Uzmanlardan 'süt annelik'te hastalık riski uyarısı

21:34, 07/08/2025, PerşembeG: Güncelleme: 23:43, 07/08/2025, Perşembe
AA
Yeni Şafak
Uzmanlardan 'süt annelik'te hastalık riski uyarısı
Uzmanlardan 'süt annelik'te hastalık riski uyarısı

Bebeğin sağlıklı gelişiminde anne sütünün taşıdığı öneme işaret eden uzmanlar, farklı anneden edinilen sütün taşıdığı hastalık riski konusunda ebeveynlere uyarılarda bulundu.

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonunun (UNICEF) her yıl yayımladığı Küresel Emzirme Puan Kartı'na göre BM'nin 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'nin konu başlıkları arasında emzirme önemli yer tutuyor. UNICEF'in verilerine göre, şu anda dünya çapında 6 ayın altındaki bebeklerin yüzde 48'i anne sütü alırken, anne sütüyle beslenmenin ve emzirmenin artırılması kapsamında hükümetler birçok politikayı hayata geçiriyor.


Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Uzmanı Prof. Dr. Sevilay Topçuoğlu, 1-7 Ağustos "Dünya Emzirme Haftası" kapsamında AA muhabirine yaptığı açıklamada, anne sütünü "mucize bir besin" olarak tanımlayabileceklerini söyledi. Topçuoğlu, anne sütünü "ilk aşı" olarak nitelendirdiklerini aktararak, "Bebeğin emzirilmesi ve bu emzirmenin devam ettirilmesi sadece annenin sorumluluğunda olmamalı. Aslında birey olarak hepimizin annelere destek olmamız ve toplumsal olarak annelerin bu emzirme işini kolaylaştırmamız ve sürdürülmesini sağlamamız gerekiyor. Bu açıdan da sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi için en önemli katkıyı vermiş oluyoruz aslında." diye konuştu.


Donör anne sütü kullanımına değinen Topçuoğlu, "En ideali tabii bebeğin kendi annesinin sütüyle beslenmesi ancak özellikle 1 kilo 500 gramın altındaki bebeklerde eğer anne sütü yoksa donör anne sütüyle beslenebileceğine dair öneriler mevcut. Yalnız burada anne sütünü alırken bunun profesyonel kaynaklardan yani anne sütü bankacılığıyla olması gerekiyor. Kontrol edilmemişse, anne enfeksiyon açısından değerlendirilmemişse, aldığı ilaçlar ve tıbbi durumu değerlendirilmemişse bu durumda alınan sütün bebek için kullanılması faydadan çok zarar getirebilir. Çünkü uygun anne sütü alındıktan sonra pastörize edilmesi ve bebeğe öyle verilmesi gerekiyor. Ancak ülkemizde böyle bir sistem olmadığı için rutin olarak önermiyoruz bunu." ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Topçuoğlu, süt veren anneye yapıcı davranılması, onun rahatlatılması gerektiğini belirterek, "Özellikle ilk günlerde sütünün az olabileceği ve bunun bebek için yeterli olduğu konusunda annenin bilgilendirilmesi lazım." dedi.


Anne sütüne dair verilere dikkati çeken Topçuoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Dünya Sağlık Örgütünün 2025 yılı için hedefi, bebeklerin en az yüzde 50'sinin ilk 6 ay boyunca sadece anne sütüyle beslenmesi. Dünyada bu oran yüzde 44, ülkemizde de yüzde 40 civarında. Yine hedef, bebeğin en az 24 ay boyunca anne sütüyle beslenmesi, ülkemizde bu süre 17 ay civarında. Aslında hedeflerin biraz da gerisindeyiz. Ancak Sağlık Bakanlığının bu konuda yürüttüğü programlarla hem sağlık çalışanları hem de ailelerin bu konuda bilgilendirilmesine yönelik çalışmalar devam ediyor."


Prof. Dr. Topçuoğlu, halk arasında çokça dile getirilen bir endişe olan "süt kesilmesi"ne ilişkin de "Sütü kesilen annelerde relaktasyon tekrar gerçekleşebiliyor ve bu konuda özellikle bu annelerle ilgilenen poliklinikler mevcut. Yine her hastanede laktasyon uzmanlarımız, emzirme danışmanlarımız var. Bunlar anne eğer gereklilik hissederse yardımcı olabiliyorlar." değerlendirmesinde bulundu.


"Anne emzirmeye programlı bir şekilde doğuruyor"

Hastanenin Yenidoğan Yoğun Bakımı Uzmanı Doç. Dr. Emre Dinçer de içerisindeki bağışıklık ögelerine dikkati çekerek, anne sütüyle beslenen bebeklerin erken çocukluk çağlarından bazı kronik hastalıklara kadar birçok konuda korunduklarını söyledi.


Dinçer, anne sütünün yalnızca bir besin olmadığını vurgulayarak, "Anne-bebek bağının kurulması için de anne sütü önemli bir öge. Postpartum depresyonu dediğimiz annelerin doğum sonrası depresyonunun önemli tetikleyicilerinden birisi aslında yeterlilik konusu. 'Ben bu çocuğa bakabilecek miyim, bebeğime yeterli olabilecek miyim?' Aslında anne sütü bu konuda da önemli bir önleyici çünkü kendi ürettiğiniz bir şey çocuğunuzun 6 ay boyunca başka bir şeye gerek duymadan büyümesini, gelişmesini ve diğer çocuklara göre bir adım öne geçmesini sağlıyor." diye konuştu.


Emzirme konusundaki endişelerle ilgili olarak da Dinçer, "Anne emzirmeye programlı bir şekilde doğuruyor. Diğer yandan çocuklar da emmeye programlı bir şekilde doğuyor. Yenidoğan refleksleri dediğimiz bir şey var ki bununla bebekler doğumda refleks olarak göğsü, annenin kokusunu aramaya, göğsünü bulmaya ve emmeye programlı şekilde doğuyorlar. O yüzden bir insanın emzirebilmesi için yapması gereken tek şey akışına bırakması, stresten arınması, çocuğuyla beraber olması, aynı odada bulunması ve dış streslerden arınması." ifadelerini kullandı.


Dinçer, anne sütünün içeriğine dikkati çekerek, konuşmasına şöyle devam etti:

"Emzirirken süt akışı sadece anneden çocuğa doğru değil, hafif bir geri akış da oluyor. Mesela çocuğun boğaz enfeksiyonu ya da herhangi bir bakteriyel enfeksiyonu var ve bu enfeksiyon kaynağı tabii ki çocuğun boğazında ve ağzında da bulunuyor. Bu enfeksiyon ögeleri geri akışta anne tarafıyla beraber anne meme süt salgı hücrelerine doğru geliyor ve burada bir bağışıklık yanıtı oluşuyor. Bu yanıt oluştuktan sonra bu bağışıklık ögelerini içeren süt çocuğa tekrar geçiyor ve o çocuğun o hastalığını atlatması için yararlı olabiliyor."


Başka bir annenin sütünü kullanmayı önermediklerini dile getiren Dinçer, "Anne sütlerinde biliyoruz ki sabah verilen süt ile akşam verilen dahi farklı. Akşam sütü çok güzel uyutuyor, uyutucu ögeler sabah sütlerinde daha az ve çocuk daha uyanık oluyor. Buna bile dikkat ettiğimiz bir evrede her ne kadar yararlı olduğunu bilsek de anne sütünü başka bir bebeğin kullanmasını ne yazık ki öneremiyoruz. Şöyle riskleri var tabii ki, kontrolsüz bir şekilde temin edilmiş sütün özellikle prematüre bebeklerde enfeksiyonların geçişi açısından sıkıntılar yaratabileceğini biliyoruz." dedi.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026