “Askerin sokaklarda olduğunu televizyondan öğrendim. Karantina tedbirlerine uymayanlar var. Bizim burası polis kontrolünde. Sokağa çıkmak için bir kağıt hazırlamamız ve izin almamız gerekiyor. Onu da ancak doktor ve çocuklar için kullanabiliyoruz.” Şoför olmadan önce hayatın soru işaretleriyle dolu olduğunu belirten Zengin, “Küçüklüğümden beri barbi oyuncağımdan çok arabam vardı. Yollarda olmak hoşuma gidiyor. Ailemi çok zorladım araba sürmeyi öğretmeleri için. Araba sürmeyi severim, tır şoförlüğü fırsatı çıktı karşıma. Bir denemek istedim, daha gençtim ve birkaç ay kaybetmiş olurum dedim. Olmasaydı başka mesleği seçecektim. Çok doğal, basit bir şekilde şoförlüğe geçtim. Kendi kendine oldu diyebilirim” diyor.
İki sene önce başladığı şoförlük mesleğinde son on aydır devamlı olarak direksiyon sallıyor. Şehirlerarası olduğu kadar Fransa’dan İtalya, İspanya, Almanya, Belçika, İsviçre’ye yük götürdüğü oluyor. Yollarda bol bol müzik dinliyor ve şarkı söylüyor. Sabahları beşte yola çıkan Zengin dokuz-on saat boyunca kilometreler kat ediyor. “Yük ağır oluyor rampa çıkamıyorum, bazen trafik oluyor. Akşam anlaşılan saatte ofise varamazsam tırda yatıyorum veya duraklarda bulunan misafirhanelerde konaklıyorum” diyen korkusuz şoför, şöyle devam ediyor: “Yükümü indirdikten sonra yarım saat, bir saat içinde yeni yükü alıyorum ve yeni teslimat yerine doğru hareket ediyorum. Bin 100 kilometre de olabiliyor yol 650 de.” Yaşanan sıkıntılar karşısında korkusuzca önlemler alan Zengin, kendisiyle tartışan kişiler ani fren yapsa da onlardan intikamını sollama yaparak alıyor. Geceleri daha çok sorun yaşadığını belirten Zengin, “İlk zamanlarda daha agresiftim, hemen karşılık veriyordum, her şeye sinirleniyordum. Artık sakin kalmayı öğrendim” diyor.
Tır kullanmayı seçmesinde ast üst ilişkisine en az şekilde muhatap olma fikrinin de yüksek olduğunu belirten Gülfem Zengin, “Yalnızlığı seviyorum. Yolda abur cubur çok tüketiyorum, kahve içiyorum bol bol. İstediğim zaman mola veriyorum, müzik dinleyip ailemle ve arkadaşlarımla hoparlörde telefonda konuşuyorum. Yollar da benim patron da benim, çok rahatım” ifadelerini kullanıyor. Tamamen pembe bir tablo çizemeyen Zengin, canını sıkan detayları şöyle sıralıyor: “Yemek ve lavabo derdim var. Bazen de park yeri bulmak sorun oluyor. Arabada yatıyorum dedim ama yol kenarlarında kalamıyorum. Mekanın temiz ve nezih olması gerekiyor. Helal et maalesef bulunmuyor. Tenceremi, ateşimi, bildiğim kasaptan etimi alıp yemeğimi kendim yapıyorum.”
Türkiye’ye senede bir defa gelen Zengin, “Türkiye’de araba sürmek için gözünüzün hep açık olması gerekiyor. Tırdakinden daha dikkatli davranıyorum” şeklinde konuşuyor. Tır şoförü olmasına ailesinin yeni yeni alıştığını anlatan Gülfem Zengin, tepkileri ve hedeflerini şu sözlerle anlatıyor: “En başta üzülüp işi bırakmamı söylüyorlardı ama artık poğaça, börek yapıp yolluk hazırlıyorlar. Arkadaşlarım ise kısa bir şokun ardından alışmaya başladı. Tır şoförlüğünü severek yapıyorum ve devam etmek istiyorum. Hedefim kendi tır şirketimi kurmak.”
Temizlerim bakım yapamam
- Aracını her hafta sonu temizlediğini aktaran Gülfem Zengin, “Tozla aram hiç iyi değil. Şoför kısmını sürekli temizlerim, yakınımda hazırda hep bez olur. Tırın içini ve dışını özel makinamla yapıyorum. Hangarda da ayrıca makinalarda özel olarak yıkanıyor. Yağına ve suyuna dikkat etmeye çalışıyorum. Tekerlerin havasına da bakıyorum. Teknik olarak bunları yapabiliyorum. Asıl teknik detaylara hangardaki tamircimiz bakıyor” diyor.
Yemek yaparak bekliyorum
- Youtube kanalındaki takipçi sayısı her geçen gün artan Gülfem Zengin, mesleğiyle ilgili merak edilen soruları cevaplıyor, günlük rutinlerin kamera karşısında gerçekleştiriyor. Bu ara karantinada paylaşımlar yapan Zengin, günlerini evde geçiriyor. Evde kalmaktan sıkıldığını, tır şoförlüğünü özlediğini belirten genç, bir yandan temizlik yapıyor bir yandan da yeni yemekler deniyor.










