Ayşe Şasa’nın dünyasına mektupla yolculuk
04:00, 01/09/2026, Salı
Yeni Şafak

Ayşe Şasa, Orhun Pamuk.
Ayşe Şasa’nın hayattayken kaleme aldığı mektuplar, “Sana Anlatacak Fantastik Şeylerim Olacak” adıyla kitaplaştı. Şasa’nın, yakın arkadaşlarına ve edebiyatçılara yazdığı mektuplardan oluşan eserde, Orhan Pamuk, mektupların kendisine ilham verdiğinden bahsediyor.
Türk sinemasının ve düşünce hayatının özgün isimlerinden Ayşe Şasa’nın geride bıraktığı kişisel arşivi ve terekesi, ölümünün ardından yaklaşık iki yıldır süren titiz bir çalışmayla gün yüzüne çıkmaya başladı. Proje Editörü Abdurrahman Badeci tarafından yürütülen derleme ve tasnif sürecinin ilk meyvesi “Sana Anlatacak Fantastik Şeylerim Olacak” adıyla Ketebe Yayınları tarafından okurla buluştu. Eser, Şasa’nın sinemadan edebiyata, tasavvuftan modernleşmeye uzanan düşünce dünyasının yanı sıra dostluklarını ve manevi arayışını da yansıtıyor.
Ayşe Şasa, özellikle hayatının ilerleyen dönemlerinde çevresiyle iletişimini ağırlıklı olarak telefon ve mektup aracılığıyla sağlayan bir yazardı. Bu tercihin ardında, yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle uzun süreler evden çıkamamış olması yatıyordu. Şasa, evinde geçirdiği bu inziva döneminde dış dünyayla bağını mektuplar ve saatler süren telefon görüşmeleriyle kurdu. İnternetin henüz yaygınlaşmadığı yıllarda mektubu sadece bir haberleşme aracı değil, edebi birer metin titizliğiyle ele alan Şasa için bu yazışmalar, yalnızlığını paylaşma ve zihinsel üretimini aktarma biçimiydi.
ZİHİNSEL VE MANEVİ DÖNÜŞÜMÜN İZLERİ
Kitapta yer alan mektuplar, Şasa’nın geniş ve renkli entelektüel çevresini de gözler önüne seriyor. Bu kapsamlı edisyon; Kemal Tahir’den Orhan Pamuk’a, Yavuz Turgul’dan Şerif Mardin’e, Yusuf Kaplan’dan Sefer Dal’a, Sadık Yalsızuçanlar’dan Kemal H. Karpat ve W. Linford Rees’e uzanan isimleri bir araya getiriyor.
Ayşe Şasa bu metinlerde yalnızca muhataplarıyla haberleşmiyor; sanat, sinema, edebiyat, tasavvuf, modernleşme, toplumsal hafıza ve insanın iç dünyasına ilişkin derinlikli analizler sunuyor. Bu yönüyle eser, basit bir mektup derlemesinin ötesine geçerek Şasa’nın hayatındaki zihinsel ve manevi kırılmaların izini sürüyor.
SOFU, MÜNZEVİ AYŞE ABLAN
Mektupların dikkat çeken bölümlerinden biri, vefat etmiş dostlarına yazılan sayfalar oluşturuyor. Şasa, “Muhterem Kemal Ağabey, bu noktadan sonra sana mektup yazmaya karar verdim” diyerek, vefatından 26 yıl sonra Kemal Tahir’e sesleniyor ve “Bugün geriye baktığımda, senden her zaman güçlü mistik temayüller almış olduğumu daha iyi anlıyorum” diyerek manevi dünyasını açıyor.
Kitapta Orhan Pamuk ile yazışmaları da dikkat çekici detaylar barındırıyor. Mektuplarının altına muzip ve kendinden emin bir üslupla “Sofu, münzevi Ayşe Ablan…” imzasını atan Şasa’ya Pamuk’un verdiği yanıt da derlemede yer alıyor. Pamuk, mektubunda şu ifadeleri kullanıyor: “Yazdıklarını hep zevkle, daha çok merakla okuyorum. Senin içine girdiğin, kendini evinde hissettiğin bütün bu konulara ben hâlâ eşikten ya da pencereden bakıyorsam bu benim kişiliğim yüzündendir. Bende sendeki cesaret ve işin içine atılma gücü yok.”
BİR SİNEMACININ RUH HARİTASI
- 1941 yılında İstanbul’da doğan Ayşe Şasa, Türk sinemasında senarist olarak çığır açan işlere imza attı. “Balatlı Arif” “Ah Güzel İstanbul”, “Utanç” ve “Gramofon Avrat” gibi sinematografimizin mihenk taşı sayılan filmlerin senaryolarını kaleme aldı. Şasa’nın Ketebe Yayınları tarafından okura sunulan kitaplığında daha önce yayımlanan; “Yeşilçam Günlüğü”, “Delilik Ülkesinden Notlar”, “Bir Ruh Macerası” ve “Şebek Romanı” yer alıyordu. Terekeden çıkarılan ilk çalışma olan “Sana Anlatacak Fantastik Şeylerim Olacak” ile külliyata mektupları da eklenmiş oldu. Mektuplarla açılan bu kapının ardından, terekenin sonraki ve en önemli ayağını oluşturacak günlüklerin de önümüzdeki süreçte yayıllanması planlanıyor.

Hayat
Mozart 235 yıl sonra Beyoğlu’nda

Hayat
Troya’nın hikâyesi Roma’da 2 milyonu aşkın ziyaretçiyle buluştu

Hayat
İnsan en çok kendi kendini yaralar