Yapay zekâ türküyü yeniden üretemez
04:00, 03/09/2026, Perşembe
Yeni Şafak

Arşiv.
Yapay zekâ, müzik dünyasında hızla yayılırken türküler de yeni teknolojinin yorumuna açıldı. Gençler yeni yorumlanan türküleri sevse de müzisyenler temkinli. Ses sanatçıları, yapay zekânın türküleri yorumlaya- bileceğini fakat yeniden üretemeyeceğini söylüyor.
Son dönemde müzik listeleri yapay zekâ ile üretilen eserlerle dolarken, bazı parçaların insan üretiminden ayırt edilmesi giderek zorlaştı. Yüzyıllardır coğrafyanın duygularına tercüman olan türküler de artık yapay zekâya teslim. Gençler, son zamanlarda yapay zekâ tarafından yorumlanan türküleri çok sevdi. Fakat yine de yapay zekânın sınırı merak ediliyor. Müzik yayını yapan Spotify, eylülden itibaren bazı sanatçı profillerine “Yapay Zekâ Persona” rozeti ekleyeceğini duyurması tartışmayı başka bir boyuta taşıdı. Tüm dünyanın gözü yapay zekânın ürettiği veya yorumladığı müziklerdeyken, biz de müzik camiasına yapay zekâyla üretilen müzikleri sorduk.
YAPAY ZEKÂ KUSURSUZ İNSAN KUSURLU
Ses sanatçısı Züleyha Ortak, yapay zekânın milyonlarca eserden yararlanması sayesinde başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirterek, “Yapay zekâ kusursuz, insan yorumuyla yapılan eserler ise kusurlu” dedi. Yapay zekâyla yeniden yorumlanan türkülerin genç kuşaklara ulaşması açısından önemli bir fırsat olduğunu söyleyen Ortak, bunun insan üretiminin yerini almaması gerektiğini vurguladı.

Züleyha Ortak
Ortak, yapay zekânın müzikte yeni bir enstrüman gibi düşünülebileceğini vurgulayarak, “Müzikal anlamda yapay zekâdan destek alınabilir, üzerine canlı enstrümanlar çalınabilir ve eser sanatçının kendi üslubuyla tamamlanabilir. Müzikal anlamda biz de deneyimleyeceğiz ancak ben stüdyoya girip canlı canlı okumalarımı yapacağım” dedi.

Recep Ergül
TÜRKÜ ÜRETEMEZ AMA YORUMLAR
Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM) Başkanı Recep Ergül, yapay zekânın türküleri yeniden yorumlayabileceğini ancak gerçek anlamda türkü üretemeyeceğini söyledi. Ergül, türkünün yalnızca kafiye ve ölçüden ibaret olmadığının altını çizerek şunları aktardı: "Yemen ağıtlarından Çanakkale türkülerine kadar pek çok eser, toplumun hafızasını ve acılarını kuşaktan kuşağa aktarmıştır. Yapay zekânın bu yaşanmışlığa sahip olması mümkün değil. Geçmişteki eserlerden yararlanarak bir sentez oluşturabilir ancak bu, bana göre özgün bir sanat eseri niteliği taşımaz. Bununla birlikte yapay zekâ demo hazırlama ve teknik müzik süreçlerinde önemli kolaylıklar sunar. Telif ve fikri mülkiyet sorunları çözüldüğü sürece yapay zekâ bir araç olarak kullanılabilir.”

Mozele Mirac
ŞARKILARDA DUYGU AZALDI
Rap sanatçısı Mozele Mirac ise müziğin endüstrileşmesiyle haz ve tüketime yönelik eserlerin arttığını, duyguyu merkeze alan müziğin ise azaldığını ifade ederek, “Bu nedenle yapay zekâ aracılığıyla yeniden yorumlanan türkü ve şarkılar dinleyicide karşılık buluyor” diye konuştu.
Yapay zekâ müziğinin konserlerde de kullanılmaya başladığına işaret eden Mirac, örnek olarak Nikbinler grubunu gösterdi. Yapay zekâ projesi olarak ortaya çıkan grubun daha sonra gerçek müzisyenlerden oluşan bir ekiple sahne aldığını aktaran Mirac, yapay zekânın kaçınılmaz bir teknoloji olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Benim mottom, yapay zekâyı müziğin kendisi değil, müzik üretiminde bir araç olarak kullanmak. Yapay zekâ benim için dünyanın en iyi müzisyenlerinden birine fikir danışmak gibi; üretimin sahibi ve karar vereni ise hâlâ insan.”

Aslı Hünel
SANATÇININ YERİNİ DOLDURAMAZ
Şarkıcı Aslı Hünel de yapay zekânın teknik olarak eser üretebileceğini ancak müziğin yalnızca doğru notalardan ibaret olmadığını söyledi. Hünel, “Yaşanmışlık, nefes, yorum ve gerçek duygu çok önemli. Yapay zekâ dinleyiciyi etkileyebilir ama sanatçının kendi hikâyesinden gelen samimiyetin yerini tamamen tutamaz” ifadelerini kullandı.
Yapay zekânın türkü ve Türk sanat müziğinin genç kuşaklara ulaşmasında destekleyici bir araç olabileceğini belirten Hünel, şunları kaydetti: “Yapay zekâ müziğini tamamen reddetmek doğru olmaz. Sanatçıya hizmet eden bir araç olarak kalmalı. Fakat gerçek sanatçıların üretimlerini durduracak ve emeklerini değersizleştirecek bir noktaya gelmemeli. Sanatçıların telifleri, sesleri, kimlikleri ve yorum hakları korunmalı.”

Hayat
Kayseri’de 9 günlük kültür şöleni başlıyor: Müzik sanat ve lezzet aynı rotada

Hayat
Avrupa'nın kış rotalarında zirve Kapadokya'nın

Hayat
Rami Kütüphanesi'nde 80'lerden bugüne Türkçe pop şarkıları seslendirildi